Kelimeler arşivi içinde; sonunda "çoğaltı" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu çoğaltı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında çoğaltı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde çoğaltı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÇOĞALTI
ÇOĞALTI
Basımevinin bulunmasından önce yazmaların elle çoğaltılması işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇOĞALTI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇİZİKLEME
Genellikle bir filmin izinsiz çoğaltılmasını, kullanılmasını önlemek amacıyla bu filmin çizikleyiciden geçirilerek üzerinde çizikler oluşturulması.
BAUHAUS
(Resim, Mimarlık, İç Mimarlık) Almanyada 1919-1933 arasında öğretim yapmış, mimarlık çevresinde bütün sanatları eski Orta Çağ anlayışındaki atölyelerde olduğu gibi toplayan bir okul. Fabrikalarda üretilen kötü biçimli eşya yerine sanatçı elinden çıkma örneklerin çoğaltılması gerektiğini savunan ve eşyanın yapısal düzenini aynı zamanda süs gibi görmek isteyen okul.
ÇOĞALTILABİLMEK
Çoğaltılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
UYUM
Bir bütünün parçaları arasında bulunan uygunluk, ahenk. Bir cismin görüntüsünü tam ağ tabaka üzerine düşürebilmek için göz merceğinin dışbükeylik derecesini çoğaltıp azaltması olayı, mutabakat. Toplumsal çevreye veya bir duruma uyma, uyum sağlama, intibak, entegrasyon. Ortak özellikleri açısından sesler arasındaki uygunluk, harmoni.
ÇOĞALTILMA
Çoğaltılmak işi.
AMPLİKON
Çoğaltılan gen ürünü. Polimeraz zincir reaksiyonuyla amplifikasyondan sonra oluşan DNA ürünleri.
ELYAZMALARI
Yazarının ya da başkasının el yazısı ile yazılmış, basımevinde makineler yardımı ile ya da başka yerlerde başka araçlarla çoğaltılmamış sayılar.
KORSAN
Gemilere saldıran deniz haydudu, deniz hırsızı. İzinsiz olarak çoğaltılan (kitap, kaset vb.). Bir hakkı izinsiz olarak kullanan. Başkalarının hakkını zor kullanarak alan kimse. İzinsiz olarak yapılan.
FOTOĞRAF
Çeşitli araç ve malzeme kullanarak görüntüyü özel bir yüzey üzerinde sabitleme. Bu yöntemle aktarılarak çoğaltılan resim, foto. Görüntü.
DİNOD
Bir fotoçoğaltıcı tüpte bulunan bir ara elektrot. Temel işlevi, ikincil elektron yayınlamak olan elektrot.
ÇOĞALTIVERME
Çoğaltıvermek işi.
ÇOĞALTMAN
Çoğaltı işini yapan kişi.
TÜKENMEZ
Tükenmeyen, bitmeyen. Tükenmez kalem. Bir kapta ekşitilen ve alındıkça su eklenerek çoğaltılan üzüm veya üzüm, elma, armut karışımı bir içecek türü. Bir tür peynirli çorba. Sonsuz.
EMÜLGATÖR
Bir gıda katkı maddesinde yağ ve su gibi iki veya daha fazla fazın karışımlarının katmanlara ayrılmasını önlemeye yardım eden maddeler. Süt ikame yemi gibi suya karıştırılarak çoğaltılıp kullanılacak maddelerin ortamda bağdaşık bir biçimde dağılmasını sağlayan, yemlere katılarak onların kararlı emülsüyon durumuna gelmesini sağlayan lesitin, mono ve digliserit gibi maddeler. Bir gıda maddesinde, yağ, su ve benzerleri iki veya daha fazla farklı fazın bağdaşık karışımını sağlayan veya sabit tutan madde.
DİNOT
Elektron çoğaltıcılarda ikincil yayını gerçekleştirmekte kullanılan, genellikle sezyum-antimonla sıvanmış, değişik biçimlerdeki yüzeyler.
ÇİNKOGRAFİ
Çoğaltılmak istenilen resim veya yazıların kalıbını çinko üzerine çıkarma sanatı.
SKRİPTORİYUM
Orta Çağ manastırlarında çoğaltılan yazma. Orta Çağ manastırlarında okuma amacıyla kullanılan oda.
KURUMLAŞMA
Kurum niteliği kazandırma, kurum niteliği verme. Herhangi bir davranış, düşünüş, inanış biçiminin tarih olarak durağan ve toplumca değer verilen kalıplara dönüşmesi süreci, müesseseleşme. Özellikle politik ve ekonomik alanlarda denetim örgütlerinin, kurumların çoğaltılması eğilimi.
ARTIRILMAK
Artırma işine konu olmak, çoğaltılmak, tezyit edilmek.
ÇOĞALTILABİLME
Çoğaltılabilmek işi.