ÖVEN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "öven" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. öven ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu öven ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde öven olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ÖVEN

Sofa. Sokak kapısının önü, taşlık. At ve eşeklerin kanını emen, yeşil renkli, iri sinek.

ÖVENEK

Akarsuyun yavaş aktığı yer : Balık övenek yerlerde eğleşir.

ÖVENDİRELİK

Üvendire yapmaya yarayan ağaç dalı.

ÖVENDERE

Hayvan dürtmeye yarayan ucu bizli değnek, üvendire. Üvendire. Çift sürülürken sabanın ökçe kısmında biriken çamurları temizlemek üzere bir ucunda üçgen biçiminde küçük demir plaka; diğer ucunda çift hayvanlarını nodullamak için çivi bulunan deynek.

ÖVENDİRE

Hayvan dürtmeye yarayan ucu bizli değnek, üvendire.

ÖVENLER

Erzurum ilinde, Pasinler ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Tekirdağ şehri, Hayrabolu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

  -   -   -  

Anlamında ÖVEN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖVEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SÖVGÜCÜ

Söven, küfreden, sövücü.

BENBENCİ

Kendini çok öven, hep kendinden söz eden, kibirli, gururlu.

BENCİK

Kendini beğenmiş, kendini öven, gururlu, kibirli, şımarık. Şımarık, fazla yüz bulmuş (çocuk hakkında). Hareketleriyle etrafı sıkan kimse. Bencil. Muğla şehrinde, Yatağan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

DÖVMECİ

Kullanılmadan önce dövülmesi gereken maden filizlerini veya diğer maddeleri döven işçi. Vücuda dövme yapan kimse.

CEĞAN

Dövende ezilmeyen çavdar, buğday sapı. Karışık atılmış veya yığılmış ot, arpa, buğday sapı.

AGDIRMA

Kağnı, araba, saban, döven ve benzerleri gibi rençber takımlarını koymak için yapılan üstü örtülü yer, sundurma.

AHALEK

Döveni boyunduruğa tutturan, iki başı delik odun.

MÜNACAT

Yakarış. Divan edebiyatında Tanrı'yı öven şiir türü veya şiirin bir bölümü.

BİÇERDÖVER

Ekin biçen, döven, taneleri ayıran, samanı deste veya balya durumuna getiren makine.

BUYLU

Kağnı kıravatını biribirine bağlayan ağaç kuşak. Kızak döşeklerini biribirine bağlayan meşeden yapılmış kuşak, bağ. Araba, kağnı dingili. Sabanın kıvrık yerine konulan ve toprağı dağıtmaya yarayan çatal. Kağnı, araba tekerleğine çakılan tahta çivi. Araba oku ile boyunduruğunu birbirine bağlayan çivi. Tırpanda, kılıcı sıkıştırmak için çakılan ağaç çivi. Övenderenin ucundaki çivi. Kızağın önündeki tahta. (Yeşilköy Gelendost Isparta). Kağnı tekerlerinin dışarı fırlamamasını sağlayan ağaç çubuk. (İspir Erzurum). Sapanda, toprağa giren bulaklar arasındaki ağaç destek. (Dereköy Eşme Uşak).

ÖVGÜCÜ

Birini veya bir şeyi öven kimse, övücü. Birini gereği yokken veya aşırı olarak öven kimse.

CARCAR

Geveze, yaygaracı. Çingene. Geveze, dedikoducu. Döven. Un ve bulgur çekilen makine. Kışın avlanan boz renkli Bir kuş. Tekerlekli döğen.

KOÇAKLAMA

Halk edebiyatında biçimi ne olursa olsun, konusu yiğitlik, savaş, kahramanlık olan veya bir kahramanı öven, kahramanlık duygularını canlandıran şiir, yiğitleme.

CEĞEN

Mısır koçanı, sapı. Dövende ezilmeyen çavdar, buğday sapı.

CEGEN

Büyük çuval. Mısır koçanı, sapı. Dövende ezilmeyen çavdar, buğday sapı: Sop cegen oldu. Hasır, hasır otu.

ŞAKŞAKÇI

Bir kimseyi veya onun yaptığı her şeyi doğru bularak öven ve başkalarına da kabul ettirmeye çalışan kimse, alkışçı, zilli bebek. Para karşılığında alkış tutan kimse, goygoycu. Özellikle tiyatroda oyunu alkışlamak için parayla tutulan kimse.

BOYUNSIRIK

Öküzle döven arasında bağlantı kuran çatallı ağaç.

BİZLENGEÇ

Ucu çivili sopa, üvendire. Övendirenin ucundaki çivi. (Beyağıl Ulukışla Niğde) (bizlengiç) : (Çaltı Gelendost Isparta).

MEDDAH

Taklitler yaparak, hoş hikâyeler anlatarak halkı eğlendiren sanatçı. Öven, aşırı övgüde bulunan kimse.

CANCAR

Döven.