Kelimeler arşivi içinde; başında "öngörü" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. öngörü ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu öngörü ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde öngörü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÖNGÖRÜLÜLÜK
ÖNGÖRÜLMEK
ÖNGÖRÜLME, ÖNGÖRÜNTÜ
ÖNGÖRÜLÜ
ÖNGÖRÜ
ÖNGÖRÜ
Bir işin ilerisini kestirme veya bir işin nasıl bir yol alacağını önceden anlayabilme ve ona göre davranma.
ÖNGÖRÜLÜLÜK
Öngörülü olma durumu.
ÖNGÖRÜLME
Öngörülmek işi.
ÖNGÖRÜNTÜ
Anlamdaş. ters görüntü.
ÖNGÖRÜLMEK
İlerisi için kararlaştırılmak, göz önünde tutulmak.
ÖNGÖRÜLÜ
Bir işin ileride nasıl olacağını kestirerek ona göre davranan, öngörüsü olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖNGÖRÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İVERYOL
Anakentler arasında hızlı taşıt gidişgelişini sağlayan, yayalara kapalı, taşıt giriş çıkışıyla sık sık kesilmeyen, yerleşim yerlerinin dışından geçen, hız düşürmeyi gerektiren keskin dönüşleri bulunmayan, bir iki saatlik aralıklarla dinlenme ve benzin alma yerleri öngörülmüş, geniş ve birkaç şeritli karayolu.
ÖNDEYİ
Genellik ve yasalara dayanılarak yapılan geleceğe yönelik çıkarım ya da öngörülen nedensel ilişkinin gerçekleşeceğine ilişkin beklenti, kestirim.
PROGRAM
İzlence. Bilgisayara bir işlemi yaptırmak için yazılan komutlar dizisi. Radyo ve televizyonda sunulan, haber, müzik, eğlence gibi kendi başına bir bütün oluşturan yayınlardan her biri. Yapılacak bir işin bölümlerini, bölümlerin sırasını ve zamanını gösteren tasarı, yetişek. Okullarda, haftanın belli günlerinde, belli saatlerde verilecek dersleri gösteren çizelge. Siyasi partinin, toplumsal örgütün veya hükûmetin açıkladığı ana ilkelerin tümü. Tören, gösteri, gezi vb.nin öngörülen ayrıntılarını gösteren basılı kâğıt.
BEKLENTİLER
Karar birimlerinin, iktisadi değişkenlerin gelecekte alacakları değerlere ilişkin inanç ve öngörüleri.
YASAN
Dokuztaş oyununda üç taşı bir sıraya dizme. Birdenbire yapılan baskın, korkutma (oyunda). Düzen, oyun, dalavere. İm, belirti. Bir işi yapma isteği, hazırlığı, kararı. Öngörü. Düzen. İnsanın önceden tasarlayıp ulaşmak için çabalarını üzerinde yoğunlaştırdığı bir erek. Tertip, düzen. Bir işi yapma isteği, karar.
UYGULANIRLIK
Bir gözlem ya da ölçme aracının ilgili evren ya da ölçüm konusunda öngörülen sonuçları elde edebilme yeteneği.
ARABİRİM
İki dizge ya da altdizge arasında öngörülen ilişki ya da iletişimi sağlama amacıyla tasarlanmış herhangi bir bağdaştırıcı birim ya da olanak.
ALTYORDAM
Bir izlencede gereksenen belli bir işlevi, parametreler aracılığıyla kendisine verilen değişkenlerden yararlanarak, bunlara uygun işlem dizilerini yürüterek gören bir yordam ya da izlence kesimi. Yordamlıkta saklanan bir altyordamı birçok izlence gerektikçe kullanabileceği gibi, bir izlence değişik yerlerde birden çok kez de çağrılabilir. İşlem sırasının denetimi, altyordamda öngörülen işlemler bitirildikten sonra, genel kural olarak altyordamı çağıran komutu izleyen ana izlence komutuna geçer.
BÜYÜRLÜK
Bir bilgisayar dizgesinin ana işlem birimi değiştirilmeksizin eklenebilecek donanım birimleriyle büyüyebileceği en büyük dizge görünümü için öngörülen sınır değerler.
BEKLENTİ
Gerçekleşmesi beklenen şey. Bireyin belli şart ve durumların alacağı biçimler veya kendisinden beklenenler konusundaki öngörüsü.
İZLENCE
Belirli şartlara ve düzene göre yapılması öngörülen işlemlerin bütünü, program.
ÖNKESTİRİM
(bağlanım çözümlemesi) Bağımlı değişken değerlerinin zamanla ilişkili olsun ya da olmasın bağlanım denkleminden kestirimi. ay. bk. öngörü.
İMLEM
Uzaktan anlaşmak için öngörülen biçimde alıp verilen im.
BEKLENİ
Belli çıkarım işlemleriyle bir olay ya da sürece ilişkin önkestirim. bk. kestirim, öngörü, öntanı.
ÖNSAV
Gözlenen olaylar ve bu olaylar arasındaki ilişkilere yönelik açıklama taslağı ya da belirli olaylara ilişkin geçici bir açıklama işlevi gören önkabul. Bir diğer savın kanıtlanımında yararlanılan sav. Bir araştırmada verilerin kullanılma amaçlarına ve uygulama gereksinmelerine göre, elde edilecek kestirimler için öngörülen kesinlik düzeyi. Başta gelen düşünce.
İŞLEÇ
Herhangi bir işlemde, işlenenler üzerinde yapılması öngörülen işi tanımlayan özel damga, damga dizgisi ve benzerleri göstergeler, örn. | + | /| *| ** aritmetiksel, AND | OR | NOT mantıksal işleçler olarak kullanılır. Nicemsel işleybilimde yerlemler, devinirlik, erke gibi doğabilimsel nicelikler üzerindeki işlemleri gösteren simge. Dijital sinyaller yoluyla çalışan bir çok efekt devresini aynı anda bünyesinde barındıran cihaz. Bir E düzgeli uzayı için, tanım ve değer kümesi E olan sürekli doğrusal dönüşüm. bk. işlev, gönderim.
GİZDEYİ
Bilimsel verilere dayanmadan olayların gelecekte alacağı biçimlere ilişkin öngörü.
BİÇİNTİ
Yar. Topraktaki kesik, yarık. Bir iş ya da ilişkide uyulması öngörülen onamlı ya da onamsız kural. bk. onamlı ilişki.
İZDÜŞÜM
Belirli bir uzam bilgisel (geometrik) yolla, uzayın bir noktasına ya da maktaların bir kümesine, bir doğrunun ya da bir yüzeyin bir noktasını ya ida noktaların bir kümesini karşılık getirme işlemi. Bir ışık kaynağından çıkan ışınlar yoluyla aygıta sürülen diyapotifizin görüntüleme eylemi. Bu yolla oluşan görüntü. Bir zaman dizisinde, dizinin öngörü değeri. Olasılık kuramında, bir değişkenin koşullu beklentisi. Kristal cisimlerinin, kristal fiziksel özelliklerini (yüzeyler, kenarlar, kuşak bağıntıları, optik özelliklerle biçim ilişkileri), bir düzlem üzerine yansıtma.
KARANLIKÇILIK
XX. yüzyıl başlarında beliren, kapalı anlatımı öngörüp okuyucunun imgesini çalıştırmayı amaç edinen sanat akımı.