Kelimeler arşivinde; içinde "çürük" olan, toplam 15 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çürük bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu çürük ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çürük olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KIRMIZIÇÜRÜK
ÇÜRÜKLENMEK, ÇÜRÜKPİSLİK
YEŞİLÇÜRÜK
MAVİÇÜRÜK
ÇÜRÜKÇÜL, ÇÜRÜKLÜK, ÇÜRÜKSÜZ, ÇÜRÜKBAĞ, ÇÜRÜKLER, PÜNÇÜRÜK
ÇÜRÜKLÜ, ÇÜRÜKÇÜ
ÖÇÜRÜK
ÇÜRÜK
ÇÜRÜK
Çürümüş olan. Sakat. Vurma veya sıkıştırma yüzünden vücutta oluşan mor leke. İş göremez, hastalıklı. Sağlam bir temele veya kanıtlara dayanmayan. Sağlam ve dayanıklı olmayan.
YEŞİLÇÜRÜK
Nemli ortamda depo edilen gürgen, meşe, ceviz ve benzerleri ağaçlarda asalak mantarlardan oluşan çürüme.
ÇÜRÜKÇÜ
Müsrif, idaresiz.
ÇÜRÜKBAĞ
İzmir ilinde, Bergama ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
MAVİÇÜRÜK
Çam türü ağaçlarda mantarların sebep olduğu mavi görüntülü çürüme başlangıcı.
ÇÜRÜKLÜK
Çürük olma durumu. Sakıncalı, şüpheli, belirsiz durum. İşe yaramayan maddelerin bırakıldığı yer.
ÖÇÜRÜK
Tarlalara zarar vermemesi için hayvanın üç ayağı bağlanmış durumu.
ÇÜRÜKSÜZ
Çürüğü olmayan.
KIRMIZIÇÜRÜK
Mantarlarca yıkımlanan çam türlerinde oluşan kırmızı görüntülü ağaç hastalığı.
ÇÜRÜKLER
Adana şehrinde, Feke ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
ÇÜRÜKLÜ
Çürüğü olan.
ÇÜRÜKPİSLİK
Kokmuş, bozulmuş yiyecek.
PÜNÇÜRÜK
Çam yaprağı.
ÇÜRÜKÇÜL
Doğal olarak hayvan ve bitki kalıntılarının üzerinde yaşayan ve onların çürümesine yol açan (bitki ve organizmalar), saprofit.
ÇÜRÜKLENMEK
Şüphelenmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇÜRÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CIBIR
Sırsıklam, sulu. Geçim darlığı çeken, yoksul, züğürt. İşsiz, güçsüz. Tüyü dökülmüş. Kel. Tembel. Beceriksiz. Kısa boylu insan. Yaşı büyük, boyu küçük. Cılız, zayıf. Suyun sığ yeri. Küçük tahta fıçı. Ağaçsız ova. Ağaçsız dağ. Tortu. Çıplak. Çürük, ezik meyve. Üzüm posası. Çalı çırpı. Ağaçsız yer. Tüysüz. Parasız, yoksul. Işkın. Parası olmayan, züğürt. Züğürt, kimsesiz. Küçük fıçı. (Kandilli, Güzelyapı, Cihangazi Bilecik). Müflis, fakir.
FOS
Çürük, temelsiz, boş, kof.
CIDAV
Mızıkçılık. Kavga arayan. Derin, işleyen yara, büyük çıban (genellikle at ve eşeklerde görülür). Ezik, çürük. Omuzbaşı, kürek kemiğinin (insan ve hayvanlarda) üstü. Üzeri kapanmış yara. Hayvanın omuz başında semer veya eğer vurmasından hasıl olan yara.
BERTİK
Yara, bere. İncinmiş, burkulmuş. Deride mor leke, çürük.
EZGİN
Paraca durumu bozuk olan (kimse). Üzüntü veren. Çürük, ezik (meyve). Çok cefa görmüş (kimse).
YATKIN
Bir yana eğilmiş, yatık. Çok durmaktan sağlamlığını yitirmiş, çürük. Bir işte yeteneği, becerisi olan. Benimsemiş, alışmış, eğilimli.
CIBRE
Çürük, ezik meyve.
BAKILDAK
Fasulye, nohut, bakla, bezelye, mercimek, yulaf, pirinç, susam gibi bitkilerin başakları. Taze fasulye. Harmanda çıkan çürük tane: Bu sene bakıldak çıkmadı. Serçeden büyük, tepeli, eti yenir bir çeşit kuş. Boş meyve kabuğu.
BEZİME
Mısır, arpa, darı ve buğday unlarından yapılan mayalı, mayasız, yağlı, yağsız, şekerli, şekersiz, ince ve kalın pişirilen saç ekmeği. Pestil, köfter. Vücutta şiş ve kızartılarla beliren bir çeşit deri hastalığı. Yufka. Dörde bükülmüş yufkanın aldığı şekil. Yara, bere. Deride morluk, çürük.
BERE
Bir yere çarpma, incitme veya vurma sonucu vücudun herhangi bir yerinde oluşan çürük. Yuvarlak, yassı ve sipersiz başlık. Herhangi bir şeyde görülen ezik, çizik.
CILG
Sözünün eri olmayan. Bozuk, çürük, kokmuş.
VİŞNEÇÜRÜĞÜ
Çürük vişne rengi. Bu renkte olan.
SAPROFİT
Çürükçül.
BATIL
İnançlar bakımından gerçek olmayan. Geçersiz. Çürük, temelsiz, asılsız. Boş, beyhude.
BÖRT
Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s. Çürük. Yarı kurumuş meyve, zerdali. Yarı hazırlanmış pekmez.
CIDAVI
Aksi, inatçı. Yaramaz, afacan. Derin, işleyen yara, büyük çıban (genellikle at ve eşeklerde görülür). Ezik, çürük. Omuzbaşı, kürek kemiğinin (insan ve hayvanlarda) üstü.
SASI
Küf ve çürük gibi kokan. Tatsız. Kokuşmuş.
DAYAMAK
Yaslamak. Bir yerden, bir kimseden yararlanmak, güç almak. Korkutmak için hızla, öfkeyle yaklaştırmak, uzatmak. Kalitesiz, kötü veya çürük bir malı, gizlice iyi olanların arasına katıp müşteriye satmak. Kapı veya pencereyi ardına kadar açmak. Varmak, ulaşmak. Vakit geçirmeden, bekletmeden vermek.
AMANAT
Eğreti, çürük, yıkılacak halde: Amanatmış, değmeden yıkıldı. Dülger, marangoz, demirci ve çiftçilerin kullandıkları testere, keser, balta, saban demiri, çizek gibi aygıtlar. Emanet. Emanet, bk. amanet. Emanet, bk. amanat.
MORLUK
Mor olma durumu. Vurma ve çarpma sonucu vücutta oluşan çürük, morartı.