Sonu ÖVÜLME ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "övülme" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu övülme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında övülme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde övülme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

7 harfli kelimeler

DÖVÜLME, SÖVÜLME

6 harfli kelimeler

ÖVÜLME

Bazı kelimelerin anlamları

ÖVÜLME

Övülmek işi.

DÖVÜLME

Dövülmek işi.

SÖVÜLME

Sövülmek işi.

  -   -   -  

Anlamında ÖVÜLME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖVÜLME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KEÇE

Yapağı veya keçi kılının dokunmadan yalnızca dövülmesiyle elde edilen kaba kumaş. Bu kumaştan yapılan. Yere serilen halı, kilim vb. yünlü döşemelik.

ANDAL

Bahçe, bağ ve bostanda sulamayı kolaylaştırmak için, toprağın eğimine göre ayrılmış parçalar, maşala, evlek. Evlek sınırı. Bahçe ve bostanlarda evlekler arasındaki su yolu, ark. Sulanan tarla veya bostanda evleklerin suyla dolması, göllenmesi hali: Bahçe andallanıncaya kadar suyu kesme. Pirinç ekmeye elverişli akıntısız, sulak yer, bataklık. Fındığın dövülme zamanı yapılan 40-50 cm. yüksekliğinde ve 80-100 cm. enindeki kabuklu fındık yığını. Tırpan veya makine ile biçilen ekin sapı yığını: Tarlada üç andal ziyan olmuş. Orman içindeki ince uzun mera. Sersem, budala: Ahmet bu sıralarda andallaştı. Filan, falan: Sofraya ekmek, kaşık, andal geldi mi?. Seyrek, aralıklı yapılan iş veya dikiş: Ahmet tarlasını andal sürmüş. Bağ, bahçe sulamak için yapılan hendek, ark. Üzüm bağlarında evlek sırası. Derin su kanalı (Çayağzı). Tütün fidelerinin yetiştirildiği evlek. (Çakallı, Konak, Samsun).

ABA

Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.

ÖVÜLÜŞ

Övülme işi.

DÖVÜLÜŞ

Dövülme işi.

DÖŞEK

Yatak. Dövülmek üzere harman yerine serilen ekin sapları. Gemi gövdesinde, su basıncı, çarpma, karaya oturma vb. durumlarda darbeleri karşılayabilecek, yük ve makinelerin ağırlığına dayanabilecek dirençteki yapı gereci.

PATAKLANMAK

Dövülmek.

CIBARMAK

Ağacı budamak. Ağacın yaprak ve çiçeklerini koparmak. Dövülmekten cilt kabarmak. Yara, iltihap ve su toplamak. Gebermek, ölmek. Sırılsıklam ıslanmak.

EZİK

Çarpma, dövülme vb. sebeplerle vücutta oluşan bere. Ezilmiş ya da yassılmış. Pısırık. Olaylar ve hayat şartları karşısında güçsüz ve sıkıntılı duruma düşmüş olan, üzüntülü. Üzüntülü bir biçimde.

BALYOZLANMAK

Balyoz ile dövülmek.

BATIRIK

Köftelik bulgur, dövülmemiş ceviz içi, soğan, domates, nane, maydanoz, tahin ve limon suyu kullanılarak yapılan, taze asma yaprağı veya lahanaya sarılarak yenilen bir salata türü.

DÖVMECİ

Kullanılmadan önce dövülmesi gereken maden filizlerini veya diğer maddeleri döven işçi. Vücuda dövme yapan kimse.

AHMET

Övülmeye layık, övülmüş.

TOKAÇLANMAK

Çamaşır tokaçla dövülmek.

SOPALANMAK

Sopa ile vurulmak, dövülmek.

KAMÇILANMAK

Kamçı ile dövülmek.

ÇEKİÇLENMEK

Çekiçle dövülmek.

KIRBAÇLANMAK

Kırbaçla dövülmek.

COPLANMAK

Copla dövülmek.

CİBERMEK

Dövülmekten cilt kabarmak. Şımarmak, yersiz davranmak. Bırakmak. Getirmek. Yara sulanmak.