Kelimeler arşivi içinde; başında "öngör" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. öngör ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu öngör ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde öngör olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÖNGÖREBİLMEK
ÖNGÖREBİLME, ÖNGÖRÜLÜLÜK
ÖNGÖRÜLMEK
ÖNGÖRÜLME, ÖNGÖRÜNTÜ
ÖNGÖRMEK, ÖNGÖRÜLÜ
ÖNGÖREN, ÖNGÖRME
ÖNGÖRÜ
ÖNGÖR
ÖNGÖR
"İleriyi düşünerek, göz önünde tutarak davran" anlamında kullanılan bir isim".
ÖNGÖRÜLME
Öngörülmek işi.
ÖNGÖRÜLÜLÜK
Öngörülü olma durumu.
ÖNGÖRÜLÜ
Bir işin ileride nasıl olacağını kestirerek ona göre davranan, öngörüsü olan.
ÖNGÖREBİLMEK
Öngörme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÖNGÖRME
Öngörmek işi.
ÖNGÖRÜ
Bir işin ilerisini kestirme veya bir işin nasıl bir yol alacağını önceden anlayabilme ve ona göre davranma.
ÖNGÖRÜNTÜ
Anlamdaş. ters görüntü.
ÖNGÖREBİLME
Öngörebilmek işi.
ÖNGÖREN
İleriyi düşünerek, göz önünde tutarak davranan.
ÖNGÖRÜLMEK
İlerisi için kararlaştırılmak, göz önünde tutulmak.
ÖNGÖRMEK
Bir işin ilerisini kestirmek veya bir işin nasıl bir yol alacağını önceden anlayabilmek ve ona göre davranmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖNGÖR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÜZENLEYİM
Devlete ve kişilere ait ormanların, önceden hazırlanıp kabul edilmiş esaslara uygun olarak işletilmesi, amenajman. Doğal kaynakların işletilmesi, amenajman. Bir kentin, kasabanın tümünün ya da bir yerleşim yerinin bir bölümünün kendiliğinden gelişmesine engel olmak, bu gelişmeye toplum yararına bir biçim vermek amacıyla, yerleşim yerinin işlevleriyle toprak kullanımı arasında bir ilişki kurmayı öngören, geleceğe dönük bir kamusal eylem türü. Nesneleri birbirine uyarlayarak oluşturulan düzen. Bir konuyu oluşturan düşünceleri uygun bir biçimde birbirine bağlama işi ve bundan doğan sonuç, bk. yazınç.
BARIŞÇI
Barışsever. Barışı amaçlayan, barışı öngören.
BEKLENİ
Belli çıkarım işlemleriyle bir olay ya da sürece ilişkin önkestirim. bk. kestirim, öngörü, öntanı.
PROGRAM
İzlence. Bilgisayara bir işlemi yaptırmak için yazılan komutlar dizisi. Radyo ve televizyonda sunulan, haber, müzik, eğlence gibi kendi başına bir bütün oluşturan yayınlardan her biri. Yapılacak bir işin bölümlerini, bölümlerin sırasını ve zamanını gösteren tasarı, yetişek. Okullarda, haftanın belli günlerinde, belli saatlerde verilecek dersleri gösteren çizelge. Siyasi partinin, toplumsal örgütün veya hükûmetin açıkladığı ana ilkelerin tümü. Tören, gösteri, gezi vb.nin öngörülen ayrıntılarını gösteren basılı kâğıt.
GABARİ
Bazı eşyaya verilmesi gereken boyutları, yan görüşü çizmeye, hazırlamaya veya denetlemeye yarayan örnek. Motorlu veya motorsuz taşıtların köprü vb. altından rahatça geçebilmeleri için en yüksek boyutları belirten ölçüler. Bir binanın, yöre imar dairesinin öngördüğü azami yüksekliği.
BÜYÜRLÜK
Bir bilgisayar dizgesinin ana işlem birimi değiştirilmeksizin eklenebilecek donanım birimleriyle büyüyebileceği en büyük dizge görünümü için öngörülen sınır değerler.
DDU
Malın, dışalımın yapılacağı ülkede, sözleşmede belirlenen yerde gümrük vergisi ödenmemiş olarak alıcıya ulaştırılmasını öngören D grubu teslim biçimi ve buna dayalı fiyatı.
DERPİŞ
Öngörme, göz önünde tutma, aklından geçirme.
BİÇİNTİ
Yar. Topraktaki kesik, yarık. Bir iş ya da ilişkide uyulması öngörülen onamlı ya da onamsız kural. bk. onamlı ilişki.
BEKLENTİ
Gerçekleşmesi beklenen şey. Bireyin belli şart ve durumların alacağı biçimler veya kendisinden beklenenler konusundaki öngörüsü.
CEZA
Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım. Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı yasaların öngördüğü yaptırım.
GİZDEYİ
Bilimsel verilere dayanmadan olayların gelecekte alacağı biçimlere ilişkin öngörü.
BEKLENTİLER
Karar birimlerinin, iktisadi değişkenlerin gelecekte alacakları değerlere ilişkin inanç ve öngörüleri.
BABAYERLİLİK
Evlenen çiftin kocanın babasının oturduğu yerde oturmasını öngören evlilik düzeni.
ARABİRİM
İki dizge ya da altdizge arasında öngörülen ilişki ya da iletişimi sağlama amacıyla tasarlanmış herhangi bir bağdaştırıcı birim ya da olanak.
NOTER
Çeşitli belge ve işlemlere geçerlik kazandırmak ve yasanın öngördüğü diğer görevleri yerine getirmekle yükümlü, belli nitelikleri ve kendine özgü bir hukuk statüsü olan kamu görevlisi, kâtibiadil. Bu görevlinin çalıştığı yer, noterlik.
DİYALEKTİK
Gerçekliği ve onun çelişmelerini incelemeye yarayan ve bu çelişmeleri aşmayı sağlayan yolları aramayı öngören akıl yürütme yöntemi, eytişim.
ALTYORDAM
Bir izlencede gereksenen belli bir işlevi, parametreler aracılığıyla kendisine verilen değişkenlerden yararlanarak, bunlara uygun işlem dizilerini yürüterek gören bir yordam ya da izlence kesimi. Yordamlıkta saklanan bir altyordamı birçok izlence gerektikçe kullanabileceği gibi, bir izlence değişik yerlerde birden çok kez de çağrılabilir. İşlem sırasının denetimi, altyordamda öngörülen işlemler bitirildikten sonra, genel kural olarak altyordamı çağıran komutu izleyen ana izlence komutuna geçer.
İZLENCE
Belirli şartlara ve düzene göre yapılması öngörülen işlemlerin bütünü, program.
ELEKTRORADYOLOJİ
Hastalıkların tanı ve tedavi edilmesinde elektrik ışınlarının uygulanmasını öngören tıp dalı.