ÇAMAŞ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "çamaş" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. çamaş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu çamaş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çamaş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ÇAMAŞ

Ordu iline bağlı ilçelerden biri.

ÇAMAŞIRCI

Para ile başkalarının çamaşırını yıkayan kimse.

ÇAMAŞIRCILIK

Çamaşırcının yaptığı iş.

ÇAMAŞIR

İç giysisi. Kirli eşyaları yıkama işi.

ÇAMAŞIRHANE

Çamaşırlık.

  -   -   -  

Anlamında ÇAMAŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇAMAŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SORUŞMAK

Birine sormak. Çamaşır kurumaya başlamak. Kurumak.

DEĞİŞİK

Değiştirilmiş, muaddel. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Farklı. Yedek iç çamaşırı, giyecek.

İÇLİK

İçe giyilen çamaşır, iç gömleği.

KOMBİNEZON

Bir işi başarıya ulaştırmak için alınan önlemler, düzenleme. Kadınların giydikleri kısa ve kolsuz iç çamaşırı.

GÖMLEK

Vücudun üst kısmına giyilen kollu veya yarım kollu, yakalı giysi. Göbek, batın. Kitap kapağına geçirilen kap, kılıf. Basamak, kat, derece. Kadınların giydikleri ince kumaştan yapılmış kolsuz, yakasız iç çamaşırı, kombinezon. Dosya kartonu. Vücudun üst kısmına giyilen iç çamaşırı. Memeli hayvanlarda bağırsakları dıştan saran yağlı zar. Beyaz ışık sağlamak için lambanın üzerine geçirilen amyanttan kılıf.

DÖVMEK

Tokat, yumruk, tekme vurarak canını acıtmak. Çarpmak, sertçe dokunmak. Çamaşır, halı vb.ni tokaç, sopa gibi şeylerle vurarak temizlemek. Topa tutmak. Bir şeyi toz durumuna getirmek için ezmek. Davul vb. çalmak, vurmak. Ateşte ısıtılarak yumuşatılmış bir madeni, vurarak istenilen biçime getirmek. Ezmek. Çırpmak.

ÇİVİT

Eskiden çivit otundan, bugün yapay yollarla elde edilen, mavi renkli, sarılığını gidermek için çamaşırın son suyuna karıştırılan toz boya.

MANDAL

Kapı vb. şeyleri kapalı tutmaya yarayan, döner tahta veya metal parça. Ut, kanun, keman vb. çalgıların tellerini geren düğme. Evlek. İpe serilen çamaşırı tutturmak için kullanılan yaylı kıskaç.

ÇİVİTLİ

İçinde çivit bulunan. Çivitli sudan geçirilmiş olan (çamaşır).

BOHÇA

İçine çamaşır, elbise vb. koyup sarılan dört köşe kumaş. Ufak ve seçme tütün dengi.

KÜLOT

Kısa, beli lastikli iç çamaşırı, don. Genellikle binicilerin giydikleri paçası dar, üst bölümü geniş pantolon.

ÇİVİTLEMEK

Çamaşırı çivitli suya sokup sarılığını gidermek.

ÇİTİLEMEK

Kirini çıkarmak için çamaşırın iki yanını birbirine sürtmek.

PİKO

Kimi örtülerin veya çamaşırların kenarına makineyle yapılmış olan bir süs türü.

ÇİVİTSİZ

İçinde çivit bulunmayan. Çivitli sudan geçirilmemiş olan (çamaşır).

AZMAK

Küçük su birikintisi, gölcük. Çamaşır artık ağartılamaz duruma gelmek. Hayvanlar iki ayrı ırktan doğmak. Yara, hastalık etkili, tehlikeli duruma gelmek. Cinsel duyguları artmak. Bitkiler, aşırı büyümek. Bataklık. Deniz, ırmak vb. kabarmak, taşmak. Taşkınlıkta ileri gitmek.

KİLLEMEK

Kirli çamaşırları kil kullanarak tokaçla yıkamak.

MANDALLAMAK

Kapı, pencere kanadını mandalla tutturmak. Telsizlerde konuşmaları anlaşılmaz duruma getirmek için sürekli olarak düğmelere basmak. Çamaşırı mandalla tutturmak.

FANİLA

Genellikle ince pamuk ipliğinden dokunmuş, ten üzerine giyilen iç çamaşırı. Yumuşak yünden örülmüş veya dokunmuş, hafif ve gevşek (kumaş).

BOĞADA

Küllü veya sodalı su ile çamaşır yıkama. Yıkanmak üzere hazırlanmış çamaşırın üzerine sıcak kül suyu süzme işi.