Kelimeler arşivi içinde; sonunda "çaca" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu çaca ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında çaca olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde çaca olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÇACA
Genelev işleten, kötü yol gösteren kadın.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇACA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
TOMURCUK
Bir bitkinin üzerinde bulunan ve ileride sap, çiçek veya yaprak verecek olan filiz. Çiçek açacak gonca.
AÇGI
Anahtar. Kalem açacağı. Demircilerin, baltanın deliğini açıp, genişletmek için kullandıkları aygıt. Oklava ile açılmış hamur, yufka. Kilim, halı gibi yaygı, sergi.
AŞCAK
Anahtar. Açacak: Gazoz aşcânı gaybettik.
YANILTMAÇ
Karşıdakini yanıltıp başka şey söylemesine yol açacak biçimde düzenlenmiş söz. Yanıltmaca.
EKMEK
Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılmış olan yiyecek, nan, nanıaziz. Serpmek. Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek. İnsanı geçindirecek iş, kazanç. Yemek, aş. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak. Yarışta geçmek. Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek. Toprağı ekip biçmek için kullanmak.
EKSİÇEKERLİK
Ilın öğeciklerin eksicik çekme eğilimlerini sıralayan, dolayısıyla öğeciğin kimyasal etkinliği ve özdecik içinde yol açacağı ucaylaşmaya ilişkin bilgi veren nicelik. Bir atomun elektron ilgisini ve dolayısıyla kimyasal bağ yapma eğilimini gösteren özellik.
DÜZGÜÇ
Kalem açacağı.
KOMAK
Durdurmak, kaçırmamak. Delik. Koyuvermek, bırakmak: Aman kardeşim şunu koma kaçacak. Koymak. Bırakmak. Bırakmak, terketmek, vaz' etmek. Müsaade etmek, izin vermek, serbest bırakmak, salıvermek. Alıkoymak. Tesir etmek.
GÜNAH
Dinî bakımdan suç sayılan iş veya davranış, vebal. Kabahat, hafif suç. Acımaya yol açacak kötü davranış, yazık. Sorumluluk, vebal.
AŞGI
Kalemtraş. Açılan yufkaların arası doldurulup kızartılarak yapılan bir çeşit börek. Kalem açacağı. Yufka.
KAÇASINI
Kaçacağını.
ÇELĞİ
Alna bağlanan yazma, yemeni. Kalem açacak, bıçak: Çeliğiyi ver de kalemimi açayım.
ÇIĞIRDIK
Kara gürgen. Zeytin ağaçlarının çiçek açacağı zaman çıkardığı tomurcuk.
AÇICAH
Kalem açacağı.
KALEMTIRAŞ
Kurşun kalemlerin ucunu açmak için kullanılan türlü biçimlerdeki keski, kalem açacağı. Kamış kalemleri açmak için kullanılan uzun saplı küçük bıçak.
PASTÖRİZASYON
Süt, bira, meyve suyu vb. maddelerin bozulmasına yol açacak mikroorganizmaların yok edilmesi için özel aletlerde 75 °C'ye kadar ısıtılıp birdenbire soğutulması yoluyla uygulanan işlem.
KAÇAMAK
Hoş görülmeyen bir şeyi ara sıra yapma. Bir şeyden kaçınma yolu. Kaçacak yer, özellikle çobanların sürüyü barındırmak, saklamak için yaptıkları yer. Mısır unundan yapılmış olan yağlı bir yemek. Başkalarına belli etmeden, gizlice yapılan. Bir şeyi belli etmeden, gizlice yapmaya çalışma.
AÇKU
Anahtar. Oklava ile açılmış hamur, yufka. Açacak, parlatacak şey; cila.
AKKOR
Işık saçacak beyazlığa varıncaya kadar ısıtılmış olan.