Kelimeler arşivi içinde; sonunda "çerik" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu çerik ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında çerik olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde çerik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÇERİK
Altı kiloluk bir çeşit hububat ölçüsü. Çemensiz pastırma. Baş çatkısı. Parça, yarım. 10 santimetre kalınlığında, çeşitli en ve boyda bulunan tahta: Orman dairesinden 100 çeriklik çam aldım. Kilenin (32 kg) dörtte biri (8 kg). Eski bir hububat ölçeği.
İÇERİK
Bir şeyin içinde bulunanların bütünü, muhteva, mazruf. Herhangi bir ruhsal süreç ya da düşünsel işlevi oluşturan ögelerin bütünü. Bir kelimenin veya kavramın anlamı. Sözlü veya yazılı anlatımda verilmek istenen öz, düşünce, duygu ve imgelerin bütünü. Bir cümle veya yargıda açıkça söylenmemekle birlikte var olduğu anlaşılabilen, zımni.
ÇİÇERİK
Sabah kahvaltısı.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇERİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÖSTERİLEN
Göstergenin kavram yönü, gösterenle birleşerek göstergeyi oluşturan içerik. Bir adın kaplamı olan nesne.
PERİSTALTİZM
Hem uzunlamasına hem de çevresel kasları bulunan tüm kanal veya tüp biçimindeki organların, içeriklerini ilerletmek için yaptıkları ardışık kasılma hareketleri.
ZIMNİ
Kapalı olarak yapılmış olan veya söylenen, dolayısıyla anlatılan, kapalı, gizli. İçerik.
ENTROPİ
İstatistik kurallarına göre yönlendirilen bir haber kaynağının haber içeriklerinin oranı.
DEĞİŞTİRMEK
Başka bir biçime sokmak, değişikliğe uğratmak. Başka bir duruma, başka bir görünüme getirmek. Bir şey verip yerine başka bir şey almak. Anlatıma yeni bir içerik vermek. Bir şeyi veya bir kimseyi bulunduğu yerden başka bir yere götürmek. Birini bırakıp başkasını kullanmak.
MUHTEVİYAT
İçerikler.
TÜR
Çeşit, cins. Ortak özellikleri olan bireylerin tamamı, cinslerin ayrıldığı bölüm, janr. Kendi içinde bir birim olan ve üzerinde cins kavramının bulunduğu mantıksal kavram. Türlü. Gezinti : Orhan bugün iyi bir tür yaptı. Birbirlerine benzeyen, sadece kendi aralarında verimli gen alış verişi yapabilen (üreyebilen) bireylerin oluşturduğu populasyon. Taksonomik bir birim olan türün biri cins adı diğeri tür adı olmak üzere iki adı vardır. Örnek: Homo sapiens (insan). Bu isimler daima italik yazıyla yazılır. Birinci isim cins adıdır ve büyük harfle başlar, ikinci isim o cinse giren türü bildirir ve küçük harfle başlar. Biyolojik tür, spesyes. İçerik, biçim ve amaç yönünden özellik gösteren bir sanat çeşidi. Kimyada atom, molekül, iyon veya radikale verilen genel ad. Biyolojide cinslerin ayrıldığı alt bölüm. Birbirlerine benzeyen, yalnızca kendi aralarında verimli gen alışverişi yapabilen bireylerin oluşturduğu canlı grubu, spesiyes. Özel bir biçim gösteren bir sanat çeşidi ya da sanat kolu. Kalıtsal yapıya bağlı olarak ortak karakterlere sahip olan ve kendi aralarında birleştirildiklerinde döl verme yeteneğinde yavrular elde edilen bireylerin oluşturduğu hayvan grupları. Belli ayrıtsal özelliklerle ötekilerden ayrılan nesneler ya da birimler kümesi. Özel bir biçim gösteren bir sanat çeşidi ya da kolu. (karşılık, spesyes),Ancak kendi aralarında çiftleşen bireyler topluluğu; hayvan sınıflandırmalarında cins içinesokulan ve ırk ve variyeteleri içine alan bir birlik.
KİL
Islandığı zaman kolayca biçimlendirilebilen yumuşak ve yağlı toprak. Kıl - kil kuş: etsiz yağsız (hayvan). Parçacıklarının çapı 0.002 mm olan, kuru alüminyum silikattan yapılmış, sıkı ve su geçirmez toprak. (Heykel) Çömlekçi toprağı, çamuru. a. bk. balçık, arı kil. Aluminyumlu minerallerin bozunmasıyla oluşan, kimyasal yapısı yaklaşık AI2O. 2 Si 0. 2 H2O olan, yumuşak, suyla biçim verilebilen değişik renklerdeki bir tür toprak. Alüminyum silikat içeren yumuşak toprak. Mineral içerikli kaolin gibi toprak, alüminyum silikat, demir oksit, magnezyum ve kireç taşından oluşmuş, absorban olarak yemlere katılan, kedi altlığı olarak da kullanılan doğal madde, bentonit. Tanecikleri 0.0004 mm'den daha küçük, çimentolanmamış kil mineralleri topluluğu.
TERATOM
Birden fazla dokudan oluşmuş bileşik tümör. Embriyonun üç katına ait birçok dokunun bir arada gelişmesi sonucu meydana gelen, kesit yüzünde kıl, diş, yağlı bir içerik bulunan kistik yapılar, bazen kıkırdak ve kemik içeren tümör.
SORULAMA
Belli bir konuda bilgi almak üzere sorulabilecek olanaklı sorular arasından ya da bir içerik evreninden örnek alma ya da bir alan araştırmasında bilgi içerikli bir yanıt almak üzere soru sorma. Düzyazı ya da şiirde, yanıt beklemeden soruya başvurma sanatı. Sana dar galmeyecek makberi kimler kazsın? (Mehmet Akif Ersoy).
GEREKSİNME
Gereksinmek işi veya durumu. İnsanın yaşaması, gelişmesi, üremesi, sağlığını koruması, doğal ve toplumsal çevreye uyabilmesi için gereken şey, koşul. Güdü. Rahatlık ve uyum sağlayan ve düzgülü davranışları kolaylaştıran içerik ya da dışarık kimi şeylerden yoksun olma durumu. (Bazen doyurulmamış güdüler anlamında da kullanılır.).
İZDEM
Bir filmin, bir televizyon oyununun içeriğini, özünü en kısa yoldan özetleyen ana düşünce; dramatik yapının çekirdeği; ilk görüntülerden son görüntülere dek geliştirilip işlenen ana düşünce. Bir yapıtın içerik düzeyindeki temel yönelimleri: Ölüm izdemi, çocukluk izdemi gibi.
NORMOSTENÜRİ
İdrarın içerik ve miktar bakımından normal olması.
POLİTİKA
Devletin etkinliklerini amaç, yöntem ve içerik olarak düzenleme ve gerçekleştirme esaslarının bütünü, siyaset, siyasa. Davranış biçimi, düşünce yapısı. Bir hedefe varmak için karşısındakilerin duygularını okşama, zayıf noktalarından veya aralarındaki uyuşmazlıklardan yararlanma vb. yollarla işini yürütme.
HETEROFAGOZOM
Birincil lizozomların hücre dışından alınan heterojen içerikli maddelerle birleşmesiyle oluşan ikincil lizozomlar.
DESTAN
Tarih öncesi tanrı, tanrıça, yarı tanrı ve kahramanlarla ilgili olağanüstü olayları konu alan şiir, epope. Bir kahramanlık hikâyesini veya bir olayı anlatan, koşma biçiminde, ölçüsü on bir hece olan halk şiiri. Çağdaş Türk edebiyatında biçim ve içerik yönünden, geleneksel destanlardan ayrılık gösteren uzun kahramanlık şiiri.
MUHTEVALI
İçerikli.
TEKBENCİLİK
"Yalnız ben varım, benden başka her şey yalnızca benim tasarımımdır" diyen, öznel beni bilinç içerikleriyle birlikte tek gerçek, tek var olarak kabul eden görüş, solipsizm. Gerçeğin yalnızca bireysel benlik olduğunu, bütün bilginin "ben" ile başladığını, insan dışı her şeyin gerçek sayılmaması gerektiğini savunan bir bilgi kuramı görüşü. Gerçekliğin bütün olarak ancak bireyin zihinsel etkinliğiyle anlaşılabileceğini ileri süren düşünce.
MUHTEVA
İçerik.
MAZRUF
Zarf içine konmuş, zarflı. İçerik.