Sonu ÇIYA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "çıya" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu çıya ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında çıya olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde çıya olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ÇIYA

Kıvılcım.

  -   -   -  

Anlamında ÇIYA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇIYA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇAYAN

Akrep, yılan, çıyan, kırkayak vb. zehirli hayvan.

STERADYAN

Bir kürenin merkezini tepe olarak alan ve küre yüzeyi üzerinde, kenarı bu kürenin yarı çapına eşit bir kare kadar alan ayıran, uzay açıya eşit, uzay açı birimi (sr).

FIÇILAMA

Fıçıya koyma, fıçıya doldurma.

KORUYUCU

Koruyan kimse, muhafız. Himaye eden, kollayıcı, hami. Asalağı dış ortamda yok eden, onun konakçıya ulaşmasına engel olan (ilaç veya işlem).

BÖRT

Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s. Çürük. Yarı kurumuş meyve, zerdali. Yarı hazırlanmış pekmez.

RADYAN

Bir dairede yarıçap uzunluğundaki yay parçasını gören merkez açıya eşit açı ölçme birimi. Işın ya da ısı yayan.

FIÇILAMAK

Fıçıya koymak.

BÖH

Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s.

KULVAR

Yüzme ve atletizm yarışmalarında her yarışçıya ayrılan şerit. İçinde bulunduğu veya ilgili olduğu alan.

BÖĞCÜ

Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s.

AKRAP

Hayvanların yularlarında, yanak kısmına takılan ve hayvanın hızlı yürümesini sağlıyan üç veya dört dişli demir parçası. Kurt ve köpekler tarafından boğulmasını önlemek için köpeklerin boynuna takılan sivri madeni gerdanlık, tasma. Akrep. Siyah renkli bir çeşit kertenkele. Çıyan. Kahveye benzer yemişleri olan bir çeşit bitki. Yedeğe gelmeyen hayvanı yürütmek, tembel hayvanı uyarıp çalıştırmak için hayvanların çene altlarına konan dişli demir araç. (Karaağaç Bi.; Oklubalı, Çepni Eskişehir; Mudurnu Bolu).

BÖCÜYH

Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s.

BÖCCÜK

Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s.

EDİBANE

Terbiyeli, nazik. Edebiyatçıya yakışır bir biçimde.

BÖĞCÜK

Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s.

AMASTİGOT

Tripanosomatid protozoonların özellikle Leishmania türlerinin ışık mikroskobunda görülemeyen yuvarlak, kinetoplastı ve bazal cismi bulunan ve parazitin yüzeyine ulaşmayan bir kamçıya sahip hücre içi paraziter gelişim evresi, mikromastigot veya Leishman-Donovan cisimi.

BÖCE

Böcü. Börülce. Bit. Sırtlan. Kurt. Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s. Fasulye. Bu gece. Böcek.

KIYAKLIK

Kıyak olma durumu. Kıyakçıya yakışır davranış.

ÜSLUP

Anlatma, oluş, deyiş veya yapış biçimi, tarz. Bir sanatçıya, bir çağa veya bir ülkeye özgü teknik, renk, biçimlendirme ve söyleyiş özelliği, biçem, stil. Sanatçının görüş, duyuş, anlayış ve anlatıştaki özelliği veya bir türün, bir çağın kendine özgü anlatış biçimi, biçem, tarz, stil.

BÜYÜTME

Büyütmek işi. Birisi tarafından yetiştirilmiş kimse. Uzakta duran cisimlere dürbün vb. bir araçla bakıldığında cismi gören açının çıplak gözle bakıldığı zamanki açıya oranı.