Kelimeler arşivi içinde; sonunda "çıra" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu çıra ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında çıra olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde çıra olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÇAYDAÇIRA
GARAÇIRA
ÇIRÇIRA
AKÇIRA, KOÇIRA
ÇIRA
ÇIRA
Çam vb. reçineli ağaçların yağlı ve çabuk yanmaya elverişli bölümü. Lamba. Bu bölümden küçük küçük kesilerek hazırlanmış, tutuşturma ve aydınlatma işlerinde kullanılan parça.
KOÇIRA
Tutumlu.
AKÇIRA
Bitlis şehrinde, Göldüzü nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ÇIRÇIRA
Ağustos böceği.
GARAÇIRA
Eskiden kullanılan bir aydınlanma aracı.
ÇAYDAÇIRA
Elazığ ve çevresinde kına gecesi veya düğünlerde, ellerde yanan mum taşınarak oynanan türkülü bir halk oyunu. Bu oyunun müziği.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇIRA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALUŞMAN
Yayılan, şayi olan: Bizim çırağın kaçtığı aluşman oldu, duymadın mı?.
ŞAMDAN
Üzerine kandil, mum veya herhangi bir ışık kaynağı konulan yüksek tabla, mumluk, çırakma, şamdanlık.
ÇIRAKLIK
Çırak olma durumu, yamaklık. Çırakların çalıştığı yer. Çırağa verilen ücret. Çırağın yaptığı iş.
MİÇO
Gemilerde çalışan küçük yaştaki tayfa yamağı, muço. Meyhaneci çırağı.
UYANDIRMAK
Uyanmasına yol açmak. Aklını başına toplamasını sağlamak, gözünü açmak. Herhangi bir sebeple dernekteki üyeliğin dondurulmasından vazgeçerek çalışmalara katılmasına izin vermek. Çıra, lamba, soba vb. ışık veren şeyleri yakmak, tutuşturmak. Üstü küllenmiş ateşi yeniden canlandırmak.
ŞAKİRT
Öğrenci, çırak.
ÇIRAMOZ
Balıkçıların, ateş balığı avlarken üzerinde çıra ve funda yaktıkları ızgara.
LONCA
Belli bir iş kolunda usta, kalfa ve çırakları içine alan dernek, korporasyon.
ACAMI
Toy, tecrübesiz, eli işe alışmamış. Genç, delikanlı. Çırak. Bir yerin yabancısı. Çifte alışmamış öküz veya bineğe alışmamış tay. Aşısız meyve ve ağacı. Toy, deneyimsiz. Acemi.
ALEVYİYEN
Ağzındaki özel bir karışım yoluyla alev çıkaran ya da alev alev yanan çırayı ağzına sokup söndüren kişiye verilen ad.
ANTİHİPNOTİK
Uykuyu meneden, uyku kaçıran, uykuyu azaltan.
AKYAVAŞ
Sinsice hareket eden insan veya hayvan. Ağır kanlı, tembel kimse. Bit. Çırası az olan çam odunu: Bu gün bir yük akyavaş getirdim.
KALFA
Aşaması çırakla usta arasında bulunan zanaatçı. Mimar yardımcısı. Çocukları evlerinden alarak okula, okuldan evlerine götüren kimse. İptidailerde hoca yardımcısı. Saraylarda ve büyük konaklarda halayıkların başında bulunan kadın.
MEŞALECİ
Ortalığı aydınlatmak için çıra vb. yakmakla görevli kimse.
AŞITLAMAK
Utanmak. İri iri teyellemek. Gizlice, dikkat gözünden kaçırarak bir harekette bulunmak.
KAÇAKÇI
Yasalara karşı gelerek bir yere mal sokan, bir yerden mal kaçıran veya bir yerde satan kimse.
ÇIRALIK
Çıra olarak kullanılmaya elverişli (ağaç, tahta). Çıra konulan yer.
KELOĞLAN
Bir ailenin koruyuculuğuna veya bir yere çıraklığa alınan öksüz çocuk. Saf göründüğü hâlde zekâsı ve yiğitliğiyle amacına eren, saçsız bir masal kahramanı. Hindi.
ÇIRALI
Çırası olan.
ÇIRAKMAN
Üzerinde meşale yakılan kule veya demir direk. Çırakma. Balıkçıların balıkları kıyıya çekebilmek için geceleyin yaktıkları ateş.