Kelimeler arşivi içinde; başında "çığı" olan, toplam 45 adet kelime bulunmaktadır. çığı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu çığı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çığı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇIĞIRTKANLIK, ÇIĞIRABİLMEK
ÇIĞITLANMAK, ÇIĞIRTMALIK, ÇIĞIRDEŞMEK, ÇIĞIRABİLME
ÇIĞIŞLAMAK, ÇIĞILATMAK, ÇIĞIRIŞMAK, ÇIĞIRTMACI, ÇIĞINDIRIK, ÇIĞIRDAMAK
ÇIĞIRIMAK, ÇIĞIŞTAĞI, ÇIĞIRTGAN, ÇIĞIRTKAN, ÇIĞIRTMAÇ, ÇIĞIRTMAK, ÇIĞILAMAK
ÇIĞIRDIM, ÇIĞIRDIK, ÇIĞIRMAH, ÇIĞIRMAK, ÇIĞIRNIK, ÇIĞILLIK, ÇIĞIŞTAK, ÇIĞIRGAN, ÇIĞILTMA, ÇIĞIRTMA
ÇIĞIRTI, ÇIĞIŞIK, ÇIĞILIH, ÇIĞILTI, ÇIĞIŞTI, ÇIĞIRMA, ÇIĞIRLI, ÇIĞIRIŞ
ÇIĞIRT
ÇIĞIT, ÇIĞIZ, ÇIĞIR, ÇIĞIN, ÇIĞIM, ÇIĞIL
ÇIĞI
ÇIĞI
Pencere kafesi. Anne. Hediye paketi. Düdük yapılan kamış: Bu çığı çok güzel düdük olur. Karlı yerlerde kürekle açılan yol. Kazan ve tavaların üstünü örtmek için uygun boy ve çaptaki kamış ya da değneklerin yanyana bağlanmaları ile yapılmış örtü. (Gönenköy Isparta).
ÇIĞIRDAMAK
Ses çıkarmak. Pekmez ve yoğurt ekşiyip kabarmak, köpüklenmek.
ÇIĞIRABİLMEK
Çığırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇIĞITLANMAK
Çillenmek.
ÇIĞIRTGAN
Pamuğu çekirdeğinden ayıran el çıkrığı. Çok bağıran (kimse, çocuk).
ÇIĞIRDEŞMEK
Kavga, gürültü etmek: Çığırdeşmeden hoşlanmam. İnatlaşmak: Keçiler çığırdeştiler.
ÇIĞINDIRIK
Sinirli, yağsız et.
ÇIĞIRTMALIK
Aracıya sonuçlandırdığı işlem gereğiyle verilen ödenek.
ÇIĞIRABİLME
Çığırabilmek işi.
ÇIĞIRTKANLIK
Çığırtkanın yaptığı iş.
ÇIĞIŞLAMAK
Su hafif akmak.
ÇIĞIRIŞMAK
Çağırışmak.
ÇIĞIRTMACI
Çığırtma çalan kimse.
ÇIĞIRIMAK
Çağırmak: Gendi tarafını çığırırdı.
ÇIĞIŞTAĞI
Hayvan sürmek için kullanılan 25-35 cm. boyunda, ucunda sivri bir cisim bulunan zincirli bizlengiç.
ÇIĞILATMAK
Çağırttırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇIĞI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GERÇEKÇİLİK
Gerçekçi tutum ve davranış, realizm, realistlik. Bilinçten bağımsız bir gerçekliğin var olduğunu benimseyen görüş, realizm, realistlik. Gerçekleri olduğu gibi yansıtmaya çalışan sanat çığırı, realizm, realistlik.
FINDIK
Kayıngillerden, kuzey yarım kürenin ılık yerlerinde ve yurdumuzun genel olarak Doğu Karadeniz bölgesinde yetişen, boyu 6-7 metre, yaygın tepeli bir ağaççık (Corylus avellana). Bu ağaççığın sert bir kabuk içinde bulunan yağlı, nişastalı ürünü. Hileli zar.
ÇIĞIRTI
Çığırma sesi.
FUNDAGİLLER
Fundalar takımından, bayağı funda veya süpürge çalısı, açelya, yaban mersini, koca yemiş gibi çoğu her zaman yeşil birçok çalı ve ağaççığı içine alan bir bitki familyası.
ÇIĞIRIŞ
Çığırma işi.
AZITMAK
Azgın duruma getirmek. Bitki çok uzamak. Çığırından çıkmak veya çıkarmak, ölçüyü kaçırmak.
AL
Kanın rengi, kızıl, kırmızı. Dorunun açığı, kızıla çalan at donu. Aldatma, düzen, tuzak, hile. Yüze sürülen pembe düzgün, allık. Bu renkte olan (at). Alüminyum elementinin simgesi. Bu renkte olan.
ÇAY
Çaygillerden, nemli iklimlerde yetişen bir ağaççık (Thea chinensis). Müzikli toplantı. Bu yaprağın demlenmesiyle elde edilen güzel kokulu ve sarımtırak kırmızı renkli içecek. Çeşitli bitkilerin yaprak veya çiçeklerinin demlenmesiyle elde edilen bir içecek türü. Bu ağaççığın özel işlemlerle kurutulan yaprağı. Dereden büyük, ırmaktan küçük akarsu. Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri. Konukların içecek ve börek, pasta vb. yiyeceklerle ağırlandığı toplantı.
GARDENYA
Kök boyasıgillerden, sıcak bölgelerde yetişen bir ağaç veya ağaççık cinsi (Gardenia). Bu ağaççığın güzel kokulu çiçeği.
ARTÇI
Geçmiş bir sanat veya edebiyat çığırını sürdüren sanatçı veya hareket. Yürüyüş durumunda bulunan bir askerî birliğin güvenliğini sağlamak için arkadan gelmek üzere bırakılan kıta, dümdar, öncü karşıtı. Arkadan gelen, sonra olan, öncü karşıtı.
ATONAL
Yeni bir bestecilik çığırına göre, ton ve makam temeline bağlı kalmadan oluşturulan (beste).
ÇOPRA
Kayalıklarda yaşayan, iri bıyıklı bir tatlı su balığı. Sık çalılık veya sazlık. Balık kılçığı.
ÇIĞIR
Çığın kar üzerinde açtığı iz. İz. Patika. Yeni bir biçim, yöntem veya yol.
BALÇIKLI
Balçığı olan.
ÇAĞIRTKAN
Ötüşüyle kendi türünden olan kuşların çevresine toplanması için avcıların yararlandığı kuş, çığırtkan.
CIVIMAK
Cıvık duruma gelmek. Bir iş çığırından çıkmak. Saygısızca davranışta bulunmak.
ÇIĞIRTMA
Çığırtmak işi. Basit, küçük, nefesli bir çalgı.
DADACILIK
Savaşa ve toplumsal düzensizliğe karşı başkaldırmadan doğan bir sanat akımı, Dadaizm. 1916'da dil ve estetik kurallarını tanımayan, kelimelerin anlamlarına değer vermeyen, anlatımda başıboş ve alabildiğine çağrışımlara dayanan bir yol izleyen, bile bile kapalılığa sapan bir çığır, Dadaizm.
GELECEKÇİLİK
İtalyan şairi Marinetti'nin 1909 yılında yayımladığı bildiri ile ortaya çıkan, yeni hayatı övme, geleneksel edebî kuralları yıkma amacını güden ve Dadacılık, gerçeküstücülük vb. akımlara öncülük etmiş olan edebiyat çığırı, fütüristlik, fütürizm.
ÇIĞIRMA
Çığırmak işi.