ÇIRA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "çıra" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. çıra ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu çıra ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çıra olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

ÇIRAKMALIK

9 harfli kelimeler

ÇIRALIMAN, ÇIRALAMAK

8 harfli kelimeler

ÇIRAKKÖY, ÇIRAKLAR, ÇIRAKLIK, ÇIRAKMAK, ÇIRAKMAN

7 harfli kelimeler

ÇIRAZAN, ÇIRASIZ, ÇIRAPPA, ÇIRAPNA, ÇIRAPHA, ÇIRAMOZ, ÇIRALIK, ÇIRALIH, ÇIRALAR, ÇIRAKMA, ÇIRAKLI, ÇIRAKÇI, ÇIRAKBA

6 harfli kelimeler

ÇIRALI

5 harfli kelimeler

ÇIRAK, ÇIRAĞ, ÇIRAY

4 harfli kelimeler

ÇIRA

Bazı kelimelerin anlamları

ÇIRA

Çam vb. reçineli ağaçların yağlı ve çabuk yanmaya elverişli bölümü. Lamba. Bu bölümden küçük küçük kesilerek hazırlanmış, tutuşturma ve aydınlatma işlerinde kullanılan parça.

ÇIRAKLAR

Karabük şehri, Safranbolu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Rize şehrinde, Ardeşen belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

ÇIRAZAN

Düden, yer altına akan suların oyup meydana getirdiği derin kuyu.

ÇIRAMOZ

Balıkçıların, ateş balığı avlarken üzerinde çıra ve funda yaktıkları ızgara.

ÇIRAPNA

Kandil.

ÇIRAKMALIK

Lamba, çıra konulan yer.

ÇIRAKMAK

Üzerine mum, çıra konulan şamdan gibi araç. Şamdan.

ÇIRAKKÖY

Van şehri, Dorutay nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

ÇIRALIMAN

Ocakta çıra yakarak odayı aydınlatmak.

ÇIRAPPA

Lamba, çıra konulan yer.

ÇIRAKLIK

Çırak olma durumu, yamaklık. Çırakların çalıştığı yer. Çırağa verilen ücret. Çırağın yaptığı iş.

ÇIRALIK

Çıra olarak kullanılmaya elverişli (ağaç, tahta). Çıra konulan yer.

ÇIRAPHA

Lamba.

ÇIRAKMAN

Üzerinde meşale yakılan kule veya demir direk. Çırakma. Balıkçıların balıkları kıyıya çekebilmek için geceleyin yaktıkları ateş.

ÇIRASIZ

Çırası olmayan.

ÇIRALAMAK

Tutuşturmak, kızıştırmak.

  -   -   -  

Anlamında ÇIRA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇIRA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ŞAMDAN

Üzerine kandil, mum veya herhangi bir ışık kaynağı konulan yüksek tabla, mumluk, çırakma, şamdanlık.

KALFA

Aşaması çırakla usta arasında bulunan zanaatçı. Mimar yardımcısı. Çocukları evlerinden alarak okula, okuldan evlerine götüren kimse. İptidailerde hoca yardımcısı. Saraylarda ve büyük konaklarda halayıkların başında bulunan kadın.

BİLDE

Pamuk yumağı. Lamba ve çıraya yapılan pamuk fitil.

BAYNAZ

Çıralı ağacın özü.

ÇIRALI

Çırası olan.

AKYAVAŞ

Sinsice hareket eden insan veya hayvan. Ağır kanlı, tembel kimse. Bit. Çırası az olan çam odunu: Bu gün bir yük akyavaş getirdim.

AŞITLAMAK

Utanmak. İri iri teyellemek. Gizlice, dikkat gözünden kaçırarak bir harekette bulunmak.

BOZPARDI

Yağsız çıra, çam.

ALEVYİYEN

Ağzındaki özel bir karışım yoluyla alev çıkaran ya da alev alev yanan çırayı ağzına sokup söndüren kişiye verilen ad.

ŞAKİRT

Öğrenci, çırak.

ANTİHİPNOTİK

Uykuyu meneden, uyku kaçıran, uykuyu azaltan.

MEŞALECİ

Ortalığı aydınlatmak için çıra vb. yakmakla görevli kimse.

BAŞIBALLI

Kesilen çamın toprakta kalan kuru kökü. Çıra.

KELOĞLAN

Bir ailenin koruyuculuğuna veya bir yere çıraklığa alınan öksüz çocuk. Saf göründüğü hâlde zekâsı ve yiğitliğiyle amacına eren, saçsız bir masal kahramanı. Hindi.

LONCA

Belli bir iş kolunda usta, kalfa ve çırakları içine alan dernek, korporasyon.

UYANDIRMAK

Uyanmasına yol açmak. Aklını başına toplamasını sağlamak, gözünü açmak. Herhangi bir sebeple dernekteki üyeliğin dondurulmasından vazgeçerek çalışmalara katılmasına izin vermek. Çıra, lamba, soba vb. ışık veren şeyleri yakmak, tutuşturmak. Üstü küllenmiş ateşi yeniden canlandırmak.

ALUŞMAN

Yayılan, şayi olan: Bizim çırağın kaçtığı aluşman oldu, duymadın mı?.

MİÇO

Gemilerde çalışan küçük yaştaki tayfa yamağı, muço. Meyhaneci çırağı.

ACAMI

Toy, tecrübesiz, eli işe alışmamış. Genç, delikanlı. Çırak. Bir yerin yabancısı. Çifte alışmamış öküz veya bineğe alışmamış tay. Aşısız meyve ve ağacı. Toy, deneyimsiz. Acemi.

KAÇAKÇI

Yasalara karşı gelerek bir yere mal sokan, bir yerden mal kaçıran veya bir yerde satan kimse.