Sonu ÇUVAL ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "çuval" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu çuval ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında çuval olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde çuval olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ÇUVAL

Pamuk, kenevir veya sentetik iplikten dokunmuş büyük torba. Bu torbanın alabileceği miktarda olan.

DİMİÇUVAL

Yan taraflarında tutamak yerleri olan uzun deve çuvalı. (Garip Senirkent Isparta).

  -   -   -  

Anlamında ÇUVAL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇUVAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇUVALLANMAK

Çuvallama işine konu olmak.

BİZ

Çokluk birinci kişiyi gösteren söz. Katı bir şeyi dikerken iğne geçirecek yeri delmek için kullanılan, çelikten yapılmış, sivri uçlu ve ağaç saplı araç, tığ. Ülkemiz sularında yaşayan bir tür mersin balığı, şip (Acipenser nudiventris). Maraş işinde kalın karton parçalarının iğneyi kırmamasını sağlamak ve delik delmek işleminde kullanılmak üzere hazırlanmış tahta saplı, ince sivri uçlu bir çuvaldız türü. Bazen teklik birinci kişi zamiri "ben" yerine kullanılan bir söz.

KEFNE

Çuvaldız veya kalın iğne ile iş işleyen kimsenin eline geçirdiği demirli kayış.

ÇUVALLATMAK

Çuvallamasını sağlamak.

KENEVİR

Kendirgillerden, sapındaki liflerden halat, çuval vb. kaba örgüler yapılan, iki evcikli bir bitki, kendir (Cannabis sativa).

GERİ

Arka, bir şeyin sonra gelen bölümü, art, alt taraf, ileri karşıtı. "Geri dön, geri git!" anlamında bir söz. Araba üzerine gerilerek kenarları arabanın korkuluğuna tutturulan ve içine saman veya tahıl doldurulan büyük kıl çuval. Aptal, anlayışsız. Eksik gösteren (saat). Hayvanda boşaltım organının dışı. Bir şeyin sona kalan bölümü. Son, sonuç. Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş. Geriye doğru. Geçmiş, mazi.

ÇUVALLATMA

Çuvallatmak işi.

BARDAN

Çok beyaz. Yük taşımak için kullanılan çanta veya çuval.

HARAR

Çoğu kıldan dokunmuş, büyük çuval.

ÇUVALDIZ

Çuval vb. dokumalar dikmekte kullanılan, ucu yassı ve eğri, büyük iğne.

ÇUVALLI

Çuvallanmış ya da çuvalı olan.

ÇUVALLAMAK

Çuvala doldurmak. Başaramamak.

ÇUVALSIZ

Çuvallanmamış veya çuvalı olmayan.

ÇUVALLAMA

Çuvallamak işi.

ÇUVALCI

Çuval yapan ya da satan kimse. Tarım işlerinde ürünü çuvallara dolduran kimse.

JÜT

Ihlamurgillerden, Hindistan ve Bangladeş'te yetişen, ip ve çuval yapımında kullanılan, liflerinden yararlanılan bir bitki (Corchorus capsularis). Bu bitkinin liflerinden yapılmış olan dokuma.

ÇUVALLANMA

Çuvallanmak işi.

KANAVİÇE

El işleri için kullanılan seyrek dokunmuş keten bezi. Çuval olarak kullanılan kendirden veya kenevirden yapılmış seyrek bez. Bu bezin üzerine yapılmış olan işleme.

HALFA

Buğdaygillerden, lifleri ip, çuval ve kâğıt yapımında kullanılan bir bitki (Sitipa tenacissima).

KAZIL

Kıldan bükülmüş, çuval dikmekte kullanılan ip, sicim.