ÖDENME ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ödenme" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. ödenme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ödenme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ödenme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ÖDENME

Ödenmek işi.

ÖDENMEME

Tecim belgitlerinin (ödek, borç belgiti) ilgilisince önelinde ödenmemesi.

ÖDENMEK

Ödeme işine konu olmak.

  -   -   -  

Anlamında ÖDENME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖDENME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

LEHTAR

Yandaş, taraftar. Senet metninde, senet bedelinin kendisine ödenmesi yazılı olan kişi.

PROTESTO

Bir davranışı, bir düşünceyi, bir uygulamayı haksız, yersiz, gereksiz bularak karşı çıkma, kabul etmeme. Değerli evrak niteliğindeki borç senedinin ödenmemesi durumunda, özel bir biçime bağlı ve belli hukuki sonuçlar doğuran bildirim. Herhangi bir davranışın haksız, yersiz, gereksiz görülerek onaylanmadığını bildiren resmî açıklama.

AMORTİSMAN

Yıpranma payı. Faizin işlemesine son vermek için bir tahvilin birden ödenmesi.

HACİZ

Bir alacağın ödenmesi için borçlunun parasına, aylığına veya malına icra dairesi tarafından el konulması.

GÜMRÜKSÜZ

Gümrük vergisi ödenmesi gerekmeyen. Gümrük vergisi ödenmemiş, kaçak.

TAKAS

Değişim. İki ülke arasında yapılmış olan alışverişin karşılıklı olarak malla ödenmesi.

GÜMRÜKLÜ

Gümrük vergisi ödenmesi gerekli olan. Gümrük vergisi ödenmiş olan.

KAMBİYO

İki ayrı ülke parasının birbiriyle değiştirilmesi. Bu işlemin yapıldığı yer. Herhangi bir yerdeki bir alacağın tahsili, bir borcun ödenmesi veya bir yerden toplanan para ve para yerine geçen taşınabilir değerlerin başka bir yere aktarılması için yapılmış olan işlemin bedeli.

HACZETMEK

Bir alacağın ödenmesi için borçlunun geçim ve mesleğinde gerekli olan şeyler dışında kalan para, aylık veya malına icra dairesi el koymak.

TAHSİLAT

Alacakların toplanması veya süresi içinde ödenmeyenlerin yasal yollarla alınması.

ÖDEMELİ

Değeri ödendikten sonra alıcıya verilecek olan. Karşı tarafça ödenmek şartıyla edilen (telefon) veya çekilen (telgraf). Değeri ödendikten sonra alıcıya verilmek şartıyla.

ARACI

Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.

AVİSTO

Ödenmesi gereken poliçelere yazılan ve "görüldüğünde" anlamına gelen bir terim.

ORDİNO

Bir poliçenin arkasına ciro edildiği kişiye ödenmesi için yazılan havale emri. Tüccarın malını gümrükten çekebilmesi için vapur kumpanyasından yük konşimentosuna karşılık verilen havale. Denizcilik işletmelerinde gemi adamlarını gemilere atama belgesi.

KAÇAK

Bir kapalı kaptan, bir borudan sızan gaz veya sıvı. Yasaca yapılması yasak olan veya yapılması için gerekli izin alınmayan. Yasaca belirtilmiş gerekli gümrük ve vergileri ödenmeden bir yere sokulan veya bir yerden çıkarılan. Gizlice kaçırılmış olan mal veya madde. Av sırasında vurulamayan kuş. Bağlı bulunduğu yerden veya yasadan kaçan, uzaklaşan. Yasalara, kurallara uymayarak, gizlice.

MUACCEL

Acele olunmuş. Peşin, hemen ödenmesi gereken.

TAKSİT

Bir borcun belli zamanlarda ödenmesi gerekli olan parçalarından her biri.

DOLANIM

Tedavül, sirkülasyon, dolaşım. Mal veya paranın elden ele dolaşması, dolaşım, sirkülasyon, para dolaşımı. Alışveriş ve hizmet karşılığının ödenmesini sağlamak üzere paranın el değiştirmesi, dolaşım, tedavül, sirkülasyon. Para ve para yerine geçen bono, senet vb.nin geçerli olması, sürümde bulunması, dolaşım, sirkülasyon.

ÖDENİŞ

Ödenme işi.

BORÇ

Geri verilmek üzere alınan veya ödenmesi gerekli para veya başka bir şey. Birine karşı bir şeyi yerine getirme yükümlülüğü, vecibe.