ÖLÜMÜNE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ölümüne" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. ölümüne ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ölümüne ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ölümüne olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ÖLÜMÜNE

Her türlü olumsuzluğu var gücüyle göze alarak.

  -   -   -  

Anlamında ÖLÜMÜNE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖLÜMÜNE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACIŞMAK

Kızmak, çıkışmak, öfkelenmek. Üzülmek, acı duymak, kederlenmek: O kadar acışma, ölenle ölünmez. Birinin ölümüne, felâketine hep birlikte üzülmek, yanmak. Sızlamak, ağrımak, için için acımak. Canı yanmak. Sevişmek: Biz kızımla pek acışırız. Acı duymak, üzülmek. Üzülmek, acı duymak, kederlenmek. Ağrımak, acıyı kendi organı üzerinde duymak.

DUBLE

Belirli miktarın veya büyüklüğün iki katı. İçkide belirli olan tek ölçüsünün iki katı. Giysilerin iç bölümüne geçirilip kumaşla birlikte dikilen astar veya giysilerin içine ayrı olarak giyilen giyecek.

MANİKA

Gemilerde, ambarlara ve makine bölümüne hava vermek için güverteye açılan baca.

Anlam bakımından birbirleriyle ilgili cümleleri birbirine bağlayan bir söz. "Öyle, o kadar, o denli" vb.nden sonra, kullanıldığı cümleye güç katan bir söz. Özneyi, tümleci güçlendirerek cümlenin temel bölümüne bağlayan bir söz. Yakınma, kınama vb. duygular anlatmak için bir cümlenin sonuna getirilen bir söz. İkinci cümledeki yargının birincideki hareketin yapılışı sırasında görülerek şaşıldığını bildiren bir söz. Bir soru cümlesinin sonuna getirildiğinde şüphe veya endişe anlatan bir söz. Bazı kelimelerin sonuna bir ek gibi eklenerek birtakım zarflar, yeni edatlar oluşturan bir söz: Belki, çünkü, hâlbuki, mademki, sanki gibi. İki cümlede anlatılan durumların uyuşmazlığını bildiren bir söz.

KARTALLAR

Omurgalı hayvanlardan kuşlar sınıfının karinalılar bölümüne giren bir takım.

PANEL

Açık oturum. Yerleştirileceği yüzeyin bir bölümüne uyan, çoğunlukla dikdörtgen biçiminde düzgün parça.

GİRİŞ

Girme işi. Bir bilime hazırlık amacıyla yazılan eser. Bir eserin konusunu tanıtarak kolay kavranmasını sağlayan, ön sözden sonra yer alan bölüm, methal. Bir müzik parçasında baştaki bölüm, methal. Bir anlatımda gelişme bölümüne hazırlık yapmayı sağlayan bölüm. Bir yapıda içeri geçilen yer, methal, antre.

DÜMENEVİ

Dümen boğazının geçmesi için kıç bodoslamasının üst ucuna ve teknenin kümbet olan bölümüne açılmış oval delik.

HAYATAĞACI

Soyağacı. Beyinciğin kesitinde dıştaki boz madde bölümüne yayılarak dallanma gösteren ak maddenin oluşturduğu ağaç biçimi. Binaların dış cephelerine işlenen ve uzun ömürlü olması dileğini simgeleyen özel ağaç motifi.

SOKET

Kısa çorap. Bir elektrik kablosunun ucunu oluşturan ve onu yapının bir bölümüne bağlayan parça.

ROBA

Bir giyeceğin göğüsle omuz arasında kalan bölümüne eklenen parça.

TUŞ

Piyano, org vb. müzik aletleriyle daktilo, hesap makinesi, bilgisayar ve telefon gibi makinelerde parmak vurulan yerlerin adı. Yağlı boya ressamlığında fırçadaki boyanın tuvale sürülüş biçimi. Güreşte oyun sırasında iki omzun aynı anda yere değmesiyle oluşan yenilgi. Eskrimde kılıcın ucunun karşı oyuncunun göğüs ve karın bölgesini koruyan özel giysinin bir bölümüne değmesi.

AGUTİGİLLER

Memeliler (Mammalia) sınıfının, kemiriciler (Rodentia) takımının, yalın dişliler (Simplicidentata) alt takımının, oklu kirpimsiler (Hystricomorpha) bölümünden, uzun bacaklı ve küçük kulaklı, kuyrukları küt, Orta ve Güney Amerika'da yaşayan türleri olan bir familya. (Agoutidae İsp. agouti = bir tip kemirici), Omurgalı hayvanlardan memeliler (Mammalia) sınıfının kemiriciler (Rodentia) takımının yalın-dişliler (Simplicidentata) alt-takımının oklu-kirpimsiler (Hystricomorpha) bölümüne giren bir familyası. Uzun bacaklı ve küçük kullaklıdırlar. Kuyrukları küttür. Kahverengi-esmer derili kara hayvanlarıdır. Orta ve Güney Amerikada yaşarlar. Aguti (Dasyprocta aguti), paka (Agouti paca) iyi bilinen türleridir.

YAKA

Giysilerin boyna gelen, boynu çeviren bölümü. Giysilerin boyna gelen bölümüne eklenen ve türlü biçimlerde olan parçası. Yapıların saçaklarında, suyun içeriye sızmasını önlemek için kiremidin altıyla oluk arasına konulan metal levha. Sahil. Semt. Yelkenlerin kenar ve köşeleri. Eğik yerey. Kıyı, kenar, taraf.

SALGIN

Kısa zamanda çevredeki insan, hayvan veya bitkilerin büyük bir bölümüne bulaşan, müstevli. Bir hastalığın veya başka bir durumun yaygınlaşması ve birçok kimseye birden bulaşması, epidemi. Gereğinde herkesten para veya mal olarak toplanan geçici vergi. Belli bir hareketin, davranışın, sözün toplumda yaygınlaşması. Bir şeyin bir yere girip her yanı kaplaması, istila.

ŞEMSE

Yazma kitapların cildine, baş sayfalarının üst bölümüne veya kumaşlara, kapı, pencere vb. yerlere işlenen veya çizilen güneş biçiminde süs.

KARABACAK

Pancar fidelerinde gelişerek fidenin ölümüne veya cılız kalmasına yol açan ve yerleştiği bölgeleri kara beneklerle örten asklı mantar. Bu mantarın sebep olduğu hastalık.

ALACAKLARIDIRMA

Bir parayı, sayışımın alacaklı bölümüne yazma.

BLUZ

Vücudun üst bölümüne giyilen, genellikle ince kumaştan yapılmış olan veya iplikten örülen kadın giysisi.

DAĞ

Yer kabuğunun çıkıntılı, yüksek, eğimli yamaçlarıyla çevresine hâkim ve oldukça geniş bir alana yayılan bölümü. Büyük üzüntü, acı. Kızgın bir demirle vurulan damga, nişan. İyileştirmek için vücudun hastalıklı bölümüne kızgın bir araçla yapılmış olan yanık.