Kelimeler arşivi içinde; başında "çekiş" olan, toplam 28 adet kelime bulunmaktadır. çekiş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu çekiş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çekiş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇEKİŞTİREBİLMEK
ÇEKİŞTİREBİLME
ÇEKİŞTİRİLMEK
ÇEKİŞEBİLMEK, ÇEKİŞTİRİLME
ÇEKİŞEBİLME, ÇEKİŞTİRMEK
ÇEKİŞİLMEK, ÇEKİŞTİRME, ÇEKİŞTİRİŞ, ÇEKİŞÖLÇER, ÇEKİŞMESİZ, ÇEKİŞMEKLİ
ÇEKİŞMELİ, ÇEKİŞİKLİ, ÇEKİŞİLME
ÇEKİŞMEK, ÇEKİŞLER, ÇEKİŞKEN, ÇEKİŞGEN
ÇEKİŞME, ÇEKİŞLİ, ÇEKİŞTE, ÇEKİŞİK, ÇEKİŞGE, ÇEKİŞKE, ÇEKİŞİM
ÇEKİŞ
ÇEKİŞ
Çekme işi. Bir motorun çekme gücü. Ağız kavgası.
ÇEKİŞTİRİLME
Çekiştirilmek işi.
ÇEKİŞTİREBİLME
Çekiştirebilmek işi.
ÇEKİŞMESİZ
Çekişmeye yol açmayan.
ÇEKİŞTİRİŞ
Çekiştirme işi.
ÇEKİŞİLMEK
Çekişme işine konu olmak. Birbirleriyle ağız kavgası yapmak.
ÇEKİŞİKLİ
Kavgalı: Ahmet Hasan'la çekişikli.
ÇEKİŞTİREBİLMEK
Çekiştirme imkânı veya olanağı bulunmak.
ÇEKİŞEBİLMEK
Çekişme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇEKİŞTİRME
Çekiştirmek işi.
ÇEKİŞEBİLME
Çekişebilmek işi.
ÇEKİŞMEKLİ
Kavgalı.
ÇEKİŞTİRİLMEK
Çekiştirme işine konu olmak.
ÇEKİŞTİRMEK
Uçlarından tutarak ayrı yönlere doğru çekmek. Tekrar tekrar çekerek koparmak. Bir kimsenin kötü taraflarını uzun uzadıya sayıp dökmek.
ÇEKİŞMELİ
Çekişmeye yol açan. Sert, çetin, zorlu bir biçimde.
ÇEKİŞÖLÇER
mm su sütunu cinsinden baca çekişinin şiddetini ölçen aygıt. Bu amaçla U şeklinde bükülmüş saydam bir boruda kullanılabilir.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇEKİŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İTİŞMEK
Birbirini itmek. Çekişmek. Birbirini iterek şakalaşmak.
DİDİKLEMEK
Çekiştirerek ya da ısırarak parçalamak, gagalamak. Huzursuzluk vermek, sıkıntıya sokmak. Bir konuyu bütün ayrıntılarıyla gözden geçirmek, iyice araştırmak. Bir yerin veya bir şeyin içindeki eşyayı karıştırarak aramak, araştırmak.
CENK
Kahramanca mücadele, çarpışma, savaş. Büyük çaba, uğraş, kavga, çekişme.
FİTNELİK
Karıştırma, çekiştirme, ara bozma.
BATIRMAK
Bir şeyin sıvı veya yumuşak bir maddenin içine gömülmesine yol açmak, batmasını sağlamak. Kirletmek. Yitirmek. Mahvetmek. Bir kimseyi çekiştirip iyice kötülemek. Bir işte kazanç sağlayamaz duruma gelmek.
FIRTINALI
Çok rüzgârlı. Çok tartışmalı, çekişmeli, gürültülü, karışık.
CENKLEŞMEK
Savaşmak. Atışmak, çekişmek, münakaşa etmek.
ARENA
Boğa güreşi, yarış, oyun vb. gösteriler yapılmış olan alan. Siyasi çekişmelerin geçtiği yer.
FİTNELEMEK
Çekiştirmek, yermek, gammazlamak, kovlamak.
EMME
Emmek işi. Petrol ile ilgili işlemlerde bir akışkanın çekilişi. Bir deponun böyle bir çekilme ile doldurulması işlemi. Soğurma. Boruda akan sıvının oluşturduğu çekiş.
GEÇMEK
Bir yerden başka bir yere gitmek. Tükenmek, bitmek, sona ermek. Kullanımda olmak, tedavülde olmak. Yazılmak, girmek. Zamanı aşmak, geride bırakmak. Olmak, vuku bulmak, cereyan etmek. Etki yapmak, işlemek. Bir müzik parçasını meşk ederek öğrenmek, çalmak ya da söylemek. Bir duruma uğramak, konu olmak. Geride bırakmak, aşmak. Sönmek. Harcamak. Bir yeri aşmak, öbür yana ulaşmak. Bir konu üzerinde veya bir yerde çalışmış olmak. Bırakmak, vazgeçmek. Haberi bir iletişim aracı ile bildirmek. Sürümü olmak, satılmak. Sıyrılmak, kurtulmak, işin içinden çıkmak. Bir yere gidip oturmak. Üstünlük sağlamak. Görev almak. Çok bekletilmekten çürümeye yüz tutmak. Çekiştirmek, yermek. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. Okulda, sınavda başarı göstermek. Hastalık bulaşmak, sirayet etmek. Yaşamak. Kalmak, devrolmak. Konuşmada sözü geçmek veya basında yer almak. Söylemeden veya bitirmeden atlamak. Bulunduğu yeri veya konumu değiştirmek. Kabul edilemez olmak. Yerini bırakıp başka yer almak. Birinden meşk etmek. Herhangi bir durum, soya çekim yoluyla birinde görünmek. Bir şeyi bundan böyle yapma durumunda olmamak. Bir yandan girip diğer yandan çıkmak. Yol, araç veya akarsu bir yerin yakınından veya içinden gitmek.
DEDİKODU
Başkalarını çekiştirmek ve kınamak üzere yapılmış olan konuşma, kov, gıybet, kılükal.
KAKALAMAK
Kakmak. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Sürekli çekiştirmek, itmek, kakıp durmak. Kaka yapmak.
ÇEKİŞKEN
Çekişmeyi seven, kavgacı (kimse).
MARAZA
Hastalık. Anlaşmazlık, çekişme, kavga.
CEDEL
Tartışma, çekişme, münakaşa etme.
CİDAL
Savaş. Ağız kavgası, çekişme.
ÇEKİŞME
Çekişmek işi.
KAVGA
Düşmanca davranış ve sözlerle ortaya çıkan çekişme veya dövüş, münazaa. Herhangi bir amaca erişmek, bir şeyi elde etmek veya bir şeye karşı koyabilmek için harcanan çaba, verilen mücadele. Savaş.
DIRILTI
Bezdirici bir biçimde söylenme, dırdır. Çekişme, atışma.