Kelimeler arşivi içinde; sonunda "çiy" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu çiy ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında çiy olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde çiy olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÇİY
Havada buğu durumundayken akşamın ve gecenin serinliğiyle yerde veya bitkilerde toplanan küçük su damlaları, şebnem, jale.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇİY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇAKALYOLU
Keçiyolu, dar yol.
CİLBİR
Yoğurtlu yumurta. Makarna ve erişteden yapılan sulu yemek. İnce, dar, taşlı yol, patika. Pide üzerine domates ve kıyma kavurması dökülerek yapılan yemek. Saçta pişirilmiş kalınca pide. Undan yapılan yemek. Kalemlerin ucunu korumak için takılan kap. Çapak. Yular. Keçiyolu, patika. Kaynamış suya yumurta kırılarak yapılan bir çeşit yemek. Suda kaynamış yumurta. (Akbaş, Garibçe, Kadıobası Güdül Ankara). Üzerine yoğurt dökülen yağda kızarmış yumurta. (Ilıca Ayaş Ankara; Yenikent Aksaray Niğde). Suyu bol yemek. (Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kızılağaç Saimbeyli Adana).
CİYER
Ciğer. Ciğer, karşılığı cier, çiyar.
TİLKİKUYRUĞU
Hoşkuran. Uzun salkımlı bir çeşit üzüm. Yağlı güreşte oturak kündesine geçen üstteki güreşçiye, alttakinin elini geri uzatarak çenesinden veya gırtlağından çekmesi.
AKBACAK
Bembeyaz, çok beyaz, tertemiz. Çiy olarak yenilen bir ot. İyi cins bamya tohumu.
İŞÇİLİK
İşçinin yaptığı iş. İşçi emeği, yapılış, işleme niteliği. Yaptığı iş karşılığı işçiye verilen ücret.
ÇALIN
Çakmak. Ateş çakmağı. Çiy, kırağı.
BAĞSIRA
Sisli havalarda yapraklar üzerinde beliren ıslaklık, çiğ. Çiğin bağlarda yaptığı hastalık. Bostan yapraklarını ve ekinleri yakan, kavun ve karpuzu bozan hastalık. Çiy.
CUŞ
Keçiyi kovalama ünlemi.
CIZGA
Ağustos böceği. Keçiyolu. Domuz yavrusu. Küçük, çizgi gibi.
BAŞAK
Arpa, buğday, yulaf ve benzerleri ekinlerin tanelerini taşıyan kılçıklı başı. Tarlalarda, bağlarda dökülmüş veya tek tük kalmış olan ürün. Zodyak üzerinde Aslan ile Terazi arasında bulunan takımyıldızın adı. Merdiven, el merdiveni, merdiven basamağı, iskele. Tahıl ve meyveleri devşirdikten sonra geriye kalan döküntüler: Zavallı ihtiyar kadın, ömrünü başak toplamakla geçirir. Sigara izmariti: Tütün alacak parası yok ki başak toplayıp içiyor. Ana eksen üzerindeki çiçekleri sapsız olan çiçek durumu. Spika. Mahsûl devşirildikten sonra dal ve sap üzerinde kalmış olan artıklar. Demren, okun ucundaki sivri demir. İstanbul şehri, Karacaköy bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Malatya ilinde, Hasançelebi bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Mardin kenti, Kızıltepe belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Şırnak şehri, Silopi ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bir takımyıldızın ve bir burcun adı; Başak takımyıldızı, Başak burcu.
FAYRAP
Bir istim kazanının, istim oluşturacak biçimdeki yanar durumu. Herhangi bir şeyi ya da işi hızlandırma. Kapı, pencere, giysi vb.ni açma, çıkarma. Gemilerde ateşçiye ateşi harlandırmak için verilen komut.
DAVAR
Koyun ve keçiye verilen ortak ad. Koyun ya da keçi sürüsü.
ŞEBNEM
Çiy.
JALE
Çiy.
KÜÇÜKBAŞ
Kasaplık hayvanlardan koyun ve keçiye verilen ortak ad.
ALTBAŞ
Sonuç, geri, aşağı taraf: Tarlanın altbaşından sürü geçiyor. Velhasıl, sonunda. Alt yan, son.
CILĞA
Bulanık akan su, sel. İnce, dar, keçi yolu. Küçük pulluk. Filiz, taze dal. İnce yol; keçiyolu. Tunceli şehri, Çiçekli nahiyesine bağlı bir bölge.
TUTUCU
Mevcut toplumsal düzeni, düşünceleri ve kurumları değiştirmeden olduğu gibi korumak isteyen (kimse), muhafazakâr, konservatör. Durmalı çıkışlarda, bisikletçiye yardım eden kişi.
ÇİYLEME
Çiylemek işi.