Kelimeler arşivi içinde; sonunda "çanka" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu çanka ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında çanka olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde çanka olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÇANKA
ÇANKA
Kova, küçük bakraç.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇANKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BARI
Çit. Bari, keşke, hiç olmazsa, öyle ise. Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper. Bağ çubuğu. Yokuş. Pirinç tarlarındaki parsel: Ahmet'in on beş barı pirinçliği var. 6.Köy evlerinde bulunan ocak bacası. Davar sağılan yer, ağıl. Yük. Bahçe ya da avlu duvarı. (Ağıl Eğridir Isparta; Erenköy, İnönü Eskişehir; Yurtbeyi Çankaya, Çağa Güdül Ankara).
GÜLÇANAĞI
Saksı. (Yolbaşı Çankaya Ankara).
DİŞ
Çene kemiklerinin üstüne dizili, ısırıp koparmaya ve çiğnemeye yarayan sert, beyaz organlardan her biri. Çark, testere, tarak ve benzerleri çentikli şeylerdeki çıkıntıların her biri. Sarımsak dilimi, karanfil vb.nde dişe benzetilen tane. Bazı dantel ve işlemelerin kenarlarındaki yuvarlak sivri bölüm. Omurgalı hayvanların çenelerinde veya ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağızlarında bulunan kemiksi sert parçalar. Rüya, düş. Tahıl yıkanırken su üstünde kalan içi boş taneler. Dantel, yün işi örmeye yarayan şiş. Dağlardaki girintili çıkıntılı, sivri yerler. Kaya, kayalık. Duvardaki sivri ve çıkıntılı yer. Kağnının okuna takılan ve mazının dönmesini sağlayan kazıklardan herbiri. Eski türkçe taş: dış. Dış, hariç. Testerelerde kesmeyi sağlayan çıkıntı. Dişli birleştirmelerin temel elemanı. Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ya da ağız duvarında taşıdıkları sert yapılar. Kar aşındırması altındaki genç dağlarda, yandan bakıldığında testere dişi gibi görünen tepe uçlarından her biri. Dişli makaralardaki çıkıntılardan her biri. Çene kemiklerinde yerleşmiş, alınan gıdaların parçalanmasını ve öğütülmesini sağlayan sert yapılar, dens. Düven'in altındaki taş çıkıntılar. (Yurtbeyi Çankaya Ankara). Kağnılarda, mazının yastıktan çıkmamasını sağlayan ağaç parçası. (Amasya; İspir Erzurum.). Tırmıkta kuru otları toplayan bölüm. (Dardere, Kandilli Bozüyük Bilecik). Vida ve somunların üzerindeki set. (Senirkent Isparta). Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağız duvarlarında taşıdıkları kemiksi sert parçalar.
GADAK
Çivi. Küçük, ayakkabı çivisi. İyi olmayan şey (için): Bunun el işisi gadak. Kazan kulpunun tutturulduğu yer. Tırpanın ökçesinin sağlam olması için tırpana vurulan demir: Tırpanı yeni gadaklattım. Kadar. Manda yavrusu. Kunduracıların kullandıkları ufak çivi. (Güdül, Gölbaşı Çankaya Ankara). İki nesneyi tutturmak için kullanılan bir ucu sivri, diğer ucu başlıklı ağaç ya da tahta çubuklar. (Şehitali Ankara).
KARDİYA
Midenin özofagustan sonra gelen bölgesi. Emici böceklerde midenin önünde, sindirim odasının genişlemiş ön kısmı. Kalbin ve midenin başlangıç kısmı. Ayakkabı taban boyası. (Gölbaşı Çankaya Ankara).
FİLOBIÇAĞI
Ayakkabı kenarını kesmek için kullanılan ucu çentikli bıçak. (Yerköy Yozgat; Gölbaşı Çankaya Ankara).
BUYNUZ
Boynuz. Keçiboynuzu. Boynuza benzeyen kilim, halı motifi. Güzel çiçekli ağaç. Eski türkçe bünüz: boynuz. Ayakkabıların kenarlarını düzeltmek için kullanılan tahta araç. (Gölbaşı Çankaya Ankara).
GÖYNEK
Frenkgömleği. İç çamaşırı. Hanım mantosu. Mısır koçanının en içteki ince kabuğu. Mısır koçanını saran yeşil yapraklar. İç giysisi, fanila. Gömlek. Yakası astarlı dokuma iç gömleği (Akpınar). Fanila, atlet, gömlek. Fanila. Gömlek. (Akçadere Güdül, Yurtbeyi Çankaya Ankara; Yenikent Aksaray Niğde; Başkışla Karaman Konya).
HALKI
Araba tekerinin ortasındaki demir halka. (Ortayazı Senirkent Isparta; Gölbaşı Çankaya Ankara; Eskil Aksaray Niğde).
DİKEŞ
Cevizli sucuk. Çıkrıktaki iki yan kol. (Gölbaşı Çankaya Ankara).
NEZİK
Davranışları ince ve saygılı olan. İnce : Pancarın yaprağı çok nezik. İncelmiş (dokuma şeyler için). Taze, yeni : Nezik ağacın tahtası dayanıklı olmaz. İplikleri yumak yapmaya yarayan dokumacı çıkrığı. Mayasız hamurdan, kaymakla yoğrularak yapılan ve sac üstünde pişirilen bir çeşit ekmek. İnce, duygulu. Dokumacılıkta çile çözme aracı. (Gölbaşı Çankaya Ankara). Elemye, iplik çıkrığı.
KASNAKGÜVECİ
Çıkrıkta kasnağı orta direğe bağlayan çubuklardan her biri. (Gölbaşı Çankaya Ankara).
BEYTEPE
Ankara ili, Çankaya belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ÇENTE
Çanta: Çocuğa çente aldım. Çinko sahan. Asker arkadaşı: Ne o çente nerden geliyorsun. İçine öteberi koymaya yarayan kıldan dokuma çanta. Çanta. Çoban sırt azık torbası. (Üreyil Çankaya Ankara).
ÇARKTAŞI
İki yuvarlak taştan oluşan bıçak bileyleme düzeni. (Maraş). Biley taşı. (Gölbaşı Çankaya Ankara).
MAKİNATA
Ayakkabıcıların, ayakkabı taban kenarını düzeltmek ve parlatmak amacıyla kullandıkları araç. (Gölbaşı Çankaya Ankara; Aksaray Niğde).
HIRK
Sürülüp dinlenmeye, nadasa bırakılan tarla. Daha bitek olması için tarlanın ikinci defa sürülmesi. (Üreğil Çankaya Ankara).
KAŞABURUG
Ayakkabıcı bizi. (Gölbaşı Çankaya Ankara).
KOLDAĞ
Araba tekerini tutan demir. (Gölbaşı Çankaya Ankara).
İLGİTIĞI
Ayakkabıcılıkta delik açmada kullanılan ucu eğri demir araç. (Gölbaşı Çankaya Ankara; Bursa).