Kelimeler arşivi içinde; başında "çökü" olan, toplam 22 adet kelime bulunmaktadır. çökü ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu çökü ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çökü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇÖKÜNDÜRÜK, ÇÖKÜVERMEK
ÇÖKÜVERME
ÇÖKÜKLÜK, ÇÖKÜTMEK, ÇÖKÜŞMEK, ÇÖKÜRTME, ÇÖKÜNDÜR
ÇÖKÜKDA, ÇÖKÜŞME, ÇÖKÜRCE, ÇÖKÜNTÜ, ÇÖKÜMEK, ÇÖKÜLÜK, ÇÖKÜLEG, ÇÖKÜLCE
ÇÖKÜR, ÇÖKÜM, ÇÖKÜŞ, ÇÖKÜK, ÇÖKÜÇ
ÇÖKÜ
ÇÖKÜ
Kadınların başlarına bağladıkları başörtüsü.
ÇÖKÜLEG
Yağı alınmış süt veya yoğurdun kaynatılmasıyla yapılan bir çeşit peynir, ekşimik.
ÇÖKÜRCE
Çiğdem otu.
ÇÖKÜKDA
Çökükteki, çukurdaki.
ÇÖKÜRTME
Bir çeşit balık ağı.
ÇÖKÜVERMEK
Ansızın çökmek.
ÇÖKÜKLÜK
Çökük olma durumu.
ÇÖKÜŞMEK
Bir şeyin başına çöküp toplanmak.
ÇÖKÜNTÜ
Çökme. Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması vb. sebeplerle ortaya çıkan ekonomik durum, bunalım, kriz, depresyon. Jeolojik bir olay sonunda oluşan toprak çöküklüğü. Çöken şeylerin kalıntısı, enkaz. Suyun dibine çöken şeyler.
ÇÖKÜŞME
Çöküşmek işi.
ÇÖKÜNDÜRÜK
Tortu.
ÇÖKÜLÜK
Ayranın kaynatılmasıyla elde edilen katıca yiyecek.
ÇÖKÜTMEK
Korkudan kaçmak.
ÇÖKÜNDÜR
Pancar.
ÇÖKÜVERME
Çöküvermek işi.
ÇÖKÜMEK
Koşmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇÖKÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İNKIRAZ
Batma, dağılma, çöküş, yok olma, son bulma.
KAŞEKSİ
Kötü beslenme, süreğen veya kötücül bir hastalığın seyri sırasında oluşan ileri derecede zayıflık, bitkinlik ve çöküntü durumu.
BELLEZ
Beli çökük hayvan.
KRİZ
Bir organda birdenbire ortaya çıkan fizyolojik bozukluk, akse. Bir kimsenin yaşamında görülen ruhsal bunalım. Çöküntü. Bir ülkede veya ülkeler arasında, toplumun veya bir kuruluşun yaşamında görülen güç dönem, bunalım, buhran. Bir şeyin çok kıt bulunması durumu. Bir şeye duyulan ani ve aşırı istek.
COGNIK
Burnu çökük olan kişi.
DAĞILIŞ
Dağılma işi. Yıkılış, çöküş.
IHMAK
Deve çöküp oturmak.
BUNALIM
Doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz. Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran, kriz. Uyaranlara karşı duyarlığın, iş yapabilme gücünün, kendine güvenin azalarak karamsarlığın, umutsuzluğun güçlenmesiyle ortaya çıkan ruhsal bozukluk, ruhsal çöküntü, depresyon. Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire ortaya çıkan fizyolojik değişiklik, kriz. Çöküntü.
MUZMAHİL
Çökmüş, çöküntüye uğramış.
APIŞMAK
Hayvan yorgunluktan bacaklarını birbirinden ayırarak çöküvermek. Ne yapacağını kestirememek, şaşırmak. Oturmak, bacakları ayırarak çömelmek.
ALÇALMA
Alçalmak işi, inme. Gelgitte denizin alçalması, cezir. Düşkünlük, zül, mezellet. Toprağın çöküp oturması.
ENKAZ
Yıkıntı, döküntü, çöküntü.
GRABEN
Çöküntü hendeği.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
DEPRESYON
Bunalım. Çöküntü.
ARTIKKİL
Kireçtaşlarının erimeleri ve kalsiyum karbonatın sularla taşınması sonunda, bileşimindeki kilin çöküp birikmesiyle oluşan bir tür kırmızı toprak.
BIRTNAZ
Çökük burunlu.
İNİŞ
İnme işi. Araçlı jimnastikte, atlayarak veya hızlanarak araçtan ayrılma durumu. Gerileyiş, çöküş. Yukarıdan aşağıya gittikçe alçalan eğimli yer, yokuş karşıtı.
MELES
Beli çökük at.
BICILĞAN
Birikinti, çöküntü: Küpün dibi bıcılğan bağlamış. Kadınların meme uçlarında, çocukların ayaklarında, hayvanların ayak parmaklarıyla bileklerinde ter, pislik, çamur v.s. sebeplerden ileri gelen sulu yara.