Kelimeler arşivi içinde; başında "öngören" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. öngören ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu öngören ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde öngören olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÖNGÖREN
ÖNGÖREN
İleriyi düşünerek, göz önünde tutarak davranan.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖNGÖREN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BABAYERLİLİK
Evlenen çiftin kocanın babasının oturduğu yerde oturmasını öngören evlilik düzeni.
DÜZENLEYİM
Devlete ve kişilere ait ormanların, önceden hazırlanıp kabul edilmiş esaslara uygun olarak işletilmesi, amenajman. Doğal kaynakların işletilmesi, amenajman. Bir kentin, kasabanın tümünün ya da bir yerleşim yerinin bir bölümünün kendiliğinden gelişmesine engel olmak, bu gelişmeye toplum yararına bir biçim vermek amacıyla, yerleşim yerinin işlevleriyle toprak kullanımı arasında bir ilişki kurmayı öngören, geleceğe dönük bir kamusal eylem türü. Nesneleri birbirine uyarlayarak oluşturulan düzen. Bir konuyu oluşturan düşünceleri uygun bir biçimde birbirine bağlama işi ve bundan doğan sonuç, bk. yazınç.
MEDLARS
Tıp alanındaki bütün incelemeleri saptamak, toplamak, düzenlemek ve bu bilgiye yeniden ulaşmak yolunda yapılan işlerin tümünü öngören yöntem.
İYONTOFOREZ
İyonize durumdaki ilaç moleküllerinin deriden emilimini sağlamak amacıyla elektrik akımı kullanılmasını öngören bir yöntem. Mor ötesi ışın tedavisi.
BARIŞÇI
Barışsever. Barışı amaçlayan, barışı öngören.
İÇEBAKIŞ
Bireyin kendi düşünce, duygu ve güdülerini çözümlemesi. Yetişmiş bir deneycinin bilinçlilik öğelerini çözümlemesi işlemi. İnsanın düşünme yoluyla kendi kendini gözlemesi. Yapısal ruhbilimde, deneğin bilincinde olanları izleyerek ruhsal süreçlerin özellik ve nitelikleri hakkında bilgi verme durumu. Davranış ve tutumların temelinde yatan güdüleri, eğilimleri açığa çıkarmak üzere başvurulan ve bireyin kendisini derinliğine gözlemesini öngören yordam.
DİYALEKTİK
Gerçekliği ve onun çelişmelerini incelemeye yarayan ve bu çelişmeleri aşmayı sağlayan yolları aramayı öngören akıl yürütme yöntemi, eytişim.
KARŞIDENGELEME
Bir deneylemede deneysel değişkenin uygulanmasına bağlı saptırıcı etkileri dengelemek amacıyla bu etkenin değişik rastlantılı düzenler içinde sunulmasını öngören denetim önlemi, bk. abba düzeni, deneyin denetlenmesi.
İŞLEVSELCİLİK
Halkbilim olay ya da ürünlerinin, ilgili oldukları toplum düzenindeki işlevlerine göre incelenmesini öngören kuram. bk. işlev, işlevsel tümgeler. karşılığı doğalcılık, güççülük, koşutçuluk.
DDU
Malın, dışalımın yapılacağı ülkede, sözleşmede belirlenen yerde gümrük vergisi ödenmemiş olarak alıcıya ulaştırılmasını öngören D grubu teslim biçimi ve buna dayalı fiyatı.
ÖNYAPIM
Bir yapıyı oluşturan belli başlı parçaların, yapı öğelerinin, tümünün ya da bir bölümünün daha önce üretimlikte işlenerek yapım alanına getirilmesini ve orada birleştirilerek konutun kurulmasını öngören yapım yöntemi, bk. kurma konut.
ELEKTRORADYOLOJİ
Hastalıkların tanı ve tedavi edilmesinde elektrik ışınlarının uygulanmasını öngören tıp dalı.
ZEKAT
Zekât. Zenginlerin sahip olduğu mal ve paranın kırkta birinin dağıtılmasını öngören, İslam'ın beş şartından biri. İslâmi ilke ve kurallara göre varlıklı kimselerin sahip oldukları servetlerinin her yıl kırkta birini dağıtmaları. Şeriat kuralları gereğince varlıklı Müslümanların her yıl yoksullara vermek zorunda bulundukları, mallarının kırkta bir oranındaki kesimi.