Kelimeler arşivinde; içinde "övülme" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde övülme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu övülme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında övülme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DÖVÜLMEK, SÖVÜLMEK
DÖVÜLME, ÖVÜLMEK, SÖVÜLME
ÖVÜLME
ÖVÜLME
Övülmek işi.
SÖVÜLMEK
Sövme işine konu olmak.
ÖVÜLMEK
Övme işine konu olmak.
SÖVÜLME
Sövülmek işi.
DÖVÜLME
Dövülmek işi.
DÖVÜLMEK
Dövme işine konu olmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖVÜLME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
COPLANMAK
Copla dövülmek.
ÇEKİÇLENMEK
Çekiçle dövülmek.
DÖVMECİ
Kullanılmadan önce dövülmesi gereken maden filizlerini veya diğer maddeleri döven işçi. Vücuda dövme yapan kimse.
EZİK
Çarpma, dövülme vb. sebeplerle vücutta oluşan bere. Ezilmiş ya da yassılmış. Pısırık. Olaylar ve hayat şartları karşısında güçsüz ve sıkıntılı duruma düşmüş olan, üzüntülü. Üzüntülü bir biçimde.
SOPALANMAK
Sopa ile vurulmak, dövülmek.
BALYOZLANMAK
Balyoz ile dövülmek.
DÖŞEK
Yatak. Dövülmek üzere harman yerine serilen ekin sapları. Gemi gövdesinde, su basıncı, çarpma, karaya oturma vb. durumlarda darbeleri karşılayabilecek, yük ve makinelerin ağırlığına dayanabilecek dirençteki yapı gereci.
ÖVÜLÜŞ
Övülme işi.
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
PATAKLANMAK
Dövülmek.
AHMET
Övülmeye layık, övülmüş.
CIBARMAK
Ağacı budamak. Ağacın yaprak ve çiçeklerini koparmak. Dövülmekten cilt kabarmak. Yara, iltihap ve su toplamak. Gebermek, ölmek. Sırılsıklam ıslanmak.
ANDAL
Bahçe, bağ ve bostanda sulamayı kolaylaştırmak için, toprağın eğimine göre ayrılmış parçalar, maşala, evlek. Evlek sınırı. Bahçe ve bostanlarda evlekler arasındaki su yolu, ark. Sulanan tarla veya bostanda evleklerin suyla dolması, göllenmesi hali: Bahçe andallanıncaya kadar suyu kesme. Pirinç ekmeye elverişli akıntısız, sulak yer, bataklık. Fındığın dövülme zamanı yapılan 40-50 cm. yüksekliğinde ve 80-100 cm. enindeki kabuklu fındık yığını. Tırpan veya makine ile biçilen ekin sapı yığını: Tarlada üç andal ziyan olmuş. Orman içindeki ince uzun mera. Sersem, budala: Ahmet bu sıralarda andallaştı. Filan, falan: Sofraya ekmek, kaşık, andal geldi mi?. Seyrek, aralıklı yapılan iş veya dikiş: Ahmet tarlasını andal sürmüş. Bağ, bahçe sulamak için yapılan hendek, ark. Üzüm bağlarında evlek sırası. Derin su kanalı (Çayağzı). Tütün fidelerinin yetiştirildiği evlek. (Çakallı, Konak, Samsun).
KAMÇILANMAK
Kamçı ile dövülmek.
BATIRIK
Köftelik bulgur, dövülmemiş ceviz içi, soğan, domates, nane, maydanoz, tahin ve limon suyu kullanılarak yapılan, taze asma yaprağı veya lahanaya sarılarak yenilen bir salata türü.
KIRBAÇLANMAK
Kırbaçla dövülmek.
DÖVÜLÜŞ
Dövülme işi.
KEÇE
Yapağı veya keçi kılının dokunmadan yalnızca dövülmesiyle elde edilen kaba kumaş. Bu kumaştan yapılan. Yere serilen halı, kilim vb. yünlü döşemelik.
CİBERMEK
Dövülmekten cilt kabarmak. Şımarmak, yersiz davranmak. Bırakmak. Getirmek. Yara sulanmak.
TOKAÇLANMAK
Çamaşır tokaçla dövülmek.