Kelimeler arşivi içinde; başında "çenti" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. çenti ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu çenti ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çenti olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇENTİLEBİLMEK
ÇENTİKLENMEK, ÇENTİKLEYİCİ, ÇENTİLEBİLME
ÇENTİKLEMEK, ÇENTİKLENME
ÇENTİKLEME, ÇENTİLEMEK
ÇENTİLMEK, ÇENTİKSİZ
ÇENTİKLİ, ÇENTİYAN, ÇENTİMEK, ÇENTİLME
ÇENTİCİ
ÇENTİK
ÇENTİ
ÇENTİ
Çanta. Bıçakla, çubuk veya tahta üzerinde açılan küçük tırtık: Hele şuna, masanın kenarını çentek çentek etmiş. Gömlek.
ÇENTİKLİ
Üzerinde çentik bulunan.
ÇENTİLEMEK
Pazarlık etmek.
ÇENTİKLENME
Çentiklenmek işi.
ÇENTİYAN
Gentiana türleri.Gentianaceae.
ÇENTİKLEME
Çentiklemek işi.
ÇENTİMEK
Yontmak.
ÇENTİLME
Çentilmek durumu.
ÇENTİLEBİLME
Çentilebilmek işi.
ÇENTİCİ
Hastanın şişip sızlayan yerini, bıçağın ağzıyla yontuyormuş gibi yavaş yavaş vurarak iyileştirmeye çalışan kimse: Eli sebeplidir ocaktan çenticidir o.
ÇENTİLEBİLMEK
Çentilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇENTİKSİZ
Üzerinde çentik bulunmayan.
ÇENTİKLEMEK
Bir şeyde çentik açmak. Bir şeyi ince doğramak.
ÇENTİKLEYİCİ
Çentik yapmakta kullanılan aygıt.
ÇENTİKLENMEK
Çentikli duruma gelmek.
ÇENTİLMEK
Çentme işine konu olmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇENTİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KERTİK
Kertilmiş yer, gedik, çentik. Kertilmiş olan.
KERTME
Kertmek işi. Çentik.
AJDA
Filiz, sürgün. Çentik çentik olan şey.
HORT
İki bıçağın birbirine vurulmasıyle meydana gelen çentik. Kıldan yapılan top ve sopa ile oynanan bir çocuk oyunu. Semiz, toplu, şişman. Delikanlı, babayiğit. Yetim, öksüz.
KERTE
İşaret için yapılmış çentik veya iz, kerti. Derece, radde.
TIRNAKLIK
Bir kutunun kapağı üzerinde bulunan ve kapağın tırnakla çekilip açılmasını sağlayan yanlamasına çentik. Tırnak yeri. Namlunun üzerinde bulunan kertik.
DOÇENTLİK
Doçent olma durumu. Doçentin görevi.
CIZGI
Çizgi. Haşhaş sütünü çıkarmak için kullanılan aygıt. Çizgi, sek sek oyunu. Haşhaştan süt çıkarmak için kullanılan ağız kısmı çentikli özel bıçak. (Senirkent Isparta).
GIYGIÇ
Ağız kısmı çentikli bağ bıçağı. (Pınarbaşı Bornova İzmir).
CIRT
Kâğıt, kumaş vb. yırtılırken çıkan ses. Nesneleri birbirine bağlamakta kullanılan, çentikli, plastik kelepçe.
EMERGİNAT
Yaprak ayası ucunun çentikli olması.
ÇİNTİK
Kenarı yontulmuş, kesilmiş çentik: Bu kalem çintiktir. Bir şeyin çok küçük parçası. Fiske: Bir çintik bile vuramaz. Hayvan tekmesi. Fiske.
HÖRHÖZ
Kertme; çentikli ayak.
İNSİSURA
Çentik, kertik, kesik.
OLUKÇUK
Küçük oluk. Bazı organların yüzeyinde bulunan çentikler.
ÇEVTİK
Elma, armut gibi meyvelerin etli kısımları yenildikten sonra geriye kalan çekirdekli sert kısım: Bu çentikler böyle meydanda bırakılır mı?.
TIRTIK
Çentik.
DİŞ
Çene kemiklerinin üstüne dizili, ısırıp koparmaya ve çiğnemeye yarayan sert, beyaz organlardan her biri. Çark, testere, tarak ve benzerleri çentikli şeylerdeki çıkıntıların her biri. Sarımsak dilimi, karanfil vb.nde dişe benzetilen tane. Bazı dantel ve işlemelerin kenarlarındaki yuvarlak sivri bölüm. Omurgalı hayvanların çenelerinde veya ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağızlarında bulunan kemiksi sert parçalar. Rüya, düş. Tahıl yıkanırken su üstünde kalan içi boş taneler. Dantel, yün işi örmeye yarayan şiş. Dağlardaki girintili çıkıntılı, sivri yerler. Kaya, kayalık. Duvardaki sivri ve çıkıntılı yer. Kağnının okuna takılan ve mazının dönmesini sağlayan kazıklardan herbiri. Eski türkçe taş: dış. Dış, hariç. Testerelerde kesmeyi sağlayan çıkıntı. Dişli birleştirmelerin temel elemanı. Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ya da ağız duvarında taşıdıkları sert yapılar. Kar aşındırması altındaki genç dağlarda, yandan bakıldığında testere dişi gibi görünen tepe uçlarından her biri. Dişli makaralardaki çıkıntılardan her biri. Çene kemiklerinde yerleşmiş, alınan gıdaların parçalanmasını ve öğütülmesini sağlayan sert yapılar, dens. Düven'in altındaki taş çıkıntılar. (Yurtbeyi Çankaya Ankara). Kağnılarda, mazının yastıktan çıkmamasını sağlayan ağaç parçası. (Amasya; İspir Erzurum.). Tırmıkta kuru otları toplayan bölüm. (Dardere, Kandilli Bozüyük Bilecik). Vida ve somunların üzerindeki set. (Senirkent Isparta). Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağız duvarlarında taşıdıkları kemiksi sert parçalar.
FİLOBIÇAĞI
Ayakkabı kenarını kesmek için kullanılan ucu çentikli bıçak. (Yerköy Yozgat; Gölbaşı Çankaya Ankara).
HORTLAŞMAK
Bıçakları birbirine sürerek ağızlarında çentik açmak.