ÇIĞIR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "çığır" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. çığır ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu çığır ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çığır olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

ÇIĞIRABİLMEK, ÇIĞIRTKANLIK

11 harfli kelimeler

ÇIĞIRABİLME, ÇIĞIRTMALIK, ÇIĞIRDEŞMEK

10 harfli kelimeler

ÇIĞIRTMACI, ÇIĞIRIŞMAK, ÇIĞIRDAMAK

9 harfli kelimeler

ÇIĞIRTMAK, ÇIĞIRTMAÇ, ÇIĞIRIMAK, ÇIĞIRTKAN, ÇIĞIRTGAN

8 harfli kelimeler

ÇIĞIRDIK, ÇIĞIRTMA, ÇIĞIRNIK, ÇIĞIRMAK, ÇIĞIRMAH, ÇIĞIRGAN, ÇIĞIRDIM

7 harfli kelimeler

ÇIĞIRTI, ÇIĞIRMA, ÇIĞIRLI, ÇIĞIRIŞ

6 harfli kelimeler

ÇIĞIRT

5 harfli kelimeler

ÇIĞIR

Bazı kelimelerin anlamları

ÇIĞIR

Çığın kar üzerinde açtığı iz. İz. Patika. Yeni bir biçim, yöntem veya yol.

ÇIĞIRTGAN

Pamuğu çekirdeğinden ayıran el çıkrığı. Çok bağıran (kimse, çocuk).

ÇIĞIRDAMAK

Ses çıkarmak. Pekmez ve yoğurt ekşiyip kabarmak, köpüklenmek.

ÇIĞIRTMACI

Çığırtma çalan kimse.

ÇIĞIRIŞMAK

Çağırışmak.

ÇIĞIRDEŞMEK

Kavga, gürültü etmek: Çığırdeşmeden hoşlanmam. İnatlaşmak: Keçiler çığırdeştiler.

ÇIĞIRTMA

Çığırtmak işi. Basit, küçük, nefesli bir çalgı.

ÇIĞIRABİLMEK

Çığırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇIĞIRTMAÇ

Yumurtalı unun yağda kızartılmasıyla yapılan tatlı. Tellâl.

ÇIĞIRIMAK

Çağırmak: Gendi tarafını çığırırdı.

ÇIĞIRTKAN

Çağırtkan. Bir olayı, bir haberi yüksek sesle çevreye duyuran kimse. Çıkarı olduğu için birini övüp koruyan kimse.

ÇIĞIRABİLME

Çığırabilmek işi.

ÇIĞIRTMALIK

Aracıya sonuçlandırdığı işlem gereğiyle verilen ödenek.

ÇIĞIRTMAK

Çağırtmak.

ÇIĞIRDIK

Kara gürgen. Zeytin ağaçlarının çiçek açacağı zaman çıkardığı tomurcuk.

ÇIĞIRTKANLIK

Çığırtkanın yaptığı iş.

  -   -   -  

Anlamında ÇIĞIR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇIĞIR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GERÇEKÇİLİK

Gerçekçi tutum ve davranış, realizm, realistlik. Bilinçten bağımsız bir gerçekliğin var olduğunu benimseyen görüş, realizm, realistlik. Gerçekleri olduğu gibi yansıtmaya çalışan sanat çığırı, realizm, realistlik.

ÇAĞIRTKAN

Ötüşüyle kendi türünden olan kuşların çevresine toplanması için avcıların yararlandığı kuş, çığırtkan.

OLGUCULUK

Araştırmalarını olgulara, deneylere, gerçeklere dayayan, fizikötesi açıklamaları kuramsal olarak olanaksız ve yararsız gören Auguste Comte'un açtığı felsefe çığırı, pozitivizm. Bu çığırın gerçekçilik akımını doğuran edebî eserlerde uygulanmış biçimi.

ÇIĞIRIŞ

Çığırma işi.

ADEMCİLİK

Yirminci yüzyılın başında Rusya'da ortaya çıkan bu edebiyat çığırı, simgeciliğe (symbolisme'e) karşı bir tepki olup eşyayı sanki Âdem'in göziyle görüyormuş gibi mistikçilikten uzak bir kavrayışla kavrıyarak gerçek anlamında kullanılmış kelimelerle anlatmak yoludur. Bu çığıra DORUKÇULUK (Acméisme) de denir. XX. yüzyılın başında simgeciliğe karşı bir tepki olarak Rusya'da ortaya çıkan bir edebiyat akımı.

AZITMAK

Azgın duruma getirmek. Bitki çok uzamak. Çığırından çıkmak veya çıkarmak, ölçüyü kaçırmak.

ARTÇI

Geçmiş bir sanat veya edebiyat çığırını sürdüren sanatçı veya hareket. Yürüyüş durumunda bulunan bir askerî birliğin güvenliğini sağlamak için arkadan gelmek üzere bırakılan kıta, dümdar, öncü karşıtı. Arkadan gelen, sonra olan, öncü karşıtı.

ÖĞRETİ

Bilimde, felsefede bir görüşü bir sistem içinde belli bir anlayışa, düşünceye dayalı olarak oluşturan ilke ve dogmalar bütünü, doktrin. Belli bir görüşe dayalı çalışma anlayışının bütünü. Birbirine bağlı bilimsel veya felsefi düşünceler birliği, meslek. Toplumda herhangi bir alanda çığır açan bir düşünce adamının ortaya koyduğu görüşler, ilkeler bütünü, doktrin.

BICITMAK

Bir bitkiyi sökerken örselemek, koparmak, yaralamak. Bir işin tadını kaçırmak, çığırından çıkarmak, ciddiliğini bozmak.

CIVIMAK

Cıvık duruma gelmek. Bir iş çığırından çıkmak. Saygısızca davranışta bulunmak.

PATİKA

Engebeli yerlerden gelip geçenlerin ayak izlerinden oluşan, tekerlekli araç işlemeyen dar yol, çığır, keçi yolu, yolak.

ÇIĞIRTI

Çığırma sesi.

ATONAL

Yeni bir bestecilik çığırına göre, ton ve makam temeline bağlı kalmadan oluşturulan (beste).

AÇIĞIRAK

Açıkça renkli: Badana açığırak olmuş.

ÇIĞIRMA

Çığırmak işi.

HALKÇILIK

Bireyler arasında hiçbir hak ayrılığı görmeme, topluluk içinde hiçbir ayrıcalık kabul etmeme görüş ve tutumu, popülizm. XX. yüzyılda Fransa'da ortaya çıkan, yoksul halkın yaşayışı ve duyguları üzerinde duran bir edebiyat çığırı, popülizm.

MÜHRE

Her tür yuvarlak şey, küçük top. Kâğıda yumuşaklık, parlaklık ve düzlük vermek için kullanılan camdan araç. Demirci çekici. Bazı av hayvanlarını çekmek için kullanılan çığırtkan kuş. Yılanın başında bulunan taca benzer çıkıntı. Deniz böceği kabuğu. Cam boncuk.

DADACILIK

Savaşa ve toplumsal düzensizliğe karşı başkaldırmadan doğan bir sanat akımı, Dadaizm. 1916'da dil ve estetik kurallarını tanımayan, kelimelerin anlamlarına değer vermeyen, anlatımda başıboş ve alabildiğine çağrışımlara dayanan bir yol izleyen, bile bile kapalılığa sapan bir çığır, Dadaizm.

MESLEK

Belli bir eğitim ile kazanılan sistemli bilgi ve becerilere dayalı, insanlara yararlı mal üretmek, hizmet vermek ve karşılığında para kazanmak için yapılan, kuralları belirlenmiş iş. Dizge. Uğraş. Öğreti. Çığır, okul, ekol.

GELECEKÇİLİK

İtalyan şairi Marinetti'nin 1909 yılında yayımladığı bildiri ile ortaya çıkan, yeni hayatı övme, geleneksel edebî kuralları yıkma amacını güden ve Dadacılık, gerçeküstücülük vb. akımlara öncülük etmiş olan edebiyat çığırı, fütüristlik, fütürizm.