Kelimeler arşivi içinde; başında "çingen" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. çingen ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu çingen ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çingen olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇİNGENELEŞMEK
ÇİNGENELEŞME
ÇİNGENELİK
ÇİNGENCİK, ÇİNGENECE
ÇİNGENE
ÇİNGEN
ÇİNGEN
Çingene.
ÇİNGENE
Hindistan'dan çıktıkları söylenen, dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan bir topluluk, Çingen, Kıpti, Roman. Bu topluluktan olan kimse, Çingen, Kıpti, Roman.
ÇİNGENECE
Çingenelerin kullandığı dil.
ÇİNGENELEŞME
Çingeneleşmek işi.
ÇİNGENCİK
Serçe kuşu.
ÇİNGENELEŞMEK
Çingene olmak. Çingene yaşayış tarzını benimsemek.
ÇİNGENELİK
Çingene olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇİNGEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CINĞAN
Çingene.
AŞIK
Aşık kemiği. Aşırma. Bir kimseye veya bir şeye karşı aşırı sevgi ve bağlılık duyan, vurgun, tutkun kimse. Sevişen bir çiftten kadına oranla genellikle erkeğe verilen ad. Halk ozanı. Dalgın, kalender kimse. "Ahbap, arkadaş" anlamında kullanılan bir seslenme sözü. Yağ çıkarmak için kullanılan ağaç. Kadınların bir süs eşyası. Allah adamı, safderun, bön. Çingene. Âşık. Alıcı ile göstericilerde filmin aralı devinimini sağlayan tırnaklara gerekli devinim biçimini veren, çapraşık bir devinimi sağlayabilecek biçimde yapılmış, özeğinden geçmeyen bir eksene bağlı madenden parça. Saz çalarak şiir okuyan halk ozanı tipi. Çatıyı oluşturan ağaçlardan her biri. (Afşar Gelendost Isparta). Akıntı, cereyan. Türk gölge oyununda ciddi tiplerden biri; saz çalarak şiir okur. Halk ozanlarının ezgicilerine ve öykücülerine verilen ad. (Halk edebiyatı terimi) Saz şâiri. Tutkun, vurgun, sevdalı.
PALAMUT
Uskumrugillerden, ortalama 1-2 kilogram gelen, eti esmer, büyüklüğüne göre "Çingene palamudu, torik, sivri, altıparmak, piçuta" adlarını alan, pulsuz bir balık, sivri (Pelamys sarda). Rulo biçiminde hazırlanmış kopya. Yurdumuzda yetişen meşe türlerinin uzunca, fındığa benzeyen, sert ve pürüzlü, bir yüksük içinde bulunan, tanen bakımından zengin meyvesi, pelit.
CINGAN
Cimri. Çingene.
CABAR
Çingene. Bebeklikten çıkmış çocuk.
ÇERGE
Derme çatma çadır, göçebe çadırı. Çingene çadırı. Otağ.
CUBARA
Çingene.
ALATÇIK
Çadır direği. Çingene çadırı.
ARGIL
Ayni boyda iki kamış düdüğün birleştirilmesiyle yapılan, çingenelerin tulumla ve çobanların ağızla çaldıkları bir çalgı. Şanlıurfa ili, Halfeti belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ÇİGAN
Çingene.
ŞOPAR
Çingene çocuğu. Şımarık, küstah, yaramaz.
UR
Hücrelerin aşırı çoğalmasıyla insan, hayvan veya bitki dokularında oluşan ve büyüme eğilimi gösteren yumru, bağa, tümör, neoplazma, Çingene ahtapotu, vejetasyon.
CUFUT
Yaramaz, açıkgöz. Cimri. Çingene.
ÇERİBAŞI
Alay beyi. Çingene topluluklarının başı.
APDAL
Çingene. Dilenci. Davul, zurna çalan, çalgıcı (çokça çingene). Sünnetçi. Serseri. Çingene gibi göçebe hayatı süren bir kabile. Görgüsüz. Bencil, kıskanç. Çingene, çalgıcı çingene. Alık, sersem.
KIPTİ
Mısır halkından olan kimse. Çingene.
CARCAR
Geveze, yaygaracı. Çingene. Geveze, dedikoducu. Döven. Un ve bulgur çekilen makine. Kışın avlanan boz renkli Bir kuş. Tekerlekli döğen.
ROMAN
İnsanın veya çevrenin karakterlerini, göreneklerini inceleyen, serüvenlerini anlatan, duygu ve tutkularını çözümleyen, kurmaca veya gerçek olaylara dayanan uzun edebî tür. Çingene. Bu türde yazılmış eser.
CAPPAR
Çingene. Güçlü, çevik. Becerikli, açıkgöz, cesur.
CINGANA
İnatçı. Çingene.