Kelimeler arşivi içinde; başında "çini" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. çini ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu çini ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çini olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇİNİCİLİK, ÇİNİLEMEK, ÇİNİLİKÖY
ÇİNİTAŞI, ÇİNİYERİ
ÇİNİCİK, ÇİNİLTİ, ÇİNİSİZ
ÇİNİCİ, ÇİNİLİ
ÇİNİK, ÇİNİL, ÇİNİN, ÇİNİZ
ÇİNİ
ÇİNİ
Duvarları kaplayıp süslemek için kullanılan, bir yüzü sırlı ve genellikle çiçek resimleriyle bezeli, pişmiş, balçık levha, fayans. Sırlı ve süslü, pişmiş balçıktan yapılan.
ÇİNİYERİ
İzmir ilinde, Tire belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ÇİNİCİK
İki parmak ucuyla alınan miktar, tutam (toz şeyler hakkında).
ÇİNİLİ
Çinisi olan, çinilerle bezenmiş olan.
ÇİNİCİ
Çini yapan veya satan kimse.
ÇİNİLİKÖY
İzmir ili, Kemalpaşa ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ÇİNİZ
Omuz.
ÇİNİCİLİK
Çinicinin yaptığı iş.
ÇİNİL
Küçük çakıl taşı. Omuz.
ÇİNİLEMEK
Kulak çınlamak. Yankılamak: İn (mağara çiniliyor. Çınlamak.
ÇİNİN
Omuz.
ÇİNİK
İnce keçe: Çiniği silkele. Tabak: Bizim çinik kırıldı. Sekiz kiloluk bir hububat ölçüsü, şinik. Buğday ölçeği.
ÇİNİTAŞI
Göktaşı.
ÇİNİLTİ
Gerilmiş yünün çıkardığı ses.
ÇİNİSİZ
Çinisi olmayan.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇİNİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BUTİKÇİLİK
Butikçinin yaptığı iş.
ANKETÇİLİK
Anketçinin yaptığı iş, anketörlük.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ATEŞÇİLİK
Ateşçinin yaptığı iş.
CİLTÇİLİK
Ciltçinin yaptığı iş, mücellitlik.
CELEPLİK
Celepçinin yaptığı iş, celepçilik.
ÇANGAL
Ayakta güreşirken karşı güreşçinin koltuğu altından bir kolu sokarak bir ayakla o güreşçinin bir bacağına çengel taktıktan sonra onu öne doğru eğip başı üzerinden atma oyunu. Dallı budaklı ağaç. Fasulye sırığı, sırık.
AYAKLIK
Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, pedal. Küçük teknelerde kürekçinin oturduğu yeri destekleyen, kaplamaların iç tarafına çakılan kiriş. Kaide. Ayakçak. Ayak basacak yer.
BICIRGAN
Boru biçimindeki maden parçaların içini düzleştirip parlatmakta kullanılan alet.
ÇELTİKÇİLİK
Çeltikçinin yaptığı iş.
BOTANİKÇİLİK
Botanikçinin yaptığı iş.
AFİŞÇİLİK
Afişçinin yaptığı iş.
BEKÇİLİK
Bekçinin yaptığı iş.
BİLETÇİLİK
Biletçinin yaptığı iş.
BÜYÜKELÇİLİK
Büyükelçi olma durumu. Büyükelçinin yaptığı iş. Büyükelçi ve elçilikte çalışanların içinde bulunduğu bina.
ÇEKİRDEKÇİLİK
Çekirdekçinin yaptığı iş.
CAMCILIK
Camcının yaptığı iş. Evin içini pencereden gözetleme.
CAMCI
Cam ticaretini veya cam takmayı meslek edinmiş kimse. Evin içini pencereden gözetleyen kimse. Camevi.
ÇEKİLME
Çekilmek işi. Yerin yükselmesiyle bu yeri örten deniz sularının gerilemesi, basma karşıtı. Bir boksörün veya güreşçinin herhangi bir sebeple karşılaşmayı bırakması. Savaşta, bir ordunun veya bir birliğin düşmandan ayrılmak için yaptığı davranış, ricat. Bir görevden, bir işten kendi isteği ile ayrılma, istifa.
BRİKETÇİLİK
Briketçinin yaptığı iş.