Kelimeler arşivi içinde; başında "çapul" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. çapul ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu çapul ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çapul olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇAPULACILIK, ÇAPULDATMAK, ÇAPULLANMAK
ÇAPULCULUK, ÇAPULDAMAK, ÇAPULLAMAK, ÇAPULLANMA
ÇAPULLAMA
ÇAPULACI
ÇAPULCU
ÇAPULA
ÇAPUL
ÇAPUL
Soygunculuk, plaçka. Yağma.
ÇAPULLANMA
Çapullanmak işi.
ÇAPULCU
Düzene aykırı davranışlarda bulunan, düzeni bozan, plaçkacı.
ÇAPULCULUK
Çapulcunun yaptığı iş, plaçkacılık.
ÇAPULDAMAK
Su ve çamur içinde ayak ses çıkarmak.
ÇAPULACILIK
Çapulacının yaptığı iş.
ÇAPULDATMAK
Çalkalamak (sıvılık.). Yemek yerken ağzını şapırdatmak.
ÇAPULLAMAK
Bir yeri soymak, yağmalamak.
ÇAPULACI
Çapula yapan veya satan kimse.
ÇAPULLAMA
Çapullamak işi.
ÇAPULA
Kaba deriden yapılmış ucu sivri ve kıvrık ayakkabı.
ÇAPULLANMAK
Bir yer soyulmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇAPUL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇABIRÇAK
Çapulcu, başıbozuk.
YORAK
Un değirmenlerinde, üstteki taşın çevreye fırlattığı un. Değirmen taşının çevresindeki un kanalı. Mest, çapula, yemeni gibi ayakkabılara vurulan meşin yama. Yama. Köşkerin kullandığı tabaklanmış deri, deri parçası. Ayak kabıya vurulan pençe. Araba tekerinin parmaklığı. Çevre (ağız için sövgüde kullanılır). Ağız çevresinde kuruyan tükrük. Dudakların birleştiği köşe. Kıyı, yakın çevre: Bir yorağa çekil hayvan çiğnemesin. Yatkınlık, alışkanlık. Yama (genellikle ayakkabı için). Ayakkabıların üst yüzüne vurulan yama. (Tepecikköy Tavşanlı Kütahya). Kapı sürgüsü. (Fındıkoluk Bilecik). Kağnı tekerini oluşturan ağaç kısımlardan herbiri. (Aşağıdinek Şarkikaraağaç Isparta).
PLAÇKACILIK
Çapulculuk.
YORAH
Mest, çapula, yemeni gibi ayakkabılara vurulan meşin yama. Ayakkabı yaması.
PLAÇKACI
Çapulcu.
YAĞMA
Yağmak işi. Birçok kişinin zor kullanarak ele geçirdikleri malı alıp kaçması, talan. Baskın veya zor kullanarak elde edilmiş olan. Akıncıların düşman topraklarına yaptıkları baskın, çapul.
VOLTAN
Delik çarığa boydan boya konan gön parçası. Çapulada, saya ile köseleyi birbirine tutturan dikiş.
KESÜK
Kesilmiş süt. Ayakkabı, çapula. Tulum peyniri. Uğrak olmayan, tenha.
ÇETENE
Kendir, kenevir tohumu. Keten tohumu. Herhangi birşeyin küçük parçası. Saman taşımak için kağnılara konulan büyük sepet. Ahırın bir tarafında yavrular için ayrılan yer. Hesabı unutmamak için üzerine bıçakla işaret yapılan ağaç: Çetene ile malımızı bölüştük. Çapulcu, akıncı. Yağlı kenevir. Çam kozalağı.
ŞİNANA
Dikişli, ökçesiz ayakkabı, çapula. İdare lambası.
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.
ULUORTA
Gelişigüzel. Açıkça, herkesin görebileceği, işitebileceği gibi. Ayakaltı, herkesin gelip geçtiği yer. Bir ayakkabı çeşidi, yemeni, çapula. Bir ayakkabı kalıbı. Yersiz, gereksiz konuşma için. Bir çeşit ayakkabı.
TULUŞ
Fırtına. Yağma, vurgun, çapul.
ŞAPULCU
Yağmacı, çapulcu.
NEHİP
Dehşet, korku. Yağmacı, çapulcu.
PLAÇKA
Çapul.
DOYUMLUK
Doyulacak miktarda olan. Çapul, yağma.
SOYGUNCULUK
Soygun yapma, çapul.