ÇAY ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "çay" olan, toplam 100 adet kelime bulunmaktadır. çay ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu çay ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çay olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

ÇAYBAŞIFUADİYE, ÇAYBAŞIYENİKÖY

13 harfli kelimeler

ÇAYIRMELİKESİ

12 harfli kelimeler

ÇAYDEĞİRMENİ, ÇAYHANECİLİK

11 harfli kelimeler

ÇAYIRLAŞMAK, ÇAYGÖKPINAR, ÇAYIRLANMAK, ÇAYIRGÜZELİ, ÇAYIRSEDEFİ

10 harfli kelimeler

ÇAYIRÇİMEN, ÇAYIRLAŞMA, ÇAYIRALANI, ÇAYIRBEYLİ, ÇAYIRÇÖKEK, ÇAYARABASI, ÇAYIRLANMA, ÇAYIRLAMAK, ÇAYIRKÖPRÜ, ÇAYIRHİSAR, ÇAYIRÇUKUR

9 harfli kelimeler

ÇAYIRDÜZÜ, ÇAYIRARDI, ÇAYIRALTI, ÇAYIRGÜLÜ, ÇAYIRBAĞI, ÇAYIRALAN, ÇAYIRBAŞI, ÇAYIRKENT, ÇAYHANECİ, ÇAYIRDERE, ÇAYGİLLER, ÇAYIRLAMA, ÇAYLAKLIK, ÇAYIRDAĞI, ÇAYCEVHER, ÇAYDANLIK, ÇAYDAÇIRA

8 harfli kelimeler

ÇAYAĞACI, ÇAYIRCIK, ÇAYIRDAM, ÇAYIRSIZ, ÇAYIRBAĞ, ÇAYCILAR, ÇAYCILIK, ÇAYCOŞTU, ÇAYARASI, ÇAYILLIH, ÇAYHİSAR, ÇAYHATAP, ÇAYANASI, ÇAYIRLAR, ÇAYDOĞAN, ÇAYIRKÖY, ÇAYLAKÇA, ÇAYGEÇİT, ÇAYGELDİ, ÇAYDAMAR, ÇAYIRLIK, ÇAYGÖREN, ÇAYIRİÇİ, ÇAYIRHAN

7 harfli kelimeler

ÇAYBAĞI, ÇAYALTI, ÇAYAĞZI, ÇAYBAŞI, ÇAYDİBİ, ÇAYBEĞİ, ÇAYBEYİ, ÇAYBOYU, ÇAYKARA, ÇAYIRCA, ÇAYBÜKÜ, ÇAYCOŞU, ÇAYCUMA, ÇAYÇATI, ÇAYHANE, ÇAYĞARA, ÇAYGARA, ÇAYDAŞI, ÇAYDÜZÜ, ÇAYIRLI, ÇAYDERE

6 harfli kelimeler

ÇAYLAK, ÇAYLIK, ÇAYHAN, ÇAYEVİ, ÇAYELİ, ÇAYDOŞ, ÇAYDAM, ÇAYCOŞ, ÇAYBÜK, ÇAYANA

5 harfli kelimeler

ÇAYIR, ÇAYCI, ÇAYCA, ÇAYAN, ÇAYLI

4 harfli kelimeler

ÇAYA

3 harfli kelimeler

ÇAY

Bazı kelimelerin anlamları

ÇAY

Çaygillerden, nemli iklimlerde yetişen bir ağaççık (Thea chinensis). Müzikli toplantı. Bu yaprağın demlenmesiyle elde edilen güzel kokulu ve sarımtırak kırmızı renkli içecek. Çeşitli bitkilerin yaprak veya çiçeklerinin demlenmesiyle elde edilen bir içecek türü. Bu ağaççığın özel işlemlerle kurutulan yaprağı. Dereden büyük, ırmaktan küçük akarsu. Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri. Konukların içecek ve börek, pasta vb. yiyeceklerle ağırlandığı toplantı.

ÇAYIRÇİMEN

Ardahan şehri, Eminbey bucağına bağlı bir bölge.

ÇAYIRGÜZELİ

Buğdaygillerden bir bitki (Erogrostis major).

ÇAYIRLANMAK

Hayvan, çayırda otlamak.

ÇAYIRMELİKESİ

Keçisakalı.

ÇAYHANECİLİK

Çayhanecinin yaptığı iş.

ÇAYIRBEYLİ

Erzurum şehri, Karayazı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

ÇAYIRLAŞMAK

Çayır durumuna gelmek.

ÇAYGÖKPINAR

Bolu şehrinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

ÇAYIRÇÖKEK

Samsun ilinde, Tekkeköy ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

ÇAYBAŞIYENİKÖY

Sakarya şehri, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

ÇAYBAŞIFUADİYE

Sakarya ilinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

ÇAYIRLAŞMA

Çayırlaşmak işi.

ÇAYIRALANI

Mardin kenti, Ömerli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

ÇAYIRSEDEFİ

Düğün çiçeğigillerden, sulak yerlerde yetişen, kökü iç sürdürücü olarak kullanılan bir bitki (Thalictrum).

ÇAYDEĞİRMENİ

Zonguldak şehri, Devrek belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

  -   -   -  

Anlamında ÇAY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇAY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇAYGİLLER

İki çeneklilerden, yapraklarından çay yapılmış olan bir bitki familyası.

AYIRMAK

Bölmek. Farklı davranmak, fark gözetmek. Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak, saklamak. Seçmek. Bir yeri bir engelle bölmek. Bir şey veya yeri, bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, tahsis etmek. İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek.

ARAPÇALAŞTIRMAK

Arapçaya çevirmek. Arap dili özelliği kazandırmak.

CEKET

Erkeklerin ve kadınların giydiği, genellikle önden düğmeli, kalçayı örten, kollu üst giysisi.

AKTARICI

Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.

AKKUYRUK

Tadını artırmak için çay harmanına katılan beyaz bir tür çay.

BÖLEN

Bir bölme işleminde bölünen sayının kaç eşit parçaya ayrıldığını gösteren sayı.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

ÇAYHANE

Çayevi.

BÖLMEK

Bir bütünü iki veya daha çok parçaya ayırmak, taksim etmek. Birliğin bozulmasına yol açmak, parçalamak. Bir niceliği iki veya daha çok eşit parçaya ayırmak.

BUĞDAYGİLLER

Bir çeneklilerden, örneği buğday, yulaf, arpa, pirinç, çavdar, mısır, ayrık ve çayır otları, kamış, bambu olan, çiçekleri başak durumunda büyük bir bitki familyası.

ÇAYDANLIK

Çay hazırlamak için kullanılan mutfak eşyası.

ÇAYCILIK

Çaycının yaptığı iş.

ALDIRMAK

Alma işini yaptırmak. Sığdırmak. Vücuttan herhangi bir parçayı veya organı sağlık sebebiyle çıkarttırmak. Önem vermek, değer vermek. Başkasına kaptırmak. Getirtmek.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.

BİÇENEK

Her yıl belirli bir süre otlatıldıktan sonra yeniden gelişen bitkilerin biçilerek değerlendirildiği doğal çayır.

AKAK

Yatak. Eğimi, inişi fazla olan yer. Suyun ivinti yeri. Irmak, dere, çay, küçük akarsu.

BİBLİYOGRAFİK

Kaynakçayla ilgili.

ÇAYCI

Çay demleyip satan kimse. Çay içmeye düşkün, çay tiryakisi. Çay demlenip satılan yer. Çay yetiştiricisi.

AĞIZLAMAK

Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.