Kelimeler arşivi içinde; başında "çekili" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. çekili ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu çekili ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çekili olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇEKİLİVERMEK
ÇEKİLİVERME
ÇEKİLİŞ
ÇEKİLİ
ÇEKİLİ
Düzenli, derli toplu: Çekili düzenli bir genç.
ÇEKİLİŞ
Çekilme işi. Piyango çekilme işi.
ÇEKİLİVERME
Çekilivermek işi.
ÇEKİLİVERMEK
Çabucak veya ansızın çekilmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇEKİLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BÜZMECE
Yeni doğmuş çocukların topuklarında çıkan bir çeşit yara. Sinirin çekilip büzülmesi.
BÜNGEŞMEK
İncinmek, damar damar üstüne gelmek. Birbirine dolaşmak. Geriye çekilip, toplanmak.
YIKILMAK
Yıkma işi yapılmak veya yıkma işine konu olmak. Devrilmek, yığılmak. Yok olmak, mahvolmak. Yenilmek. Yüklenmek. İstenmeyen biri çekilip gitmek, defolmak. Herhangi bir sebeple çökmek, göçmek.
ÇEKÇEKİ
Çekirge. Hamur halindeki ekmeğin üzerine iki elin sekiz parmağıyla tarayarak bırakılan iz: Çarşı ekmeği çekçekili olur. Kalın kiriş ucu ile direk arasına konulan süslenmiş kama.
MÜNCER
Bir yana doğru çekilip sürüklenen.
TIRNAKLIK
Bir kutunun kapağı üzerinde bulunan ve kapağın tırnakla çekilip açılmasını sağlayan yanlamasına çentik. Tırnak yeri. Namlunun üzerinde bulunan kertik.
SOĞULMAK
Suyu veya sütü çekilerek pörsümek. Irmak, kuyu, pınar vb. yerlerde su çekilip yok olmak.
YAYLANMAK
Yaylar üzerinde hareket etmek. Bacakları dizden esneterek yay üzerindeymiş gibi sallanmak. Çekilip gitmek.
ANTİKA
Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.
BİREYSELLEŞTİRME
Bireysel duruma getirme. İnsanların doğal, toplumsal ve tarihsel gelişmesinden kendine özgü olan şeylerin, özelliklerin, bireysel olanın çekilip çıkarılması. Ancak ortaklaşa ve genel olarak var olan şeyi bireylere uygulama ve yayma.
KUPON
Piyango biçiminde düzenlenmiş çekilişlerde kesilerek kullanılan basılı parça. İşveren tarafından çeşitli amaçlarda kullanılmak üzere çalışanlarına verilen para değeri olan fiş. Gazete ve dergilerin düzenledikleri kampanyalarda verilecek hediye karşılığı olarak biriktirilmesi gereken basılı kâğıtların her biri. Devlet tahvili, hisse senetleri vb. değerli kâğıtların üzerinde bulunan ve belirli zamanlarda sahibine faiz veya kazanç payı olarak belirli bir gelir sağlayan kesilmiş parça. Yalnız bir giysilik dokunmuş veya kesilmiş, üstün nitelikte (kumaş parçası).
ANDUZ
Ekin demetlerini arabaya koymaya ve harmanı aktarmaya yarıyan, üç, dört, beş, yedi çatallı olabilen, uzun saplı aygıt, dirgen, yaba. Kırda yetişen bir çeşit ot ki nezleye karşı kökü toz haline getirilip buruna çekilir. Genelev. Kökü ilâç olarak kullanılan bir bitki, raziyane.
EMME
Emmek işi. Petrol ile ilgili işlemlerde bir akışkanın çekilişi. Bir deponun böyle bir çekilme ile doldurulması işlemi. Soğurma. Boruda akan sıvının oluşturduğu çekiş.
YOLUNMAK
Yolma işi yapılmak, çekilip koparılmak. Çok kederlenerek çırpınmak.
ÇÖKERTME
Çökertmek işi ya da durumu. Deniz dibine indirilerek üstüne balıklar geldiğinde köşelerinden çekilip kaldırılan ağ. Muğla yöresine ait bir tür halk oyunu ve halk türküsü. Cep.
DEFOLMAK
Savuşmak, çekilip gitmek.
DEKLANŞÖR
Bir devre kesicinin işleyişini etkileyerek açılmasını önleyen düzen. Fotoğraf makinesinin fotoğraf çekilirken basılan düğmesi.
KEŞİDE
Banka ve her tür piyango ikramiyesinde çekme, çekiliş. Arap harfli yazıda bazı harflerin baş tarafı yazıldıktan sonra süs için çekilen uzatma.
KURUMAK
Islaklığını, nemini yitirerek kuru duruma gelmek. Çok susamak. Akarsu, göl vb.nin suyu kalmamak. Bazı nesneler yumuşaklığını yitirmek, sertleşmek. Cılızlaşmak, sıskalaşmak, zayıflamak. Bitki, suyu çekilip cansız duruma gelmek.
İRKİLMEK
Ürkerek geri çekilir gibi olmak. Vücudun bir yeri dışarıdan gelen bir uyarıcının etkisiyle kanlanıp şişmek, taharrüş etmek. Şaşırıp duraklamak. Akan bir şey, bir engel karşısında duraklayıp birikmek.