ÇATMA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "çatma" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. çatma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu çatma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çatma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

ÇATMACILIK, ÇATMALAMAK, ÇATMAPINAR, ÇATMASÖĞÜT, ÇATMAYAYLA

9 harfli kelimeler

ÇATMAKAYA, ÇATMAOLUK

8 harfli kelimeler

ÇATMALAR

7 harfli kelimeler

ÇATMACA, ÇATMACI

6 harfli kelimeler

ÇATMAĞ, ÇATMAH, ÇATMAK

5 harfli kelimeler

ÇATMA

Bazı kelimelerin anlamları

ÇATMA

Çatmak işi. Provada geçici olarak bir giysiye iliştirilmiş olan parça. Heykel yapımında çamuru ayakta tutan tel iskelet. Ahşap yapılarda ağaç iskeletin temel parçaları. Semerin ağaç kısmı. Duvarları ağaç gövdesinden birbirine takılarak ve çivisiz olarak yapılmış olan yayla evi, Yörük çadırı. Bir tür döşemelik kumaş.

ÇATMAPINAR

Eskişehir ili, Çifteler belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

ÇATMAKAYA

Konya kenti, Seydişehir belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

ÇATMAK

Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak. Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek. Yazıyla ya da sözle sataşmak. Üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak. Başa yemeni, çatkı, yazma vb.ni bağlamak. Kereste vb.ni birbirine tutturmak. Yükü hayvana iki yanlı yüklemek. Rastlamak, karşılaşmak. Gemiler birbirine çarpmak.

ÇATMACILIK

Çatmacının yaptığı iş.

ÇATMAH

Sataşmak. Sataşmak, rastlamak.

ÇATMAĞ

İki parçayı birbirine birleştirmek, iliştirmek.

ÇATMAYAYLA

Kahramanmaraş kenti, Ağabeyli nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

ÇATMALAMAK

Harman üzerinde dövensiz hayvan dolaştırmak.

ÇATMASÖĞÜT

Yozgat ili, Sorgun ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

ÇATMALAR

Gümüşhane kenti, Şiran ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

ÇATMAOLUK

Ağrı şehri, Sarısu nahiyesine bağlı bir bölge. Bingöl şehri, Adaklı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Samsun kenti, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

ÇATMACI

Çatma işini yapan kimse.

ÇATMACA

Duvarları ağaç gövdesinden birbirine takılarak ve çivisiz olarak yapılan yayla evi, yığma ev. İskelet.

  -   -   -  

Anlamında ÇATMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇATMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GECEKONDU

İmar ve yapı kanunlarına aykırı olarak başkalarına veya kamuya ait arazi veya arsalar üzerinde toprak sahibinin bilgisi ve rızası olmaksızın acele yapılmış konut, kondu. Acele ile yapılıvermiş, derme çatma yapı.

PARAÇOL

Gemi çatmasında eğri parça. Cumba vb. altına destek olarak konulan eğri ağaç. Tek at koşularak çekilen, üzeri kapalı, yanları açık bir araba türü, paraşol.

ÇATTIRMAK

Çatma işini yaptırmak.

KOMPİLASYON

Derleyip toparlama. Derme çatma yapılmış olan iş.

ÇATILMAK

Çatma işine konu olmak.

ÇATIŞMAK

Birbirine çatmak ya da çatılmak. Kavga etmek. Karşılıklı vuruşmak. Deve ve köpek çiftleşmek. Söz, iddia veya davranış birbirini tutmamak, birbirini çelmek, mütenakız olmak.

ÇATICI

Çatma işini yapan kimse. Çatı işlerini yapan kimse.

ÇATIŞ

Çatma işi.

ARDILMAK

Birisinin sırtına asılmak. Sataşmak, çatmak. Musallat olmak, asılmak, takılmak.

ERİŞMEK

Varılması zamana, emeğe bağlı olan ya da uzakta bulunan bir amaca varmak, ulaşmak. Zaman gelip çatmak. Bitkiler veya bunların ürünleri olgunlaşmak. Bir yere ulaşmak, varmak.

BULAŞMAK

Bir nesne, üzerine sürülen bir şey yüzünden kirlenmek. Hastalık geçmek, sirayet etmek. İstemeden veya rastlantı sonucu bir işe karışmak. İstenilmeyen bir madde bir şeye sürülmek. Çatmak, sataşmak, tedirgin etmek.

OLMAK

Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.

BEZEM

Bir film görünçlüğünde ya da televizyon izlencesinde belirli bir çevreyi yansıtmak amacıyla kullanılan ve görünçlük donatımı dışında yer alan doğal ya da yapma nesnelerin, yapıların tümü. Özellikle sınırlı bir çevrede yapma olarak gerçekleştirilen bu çeşit nesneler, yapılar, çatmalar.

UYDURUK

Aslı olmayan, uydurma. İpe sapa gelmez. Derme çatma, işe yaramaz.

KAFES

Hayvanlar için aralıklı tel, metal veya ağaç çubuklardan yapılmış taşınabilir bölme. Çapraz çubuklarla ve aralıklı olarak yapılmış, pencerelere takılan siper. Şimşirlik. Vahşi hayvanlar için demir çubuklarla yapılmış taşınabilir bölme. Hapishane. Cami, tekke vb. yerlerde kadınlara ayrılan yer. Ahşap yapıların direk ve çatmalardan oluşan kaplama tahtaları dışında kalan iskeleti.

CAVALACOZ

Değersiz, önemsiz, derme çatma.

HULUL

Gelme, gelip çatma. Tanrı ruhunun herhangi bir bedene girdiğine inanma. Girme, sinme. Geçişim. Geçişme.

ÇERGE

Derme çatma çadır, göçebe çadırı. Çingene çadırı. Otağ.

OCAKEŞEĞİ

Ocakta odunları dayayarak çatmaya yarayan üç ayaklı demir araç.

SALAŞ

Sebze, meyve vb. satmak için kurulmuş, eğreti, derme çatma dükkân. Uyumsuz, derme çatma, kötü görünen. Tahtadan yapılmış (baraka).