Kelimeler arşivi içinde; başında "çatal" olan, toplam 51 adet kelime bulunmaktadır. çatal ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu çatal ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çatal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇATALLAŞABİLMEK, ÇATALLANABİLMEK
ÇATALLAŞTIRMAK, ÇATALLAŞABİLME, ÇATALLANABİLME
ÇATALLAŞTIRMA
ÇATALLANMAK, ÇATALZEYTİN, ÇATALLIÇAPA, ÇATALLAŞMAK, ÇATALKUYRUK, ÇATALHARMAN
ÇATALHÜYÜK, ÇATALTARLA, ÇATALSÖĞÜT, ÇATALPINAR, ÇATALCILIK, ÇATALÇEŞME, ÇATALLAŞMA, ÇATALLANMA, ÇATALLANIŞ, ÇATALLAMAK, ÇATALİPAŞA, ÇATALHURMA, ÇATALKÖPRÜ
ÇATALDERE, ÇATALKARA, ÇATALÖREN, ÇATALOLUK, ÇATALKAYA, ÇATALTEPE, ÇATALÜVEZ, ÇATALYAZI, ÇATALELMA, ÇATALYURT, ÇATALKURT, ÇATALERİK
ÇATALOBA, ÇATALYOL, ÇATALSIZ, ÇATALÖZÜ, ÇATALGÜL, ÇATALLIK, ÇATALÇAM, ÇATALKÖY, ÇATALDUT, ÇATALLAR
ÇATALSU, ÇATALLI, ÇATALCA
ÇATAL
ÇATAL
İki veya daha çok kola ayrılan değnek. Dirgen. Bir tür olta iğnesi. Ucu kollara ayrılmış. İki anlamlı, iki türlü anlaşılabilir. Dallı olan şeylerin her kolu. Yemek yerken kullanılan iki, üç veya dört uzun dişli çoğunlukla metal araç. İki taraflı. Yol, ağaç gibi kollara ayrılan şeylerin ayrılma yeri.
ÇATALLAŞTIRMA
Çatallaştırmak işi.
ÇATALLIÇAPA
Sulanmış ve kaymak bağlamış tarlaları çapalamakta kullanılan bir araç. (Kemalpaşa İzmir).
ÇATALSÖĞÜT
Bitlis şehri, Mutki belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Bursa kenti, Harmancık ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Erzurum ili, Oltu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Trabzon kenti, Of ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
ÇATALLAŞMAK
İki veya daha çok ihtimal ortaya çıkarak anlaşılması güç bir duruma gelmek.
ÇATALLAŞTIRMAK
Çatallaşmasına yol açmak.
ÇATALKUYRUK
Uzun ve ince gövdeli, ılık denizlerde yaşayan bir tür balık (Lepidopus caudatus). Ucu kırlangıç kuyruğu biçiminde olan bayrak.
ÇATALHARMAN
Elâzığ şehri, Harput nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. İçel ili, Mut belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
ÇATALLANMAK
Çatal gibi ikiye ayrılmak.
ÇATALLANABİLMEK
Çatallanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇATALLAŞABİLMEK
Çatallaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇATALLAŞABİLME
Çatallaşabilmek işi.
ÇATALTARLA
Diyarbakır kenti, Çınar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ÇATALZEYTİN
Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.
ÇATALHÜYÜK
Adana şehrinde, Sağkaya.
ÇATALLANABİLME
Çatallanabilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇATAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇIRPMAK
Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek. Bir şeyin ucundan bir parça kesmek. Sulu yiyecekleri hızla ve sürekli olarak çatal, kaşık vb. ile karıştırmak. Güreşte rakibinin kollarını beli hizasında sımsıkı kavrayarak minderde kendi üzerinden sağa ve sola sırtüstü savurmak. İki şeyi birbirine çarpmak. Çalmak, hırsızlık etmek.
AĞAÇÇIK
Taflan gibi dalları dibinden başlayarak çatallanan küçük ağaç.
BEL
İşaret. İnsan bedeninde göğüsle karın, sırtla kalçalar arasında daralmış bölüm. Bardak, şişe, vazo vb.nin ortasındaki dar bölüm. Hayvanlarda omuz başı ile sağrı arası. Toprağı aktarmaya veya işlemeye yarayan, uzun saplı, ayakla basılacak yeri tahta, ucu sivri kürek veya çatal biçiminde bir tarım aracı. Dağ sırtlarında geçit veren çukur yer. Bu bölümün, sırtın altına rastlayan bölgesi. Ses şiddetiyle ilgili birim. Geminin orta bölümü. Meni.
KULAĞAKAÇAN
Düz kanatlılardan, karnında çatal biçiminde iki uzantı bulunan, meyve ve sebzelere zarar veren otçul bir böcek (Forficula auricularia).
KARACA
Rengi karaya yakın olan, esmer. Geyikgillerden, boynuzları küçük ve çatallı bir av hayvanı, ahu, ceylan (Capreolus). Üst kol.
DİRGEN
Genellikle harmanda sapları yaymaya yarayan demirden, çatallı bir tarım aracı, diren.
DELTA
Yunan alfabesinin dördüncü harfi (D). Bir ırmağın çatallanarak denize veya göle kavuştuğu yerde oluşan üçgen biçimli ova, çatal ağız.
ÇATALLIK
Çatal konulan yer.
ALFENİT
İçinde bakır, çinko, nikel bulunan ve çatal bıçak takımı yapımında kullanılan gümüşlü bir alaşım.
BOYNUZ
Bazı hayvanların başında bulunan, tırnaksı bir maddeden, uzun, kıvrık veya çatallı korunma organı. Bu organdan yapılmış. Kurşun borudan kol alma işleminde kullanılan demirden yapılmış alet.
GEYİK
Geyikgillerden, erkeklerinin başında uzun ve çatallı boynuzları olan memeli hayvan (Cervus elaphus). Karısının veya bir kadın yakınının ihanetine uğramış erkek.
BALIKÇIN
Perde ayaklılardan, uzunca gagalı, uzun ve çatal kuyruklu, deniz kıyılarında yaşayan bir kuş cinsi, deniz kırlangıcı (Sterna hirundo).
DOMUZTIRNAĞI
Palanganın takılması için kullanılan, bir yanı çatal biçiminde çift tırnaklı, öbür yanı halkalı demir kanca.
ÖREKE
Eğrilmekte olan yün, keten vb. şeylerin tutturulduğu, bir ucu çatal değnek.
ÇATALLI
Çatalı olan. İki veya daha çok ihtimali olan. Pürüzlü (ses). Çatal durumunda olan.
LALE
Zambakgillerden, yaprakları uzun ve sivri, çiçekleri kadeh biçiminde, türlü renkte bir süs bitkisi (Tulipa gesneriana). Ağır hapis mahkûmlarının boynuna geçirilen demir halka. Meyve koparmak için ucuna üçlü veya dörtlü bir çatal geçirilmiş sırık.
GİDON
Yönelteç. Komodorlara özgü çıması çatal biçiminde kesilmiş sancak, fors.
KULAKLI
Kulağı herhangi bir biçimde olan. İki tarafında tutulacak yeri olan yayvan tava, tencere, kazan vb. Kulağa benzer çıkıntısı olan. Sapının ucunda kulak biçiminde iki geniş çatalı bulunan bir tür yatağan.
KAŞIKLIK
İçine kaşık, çatal, bıçak vb. konulan kap. Kaşığın alabileceği ölçüde. Kaşık yapmaya elverişli.
KIRLANGIÇ
Kırlangıçgillerden, geniş gagalı, çatal kuyruklu, ince uzun kanatlı, küçük göçebe kuş (Hirundo). Köyleri dolaşarak göz hastalıklarını ve özellikle akbasmayı iyi ettiğini öne süren sahte hekim. Öküz arabasında arka dingil ve tekerlekleri özeğe bağlayan çatal ağaç. Osmanlı donanmasında yer alan, karakol ve keşif işlerinde kullanılan, yelkenli ve kürekli küçük bir tür savaş gemisi.