ÇÖME ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "çöme" olan, toplam 24 adet kelime bulunmaktadır. çöme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu çöme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çöme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

ÇÖMELEBİLMEK, ÇÖMELİVERMEK

11 harfli kelimeler

ÇÖMELEBİLME, ÇÖMELTİLMEK, ÇÖMELİVERME

10 harfli kelimeler

ÇÖMELTİLME

9 harfli kelimeler

ÇÖMELTMEK, ÇÖMELEMEK, ÇÖMELMEYH

8 harfli kelimeler

ÇÖMEZLİK, ÇÖMEŞMEK, ÇÖMELTME, ÇÖMELMEK

7 harfli kelimeler

ÇÖMELME, ÇÖMELTİ, ÇÖMELİŞ, ÇÖMELEZ, ÇÖMELEN, ÇÖMELEK, ÇÖMEDAN

5 harfli kelimeler

ÇÖMEN, ÇÖMEK, ÇÖMEZ

4 harfli kelimeler

ÇÖME

Bazı kelimelerin anlamları

ÇÖME

Sabana bulaşan toprakları temizlemek için uzun sopanın arka kısmına takılan demir kazıyacak. Köy evlerinin salonu.

ÇÖMEZLİK

Çömez olma durumu. Birinin sözünden çıkmama, davranışlarına uyma durumu. Müderrisin yanında öğrencilik etme.

ÇÖMELİVERME

Çömelivermek işi.

ÇÖMELTİ

Tarlada yığınların yanına yapılan küçük küme. Tarla bekçisinin durak ve gözetleme yeri.

ÇÖMELMEYH

Ayaklar üzerine oturmak, çömelmek.

ÇÖMELTMEK

Çömelme işini yaptırmak.

ÇÖMELİVERMEK

Çabucak veya ansızın çömelmek.

ÇÖMELTİLME

Çömeltilmek işi.

ÇÖMELEBİLME

Çömelebilmek işi.

ÇÖMELEBİLMEK

Çömelme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇÖMELMEK

Dizlerini bükerek topukları üzerine oturmak.

ÇÖMEŞMEK

Ayaklar üzerine oturmak, çömelmek. Çömelmek.

ÇÖMELTME

Çömeltmek işi.

ÇÖMELME

Çömelmek işi.

ÇÖMELEMEK

Dokunacak ipliği ıslatarak doğup sıkmak.

ÇÖMELTİLMEK

Çömelmesi sağlanmak.

  -   -   -  

Anlamında ÇÖME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇÖME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇOMMAK

Biriktirmek, toplamak, yanyana getirmek. Çömelmek.

ÇÖMBELMEK

Ayaklar üzerine oturmak, çömelmek.

ÇÖMÜDMEK

Ayaklar üzerine oturmak, çömelmek.

ÇÖMMEK

Çömelmek.

ÇÖMÜTMEK

Ayaklar üzerine oturmak, çömelmek.

ÇÖĞTERMEK

Ayaklar üzerine oturmak, çömelmek.

ÇÖMELİŞ

Çömelme işi.

BEBİRLENMEK

Faydalanmak, birisinin sırtından geçinmek. Geçimini sağlamak, geçinip gitmek: Ahmet şundan bundan aldığı para ile bebirleniyor. Böbürlenmek, gururlanmak. Mırıldanmak: Ne bebirlenip durursun?. Doyar gibi olmak: Karnım yenice bebirlendi. Gelişigüzel yere çömelmek, oturmak: Ne bebirlenip oturuyorsun, işin yok mu?.

ÇÖMEK

Yeni yürümeye başlayan çocuk bir kaç saniye ayakta durmak, tay durmak. Sabana bulaşan toprakları temizlemek için uzun sopanın arka kısmına takılan demir kazıyacak. Kulübe. Ayaklar üzerine oturmak, çömelmek.

BEBÜRLENMEK

Faydalanmak, birisinin sırtından geçinmek. Böbürlenmek, gururlanmak. Gelişigüzel yere çömelmek, oturmak.

ÇÖKMEK

Bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak. Şakak, avurt vb. içeri doğru girmek, çukurlaşmak. Çömelmek. Basmak, yayılmak. Oturmak, birdenbire oturmak. Yoğun bir biçimde duymak. Son bulmak, yıkılıp dağılmak. Sarsılıp dinçliğini yitirmek. Deve, sığır vb. olduğu yere oturmak. Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak. Sis, duman vb. inerek kaplamak. Tortu dibe inmek.

ÇÖREKLENMEK

Yılan halka durumunda kıvrılıp toplanmak. Bir yerde, orada yaşayanları rahatsız etme pahasına sürekli kalmak, yerleşmek. Çökmek, çömelmek. Rahat bir biçimde yayılıp oturmak. Bir duyguyu güçlü ve sürekli olarak duymak.

DOMALMAK

Dizler bükük, baş ileride, çömelmiş bir durum almak.

ÇOÇETMEK

Çocuk emeklemek, sürünmek, yürümeğe çabalamak. Çocuk çömelmek. Oturmak.

APIŞMAK

Hayvan yorgunluktan bacaklarını birbirinden ayırarak çöküvermek. Ne yapacağını kestirememek, şaşırmak. Oturmak, bacakları ayırarak çömelmek.

CÖMÜTMEK

Ayaklar üzerine oturmak, çömelmek.

ÇİNCİK

Camdan ve porselenden yapılmış şey. Çömelme.

ÇONMAK

Toplanmak, birikmek, üşüşmek, kalabalık etmek. Çömelmek. Ateşte ısınmak. Kakmak, vurmak. (Isınmak için) çömelmek, oturmak.

BÜVENMEK

Eğilmek, çömelmek: Büvendim de doya doya bir su içtim. Kesilmek, tutulmak: Suyun önünü büvemişler.

ÇÖKÜŞ

Çökme işi. Çömelip yere oturuş. Devletlerin veya uygarlıkların son bulması, mahvolması, inhitat, dekadans. Yıkılma.