ÇİNE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "çine" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. çine ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu çine ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çine olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

ÇİNERTMEK

8 harfli kelimeler

ÇİNEBAŞI, ÇİNERMEK

7 harfli kelimeler

ÇİNEDER, ÇİNEDİR, ÇİNEĞİR, ÇİNEKER, ÇİNEKOP, ÇİNEMEK, ÇİNETER

6 harfli kelimeler

ÇİNERK, ÇİNEYA

5 harfli kelimeler

ÇİNEK, ÇİNEL, ÇİNER

4 harfli kelimeler

ÇİNE

Bazı kelimelerin anlamları

ÇİNE

Aydın iline bağlı ilçelerden biri.

ÇİNEKOP

Lüfer balığının küçüğü (Temnodon altator).. Kemikli balıklar (Teleostei) takımının, hanigiller (Serranidae) familyasından lüferin orta boylu olanlarına verilen özel bir ad. Lüfer. Lüferin orta boylu olanlarına verilen özel bir ad.

ÇİNEK

Basılmış, ezilmiş.

ÇİNER

İri gözlü kalbur. Nefret etme (hk.). Hububat eleği. Doğru, dürüst, namuslu kimse.

ÇİNEBAŞI

İri gözlü kalburdan geçen buğday taneleriyle taş toprak karışık olarak harmanda kalan küçük yığın.

ÇİNEL

Doğru el, dürüst, namuslu.

ÇİNEĞİR

İri gözlü kalbur.

ÇİNERTMEK

Parlamak, ışıldamak.

ÇİNEKER

Çıralı çam.

ÇİNEMEK

Çiğnemek.

ÇİNERMEK

Parlamak, ışıldamak: Garanlıkta gözleri çinermiye başladı.

ÇİNEDER

İri gözlü kalbur.

ÇİNETER

İri gözlü kalbur.

ÇİNEYA

Kuş ve kümes hayvanlarının gübresi.

ÇİNEDİR

İri gözlü kalbur. Tahıl elemekte kullanılan kalbur, kaba elek.

ÇİNERK

Doğru yolda kullanılan güç.

  -   -   -  

Anlamında ÇİNE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇİNE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKBABAGİLLER

Gündüz yırtıcıları alt takımının, kanatları geniş ve büyük olan, iyi uçan büyük kuşları içine alan bir familyası.

ASKINTI

Başkalarının sırtından geçinen (kimse). Karşı cinsi rahatsız eden (kimse).

ANZAROT

Sıcak ülkelerde yetişen bodur bir ağaç (Sarcocolla). Alkollü içecek. Bu ağacın yara tedavisinde kullanılan reçinesi.

AKAMBER

Özellikle amber balığının bağırsaklarından çıkarılan, kül renginde, yapışkan, bükülgen ve misk gibi kokusu olan bir taş. Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaçtan elde edilen katı, güzel kokulu reçine.

AKLIEVVEL

Akıllı geçinen. Densiz, münasebetsiz, sağduyu sahibi olmayan.

AĞCI

Ağ ile balık tutarak geçinen kimse.

ARAYICI

Bir şeyi aramayı iş edinen kimse. İstenilen yıldızı teleskobun görüntüsü içine getirebilmek için büyük teleskoplara paralel olarak bağlı, görüş alanı geniş olan küçük teleskop.

ASELBENT

Hekimlikte ve koku yapımında kullanılan aselbent ağacından gövdesi çizilerek elde edilen bir reçine türü.

ANTİTOKSİN

İçine giren toksinleri zararsız duruma getirmek için vücudun çıkardığı madde, antitoksik.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

ARAMİCE

Sami dillerinin batı lehçelerini içine alan ve milattan önceki dönemlerde kullanılmış olan ölü bir dil. Bu dille yazılmış olan.

AKINTI

Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.

AMFİBYUMLAR

Kurbağa ve semenderleri içine alan iki yaşamlı omurgalılar sınıfı.

AKILLI

Gerçeği iyi gören ve ona göre davranan, akil. Uyanık geçinen. Karşısındakini küçümseme amacıyla söylenen bir söz.

AHİLİK

Cömertlik. Kökleri eski Türk törelerine dayanan ve Anadolu'da yüksek bir gelişim gösteren esnaf, zanaatçı, çiftçi vb. bütün çalışma kollarını içine alan ocak.

AKMA

Akmak işi. Reçine, çam sakızı, akındırık.

AĞIZLAŞMAK

İki kan damarı birbiri içine açılmak.

ASALAK

Bir canlıda sürekli veya geçici yaşayarak ona zarar veren başka canlı, parazit. Başkalarının sırtından geçinen (kimse), abacı, ekti, otlakçı, parazit, tufeyli.

AKINDIRIK

Reçine, çam sakızı, akma.

AKILSAL

Düşünceyi ve gerçeği somut değerlerle birbirine bağlayan, hakikati içine alan.