Kelimeler arşivi içinde; başında "çığ" olan, toplam 99 adet kelime bulunmaktadır. çığ ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu çığ ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çığ olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇIĞIRTKANLIK, ÇIĞIRABİLMEK, ÇIĞRIŞTURMAK
ÇIĞIRABİLME, ÇIĞITLANMAK, ÇIĞŞIRILMAK, ÇIĞDIKLAMAK, ÇIĞIRDEŞMEK, ÇIĞIRTMALIK
ÇIĞMALAMAK, ÇIĞINDIRIK, ÇIĞIRDAMAK, ÇIĞIŞLAMAK, ÇIĞILATMAK, ÇIĞIRTMACI, ÇIĞIRIŞMAK, ÇIĞALANMAK
ÇIĞIRTMAK, ÇIĞIRTMAÇ, ÇIĞRIŞMAK, ÇIĞIRIMAK, ÇIĞRILMAK, ÇIĞIRTKAN, ÇIĞIRTGAN, ÇIĞRINMAK, ÇIĞIŞTAĞI, ÇIĞILAMAK, ÇIĞŞAĞULU, ÇIĞŞAŞMAK, ÇIĞDIRMAK, ÇIĞDARMAK, ÇIĞŞATMAK, ÇIĞALANMA, ÇIĞŞITMAK
ÇIĞNAMAK, ÇIĞUNMAK, ÇIĞIŞTAK, ÇIĞIRTMA, ÇIĞRALIK, ÇIĞLAMAK, ÇIĞIRNIK, ÇIĞARMAK, ÇIĞŞAMAK, ÇIĞSIMAK, ÇIĞILLIK, ÇIĞILTMA, ÇIĞRINTI, ÇIĞIRDIK, ÇIĞIRDIM, ÇIĞIRGAN, ÇIĞRILTI, ÇIĞRIKLI, ÇIĞIRMAH, ÇIĞIRMAK, ÇIĞREMEK
ÇIĞLICA, ÇIĞIŞIK, ÇIĞLAMA, ÇIĞILTI, ÇIĞILIH, ÇIĞIRIŞ, ÇIĞIRLI, ÇIĞIRMA, ÇIĞIŞTI, ÇIĞIRTI
ÇIĞNIK, ÇIĞSAK, ÇIĞSIK, ÇIĞRIK, ÇIĞRIH, ÇIĞIRT, ÇIĞRAK, ÇIĞŞAK, ÇIĞNEK, ÇIĞGIN, ÇIĞNAK, ÇIĞNAH, ÇIĞMIŞ, ÇIĞMAK, ÇIĞMAH, ÇIĞLIK, ÇIĞDAÇ, ÇIĞÇIĞ, ÇIĞLAN
ÇIĞIZ, ÇIĞIL, ÇIĞAL, ÇIĞIM, ÇIĞIN, ÇIĞIR, ÇIĞRI, ÇIĞRA, ÇIĞIT, ÇIĞLI, ÇIĞLA
ÇIĞI, ÇIĞU, ÇIĞA
ÇIĞ
ÇIĞ
Dağın bir noktasından kopup yuvarlanan ve yuvarlandıkça büyüyen kar kümesi. Bölme veya paravana.
ÇIĞIRABİLME
Çığırabilmek işi.
ÇIĞILATMAK
Çağırttırmak.
ÇIĞINDIRIK
Sinirli, yağsız et.
ÇIĞIRTMALIK
Aracıya sonuçlandırdığı işlem gereğiyle verilen ödenek.
ÇIĞMALAMAK
Ot ve benzeri şeyleri kökünden sökmek.
ÇIĞDIKLAMAK
Baharda, ağaçların yaprak gözleri kabarmak.
ÇIĞIRTKANLIK
Çığırtkanın yaptığı iş.
ÇIĞRIŞTURMAK
Bağırttırmak, feryadettirmek.
ÇIĞIRDAMAK
Ses çıkarmak. Pekmez ve yoğurt ekşiyip kabarmak, köpüklenmek.
ÇIĞŞIRILMAK
Yapılacak iş varken tembel tembel oturmak.
ÇIĞIRDEŞMEK
Kavga, gürültü etmek: Çığırdeşmeden hoşlanmam. İnatlaşmak: Keçiler çığırdeştiler.
ÇIĞITLANMAK
Çillenmek.
ÇIĞIRTMACI
Çığırtma çalan kimse.
ÇIĞIŞLAMAK
Su hafif akmak.
ÇIĞIRABİLMEK
Çığırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇIĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇIĞIRTI
Çığırma sesi.
ATONAL
Yeni bir bestecilik çığırına göre, ton ve makam temeline bağlı kalmadan oluşturulan (beste).
AFİŞE
"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz. Açıklanmış.
ÇAKAR
Denizde, açığa veya kıyılara yerleştirilen, düzenli aralıklarla ve sürekli belirli aralıklarla yanıp sönen küçük fener, şimşekli fener. Genişliği on, uzunluğu yaklaşık iki yüz elli kulaç olan balık ağı.
ÇIĞIR
Çığın kar üzerinde açtığı iz. İz. Patika. Yeni bir biçim, yöntem veya yol.
ÇAY
Çaygillerden, nemli iklimlerde yetişen bir ağaççık (Thea chinensis). Müzikli toplantı. Bu yaprağın demlenmesiyle elde edilen güzel kokulu ve sarımtırak kırmızı renkli içecek. Çeşitli bitkilerin yaprak veya çiçeklerinin demlenmesiyle elde edilen bir içecek türü. Bu ağaççığın özel işlemlerle kurutulan yaprağı. Dereden büyük, ırmaktan küçük akarsu. Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri. Konukların içecek ve börek, pasta vb. yiyeceklerle ağırlandığı toplantı.
ÇIĞIRMA
Çığırmak işi.
CIVIMAK
Cıvık duruma gelmek. Bir iş çığırından çıkmak. Saygısızca davranışta bulunmak.
AZITMAK
Azgın duruma getirmek. Bitki çok uzamak. Çığırından çıkmak veya çıkarmak, ölçüyü kaçırmak.
ÇIĞALANMA
Çığalanmak işi.
BALÇIKLI
Balçığı olan.
ÇIĞIRTMA
Çığırtmak işi. Basit, küçük, nefesli bir çalgı.
ÇAĞIRTKAN
Ötüşüyle kendi türünden olan kuşların çevresine toplanması için avcıların yararlandığı kuş, çığırtkan.
BOZLAMAK
Deve bağırmak. Çığlık koparmak.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
AKSİYON
Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.
AL
Kanın rengi, kızıl, kırmızı. Dorunun açığı, kızıla çalan at donu. Aldatma, düzen, tuzak, hile. Yüze sürülen pembe düzgün, allık. Bu renkte olan (at). Alüminyum elementinin simgesi. Bu renkte olan.
ÇIĞILTI
Çığlıkla karışık sesin adı.
ÇIĞIRIŞ
Çığırma işi.
ARTÇI
Geçmiş bir sanat veya edebiyat çığırını sürdüren sanatçı veya hareket. Yürüyüş durumunda bulunan bir askerî birliğin güvenliğini sağlamak için arkadan gelmek üzere bırakılan kıta, dümdar, öncü karşıtı. Arkadan gelen, sonra olan, öncü karşıtı.