ÇÜRÜK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "çürük" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. çürük ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu çürük ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çürük olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

ÇÜRÜKLENMEK, ÇÜRÜKPİSLİK

8 harfli kelimeler

ÇÜRÜKBAĞ, ÇÜRÜKÇÜL, ÇÜRÜKLER, ÇÜRÜKLÜK, ÇÜRÜKSÜZ

7 harfli kelimeler

ÇÜRÜKÇÜ, ÇÜRÜKLÜ

5 harfli kelimeler

ÇÜRÜK

Bazı kelimelerin anlamları

ÇÜRÜK

Çürümüş olan. Sakat. Vurma veya sıkıştırma yüzünden vücutta oluşan mor leke. İş göremez, hastalıklı. Sağlam bir temele veya kanıtlara dayanmayan. Sağlam ve dayanıklı olmayan.

ÇÜRÜKÇÜ

Müsrif, idaresiz.

ÇÜRÜKLÜK

Çürük olma durumu. Sakıncalı, şüpheli, belirsiz durum. İşe yaramayan maddelerin bırakıldığı yer.

ÇÜRÜKBAĞ

İzmir ilinde, Bergama ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

ÇÜRÜKLÜ

Çürüğü olan.

ÇÜRÜKPİSLİK

Kokmuş, bozulmuş yiyecek.

ÇÜRÜKLER

Adana şehrinde, Feke ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

ÇÜRÜKSÜZ

Çürüğü olmayan.

ÇÜRÜKÇÜL

Doğal olarak hayvan ve bitki kalıntılarının üzerinde yaşayan ve onların çürümesine yol açan (bitki ve organizmalar), saprofit.

ÇÜRÜKLENMEK

Şüphelenmek.

  -   -   -  

Anlamında ÇÜRÜK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇÜRÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BEZİME

Mısır, arpa, darı ve buğday unlarından yapılan mayalı, mayasız, yağlı, yağsız, şekerli, şekersiz, ince ve kalın pişirilen saç ekmeği. Pestil, köfter. Vücutta şiş ve kızartılarla beliren bir çeşit deri hastalığı. Yufka. Dörde bükülmüş yufkanın aldığı şekil. Yara, bere. Deride morluk, çürük.

VİŞNEÇÜRÜĞÜ

Çürük vişne rengi. Bu renkte olan.

DAYAMAK

Yaslamak. Bir yerden, bir kimseden yararlanmak, güç almak. Korkutmak için hızla, öfkeyle yaklaştırmak, uzatmak. Kalitesiz, kötü veya çürük bir malı, gizlice iyi olanların arasına katıp müşteriye satmak. Kapı veya pencereyi ardına kadar açmak. Varmak, ulaşmak. Vakit geçirmeden, bekletmeden vermek.

CIBRE

Çürük, ezik meyve.

BATIL

İnançlar bakımından gerçek olmayan. Geçersiz. Çürük, temelsiz, asılsız. Boş, beyhude.

AMANAT

Eğreti, çürük, yıkılacak halde: Amanatmış, değmeden yıkıldı. Dülger, marangoz, demirci ve çiftçilerin kullandıkları testere, keser, balta, saban demiri, çizek gibi aygıtlar. Emanet. Emanet, bk. amanet. Emanet, bk. amanat.

CIDAV

Mızıkçılık. Kavga arayan. Derin, işleyen yara, büyük çıban (genellikle at ve eşeklerde görülür). Ezik, çürük. Omuzbaşı, kürek kemiğinin (insan ve hayvanlarda) üstü. Üzeri kapanmış yara. Hayvanın omuz başında semer veya eğer vurmasından hasıl olan yara.

CILG

Sözünün eri olmayan. Bozuk, çürük, kokmuş.

BÖRT

Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s. Çürük. Yarı kurumuş meyve, zerdali. Yarı hazırlanmış pekmez.

EZGİN

Paraca durumu bozuk olan (kimse). Üzüntü veren. Çürük, ezik (meyve). Çok cefa görmüş (kimse).

CIBIR

Sırsıklam, sulu. Geçim darlığı çeken, yoksul, züğürt. İşsiz, güçsüz. Tüyü dökülmüş. Kel. Tembel. Beceriksiz. Kısa boylu insan. Yaşı büyük, boyu küçük. Cılız, zayıf. Suyun sığ yeri. Küçük tahta fıçı. Ağaçsız ova. Ağaçsız dağ. Tortu. Çıplak. Çürük, ezik meyve. Üzüm posası. Çalı çırpı. Ağaçsız yer. Tüysüz. Parasız, yoksul. Işkın. Parası olmayan, züğürt. Züğürt, kimsesiz. Küçük fıçı. (Kandilli, Güzelyapı, Cihangazi Bilecik). Müflis, fakir.

YATKIN

Bir yana eğilmiş, yatık. Çok durmaktan sağlamlığını yitirmiş, çürük. Bir işte yeteneği, becerisi olan. Benimsemiş, alışmış, eğilimli.

MORLUK

Mor olma durumu. Vurma ve çarpma sonucu vücutta oluşan çürük, morartı.

SAPROFİT

Çürükçül.

FOS

Çürük, temelsiz, boş, kof.

CIDAVI

Aksi, inatçı. Yaramaz, afacan. Derin, işleyen yara, büyük çıban (genellikle at ve eşeklerde görülür). Ezik, çürük. Omuzbaşı, kürek kemiğinin (insan ve hayvanlarda) üstü.

SASI

Küf ve çürük gibi kokan. Tatsız. Kokuşmuş.

BERE

Bir yere çarpma, incitme veya vurma sonucu vücudun herhangi bir yerinde oluşan çürük. Yuvarlak, yassı ve sipersiz başlık. Herhangi bir şeyde görülen ezik, çizik.

BAKILDAK

Fasulye, nohut, bakla, bezelye, mercimek, yulaf, pirinç, susam gibi bitkilerin başakları. Taze fasulye. Harmanda çıkan çürük tane: Bu sene bakıldak çıkmadı. Serçeden büyük, tepeli, eti yenir bir çeşit kuş. Boş meyve kabuğu.

BERTİK

Yara, bere. İncinmiş, burkulmuş. Deride mor leke, çürük.