Kelimeler arşivi içinde; sonunda "çıya" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu çıya ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında çıya olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde çıya olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÇIYA
Kıvılcım.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇIYA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EDİBANE
Terbiyeli, nazik. Edebiyatçıya yakışır bir biçimde.
BÖCE
Böcü. Börülce. Bit. Sırtlan. Kurt. Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s. Fasulye. Bu gece. Böcek.
KORUYUCU
Koruyan kimse, muhafız. Himaye eden, kollayıcı, hami. Asalağı dış ortamda yok eden, onun konakçıya ulaşmasına engel olan (ilaç veya işlem).
BÖCCÜK
Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s.
BÖRT
Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s. Çürük. Yarı kurumuş meyve, zerdali. Yarı hazırlanmış pekmez.
ÇAYAN
Akrep, yılan, çıyan, kırkayak vb. zehirli hayvan.
BÖH
Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s.
BÖCÜYH
Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s.
AMASTİGOT
Tripanosomatid protozoonların özellikle Leishmania türlerinin ışık mikroskobunda görülemeyen yuvarlak, kinetoplastı ve bazal cismi bulunan ve parazitin yüzeyine ulaşmayan bir kamçıya sahip hücre içi paraziter gelişim evresi, mikromastigot veya Leishman-Donovan cisimi.
FIÇILAMA
Fıçıya koyma, fıçıya doldurma.
BÜYÜTME
Büyütmek işi. Birisi tarafından yetiştirilmiş kimse. Uzakta duran cisimlere dürbün vb. bir araçla bakıldığında cismi gören açının çıplak gözle bakıldığı zamanki açıya oranı.
STERADYAN
Bir kürenin merkezini tepe olarak alan ve küre yüzeyi üzerinde, kenarı bu kürenin yarı çapına eşit bir kare kadar alan ayıran, uzay açıya eşit, uzay açı birimi (sr).
RADYAN
Bir dairede yarıçap uzunluğundaki yay parçasını gören merkez açıya eşit açı ölçme birimi. Işın ya da ısı yayan.
BÖĞCÜK
Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s.
ÜSLUP
Anlatma, oluş, deyiş veya yapış biçimi, tarz. Bir sanatçıya, bir çağa veya bir ülkeye özgü teknik, renk, biçimlendirme ve söyleyiş özelliği, biçem, stil. Sanatçının görüş, duyuş, anlayış ve anlatıştaki özelliği veya bir türün, bir çağın kendine özgü anlatış biçimi, biçem, tarz, stil.
BÖĞCÜ
Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s.
KIYAKLIK
Kıyak olma durumu. Kıyakçıya yakışır davranış.
AKRAP
Hayvanların yularlarında, yanak kısmına takılan ve hayvanın hızlı yürümesini sağlıyan üç veya dört dişli demir parçası. Kurt ve köpekler tarafından boğulmasını önlemek için köpeklerin boynuna takılan sivri madeni gerdanlık, tasma. Akrep. Siyah renkli bir çeşit kertenkele. Çıyan. Kahveye benzer yemişleri olan bir çeşit bitki. Yedeğe gelmeyen hayvanı yürütmek, tembel hayvanı uyarıp çalıştırmak için hayvanların çene altlarına konan dişli demir araç. (Karaağaç Bi.; Oklubalı, Çepni Eskişehir; Mudurnu Bolu).
FIÇILAMAK
Fıçıya koymak.
KULVAR
Yüzme ve atletizm yarışmalarında her yarışçıya ayrılan şerit. İçinde bulunduğu veya ilgili olduğu alan.