Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ölmüş" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ölmüş ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ölmüş olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ölmüş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÖLMÜŞ
ÖLMÜŞ
Ölen, ölü olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖLMÜŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GEBERİK
Ölü, ölmüş.
NEKROLOJİ
Nekroz bilimi. Ölmüş birinin anısına yazılan yazı.
ŞİMŞİRLİK
Sarayda babası ölmüş şehzadelerin yaşadığı yer, kafes.
CENAZE
Kefenlenip tabuta konmuş, gömülmeye hazırlanmış insan ölüsü. Cenaze töreni. Ölü, ölmüş kimse.
ÖLÜEVİ
Bir ferdi veya yakını ölmüş olan aile.
AĞITLAMA
Ölmüşleri anmak için düzenlenen törende okunan övgü.
GEÇMİŞ
Geçme işini yapmış. Çürümeye yüz tutmuş. Zaman bakımından geride kalmış, esbak. Birinin ölmüş ana, baba ve yakınları. Arkada kalan hayat. Bugüne göre geride kalmış olan zaman, mazi.
MERHUM
Ölmüş Müslüman erkek, rahmetli, rahmetlik.
ÖZ
Bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı, iç, nefis, derun, varoluş karşıtı. Bitkilerin kök, gövde ve dallarının boydan boya ortasında bulunan, hafif, gevrek ve çoğu yumuşak bölüm. "Kendine, kendi kendini" anlamlarında birleşik kelimeler türeten bir söz. Bir şeyin temel ögesi, künh, zübde. Kan bağı ile bağlı olan, üvey olmayan. İçine, arılığını, saflığını bozacak hiçbir şey karışmamış olan, saf, arı. Bir şeyin en kuvvetli veya kıvamlı bölümü, hülasa, zübde, ekstre. Dere, çay. Sulak, verimli yer. Çıbanların içinde ölmüş dokudan oluşan irinle birlikte çıkan parça. Kendi, zat.
ÖKSÜZ
Anası veya hem anası hem babası ölmüş olan (çocuk). Kimsesiz.
İRİN
Organizmanın herhangi bir yerinde iltihaplanma sonunda ölmüş hücre artıklarından ve bozulmuş akyuvarlardan oluşan, mikroplu veya mikropsuz, genellikle sarımtırak renkte koyuca sıvı, cerahat.
RUHANİYET
Ruhtan ibaret olma durumu. Ölmüş kutsal bir kimsenin, bir inanışa göre sürüp gitmekte bulunan manevi gücü.
YETİM
Babası ölmüş olan (çocuk), babasız.
ANMA
Anmak işi, yâd. Ölmüş bir insanı hatırlamak için yapılmış olan tören, ihtifal.
MERHUME
Ölmüş Müslüman kadın, rahmetli, rahmetlik.
DUL
Eşi ölmüş veya eşinden boşanmış kadın veya erkek.
CANSIZ
Canını yitirmiş, ölmüş. Güçsüz, mecalsiz bir biçimde. Canlı olmayan (varlık), camit. İlgi uyandırmayan, sönük. Durgun.
MÜTEVEFFA
Ölmüş, ölü kimse. Müslüman olmayan kimseleri ölümünden sonra anarken kullanılan saygı sözü.
ÖLÜ
Hayatı sona ermiş olan, artık yaşamıyor olan, morto, diri karşıtı. Çok durgun, hareketsiz. Etkileme gücü olmayan, canlılığı olmayan. Ölmüş insan, müteveffa, mevta. Hayvan leşi. Gücü az, zayıf.
MEVTA
Ölü, ölmüş kimse.