Kelimeler arşivi içinde; sonunda "çöme" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu çöme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında çöme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde çöme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÇÖME
Sabana bulaşan toprakları temizlemek için uzun sopanın arka kısmına takılan demir kazıyacak. Köy evlerinin salonu.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇÖME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇÖĞTERMEK
Ayaklar üzerine oturmak, çömelmek.
ÇÖMELTMEK
Çömelme işini yaptırmak.
DOMALMAK
Dizler bükük, baş ileride, çömelmiş bir durum almak.
ÇOMMAK
Biriktirmek, toplamak, yanyana getirmek. Çömelmek.
BEBÜRLENMEK
Faydalanmak, birisinin sırtından geçinmek. Böbürlenmek, gururlanmak. Gelişigüzel yere çömelmek, oturmak.
ÇÖMEZLİK
Çömez olma durumu. Birinin sözünden çıkmama, davranışlarına uyma durumu. Müderrisin yanında öğrencilik etme.
APIŞMAK
Hayvan yorgunluktan bacaklarını birbirinden ayırarak çöküvermek. Ne yapacağını kestirememek, şaşırmak. Oturmak, bacakları ayırarak çömelmek.
CÖMÜTMEK
Ayaklar üzerine oturmak, çömelmek.
ÇÖMELİŞ
Çömelme işi.
ÇÖMMEK
Çömelmek.
ÇOÇETMEK
Çocuk emeklemek, sürünmek, yürümeğe çabalamak. Çocuk çömelmek. Oturmak.
ÇİNCİK
Camdan ve porselenden yapılmış şey. Çömelme.
ÇÖMELME
Çömelmek işi.
BÜVENMEK
Eğilmek, çömelmek: Büvendim de doya doya bir su içtim. Kesilmek, tutulmak: Suyun önünü büvemişler.
ÇÖKMEK
Bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak. Şakak, avurt vb. içeri doğru girmek, çukurlaşmak. Çömelmek. Basmak, yayılmak. Oturmak, birdenbire oturmak. Yoğun bir biçimde duymak. Son bulmak, yıkılıp dağılmak. Sarsılıp dinçliğini yitirmek. Deve, sığır vb. olduğu yere oturmak. Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak. Sis, duman vb. inerek kaplamak. Tortu dibe inmek.
ÇÖKÜŞ
Çökme işi. Çömelip yere oturuş. Devletlerin veya uygarlıkların son bulması, mahvolması, inhitat, dekadans. Yıkılma.
BEBİRLENMEK
Faydalanmak, birisinin sırtından geçinmek. Geçimini sağlamak, geçinip gitmek: Ahmet şundan bundan aldığı para ile bebirleniyor. Böbürlenmek, gururlanmak. Mırıldanmak: Ne bebirlenip durursun?. Doyar gibi olmak: Karnım yenice bebirlendi. Gelişigüzel yere çömelmek, oturmak: Ne bebirlenip oturuyorsun, işin yok mu?.
ÇÖREKLENMEK
Yılan halka durumunda kıvrılıp toplanmak. Bir yerde, orada yaşayanları rahatsız etme pahasına sürekli kalmak, yerleşmek. Çökmek, çömelmek. Rahat bir biçimde yayılıp oturmak. Bir duyguyu güçlü ve sürekli olarak duymak.
ÇONMAK
Toplanmak, birikmek, üşüşmek, kalabalık etmek. Çömelmek. Ateşte ısınmak. Kakmak, vurmak. (Isınmak için) çömelmek, oturmak.
ÇÖMELTME
Çömeltmek işi.