ÖVÜLME ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "övülme" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. övülme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu övülme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde övülme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ÖVÜLME

Övülmek işi.

ÖVÜLMEK

Övme işine konu olmak.

  -   -   -  

Anlamında ÖVÜLME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖVÜLME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABA

Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.

KIRBAÇLANMAK

Kırbaçla dövülmek.

TOKAÇLANMAK

Çamaşır tokaçla dövülmek.

ÖVÜLÜŞ

Övülme işi.

DÖVÜLÜŞ

Dövülme işi.

BATIRIK

Köftelik bulgur, dövülmemiş ceviz içi, soğan, domates, nane, maydanoz, tahin ve limon suyu kullanılarak yapılan, taze asma yaprağı veya lahanaya sarılarak yenilen bir salata türü.

COPLANMAK

Copla dövülmek.

AHMET

Övülmeye layık, övülmüş.

CIBARMAK

Ağacı budamak. Ağacın yaprak ve çiçeklerini koparmak. Dövülmekten cilt kabarmak. Yara, iltihap ve su toplamak. Gebermek, ölmek. Sırılsıklam ıslanmak.

KEÇE

Yapağı veya keçi kılının dokunmadan yalnızca dövülmesiyle elde edilen kaba kumaş. Bu kumaştan yapılan. Yere serilen halı, kilim vb. yünlü döşemelik.

SOPALANMAK

Sopa ile vurulmak, dövülmek.

DÖVMECİ

Kullanılmadan önce dövülmesi gereken maden filizlerini veya diğer maddeleri döven işçi. Vücuda dövme yapan kimse.

EZİK

Çarpma, dövülme vb. sebeplerle vücutta oluşan bere. Ezilmiş ya da yassılmış. Pısırık. Olaylar ve hayat şartları karşısında güçsüz ve sıkıntılı duruma düşmüş olan, üzüntülü. Üzüntülü bir biçimde.

ANDAL

Bahçe, bağ ve bostanda sulamayı kolaylaştırmak için, toprağın eğimine göre ayrılmış parçalar, maşala, evlek. Evlek sınırı. Bahçe ve bostanlarda evlekler arasındaki su yolu, ark. Sulanan tarla veya bostanda evleklerin suyla dolması, göllenmesi hali: Bahçe andallanıncaya kadar suyu kesme. Pirinç ekmeye elverişli akıntısız, sulak yer, bataklık. Fındığın dövülme zamanı yapılan 40-50 cm. yüksekliğinde ve 80-100 cm. enindeki kabuklu fındık yığını. Tırpan veya makine ile biçilen ekin sapı yığını: Tarlada üç andal ziyan olmuş. Orman içindeki ince uzun mera. Sersem, budala: Ahmet bu sıralarda andallaştı. Filan, falan: Sofraya ekmek, kaşık, andal geldi mi?. Seyrek, aralıklı yapılan iş veya dikiş: Ahmet tarlasını andal sürmüş. Bağ, bahçe sulamak için yapılan hendek, ark. Üzüm bağlarında evlek sırası. Derin su kanalı (Çayağzı). Tütün fidelerinin yetiştirildiği evlek. (Çakallı, Konak, Samsun).

KAMÇILANMAK

Kamçı ile dövülmek.

SÖVÜLME

Sövülmek işi.

PATAKLANMAK

Dövülmek.

DÖŞEK

Yatak. Dövülmek üzere harman yerine serilen ekin sapları. Gemi gövdesinde, su basıncı, çarpma, karaya oturma vb. durumlarda darbeleri karşılayabilecek, yük ve makinelerin ağırlığına dayanabilecek dirençteki yapı gereci.

DÖVÜLME

Dövülmek işi.

BALYOZLANMAK

Balyoz ile dövülmek.