Kelimeler arşivi içinde; başında "çarp" olan, toplam 96 adet kelime bulunmaktadır. çarp ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu çarp ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çarp olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇARPIKLAŞTIRILMAK
ÇARPIKLAŞTIRILMA, ÇARPIŞTIRABİLMEK
ÇARPITILABİLMEK, ÇARPIŞTIRABİLME, ÇARPIKLAŞTIRMAK
ÇARPIŞTIRILMAK, ÇARPITILABİLME, ÇARPTIRABİLMEK, ÇARPIKLAŞTIRMA
ÇARPILABİLMEK, ÇARPITABİLMEK, ÇARPIŞTIRILMA, ÇARPIŞIVERMEK, ÇARPTIRABİLME, ÇARPILIVERMEK, ÇARPIŞABİLMEK
ÇARPILABİLME, ÇARPUŞTURMAK, ÇARPIŞIVERME, ÇARPILIVERME, ÇARPIKLAŞMAK, ÇARPIŞABİLME, ÇARPIŞTIRMAK, ÇARPITABİLME, ÇARPTIRILMAK
ÇARPIŞTIRMA, ÇARPAYAZMAK, ÇARPIKLAŞMA, ÇARPINTISIZ, ÇARPITILMAK, ÇARPINLAMAK, ÇARPIVERMEK, ÇARPABİLMEK, ÇARPTIRILMA, ÇARPIŞILMAK
ÇARPINTILI, ÇARPABİLME, ÇARPIŞILMA, ÇARPTIRMAK, ÇARPMATELİ, ÇARPLAŞMAK, ÇARPIVERME, ÇARPITILMA, ÇARPITILIŞ, ÇARPAYAZMA, ÇARPICILIK, ÇARPANLAMA, ÇARPILAMAK, ÇARPALAMAH, ÇARPALAMAK
ÇARPINMAK, ÇARPITMAK, ÇARPIKLIK, ÇARPIŞMAK, ÇARPİNMAK, ÇARPMASIZ, ÇARPTIRIŞ, ÇARPILMAK, ÇARPTIRMA
ÇARPMALI, ÇARPANAK, ÇARPACAK, ÇARPUHLU, ÇARPITMA, ÇARPITIŞ, ÇARPINTI, ÇARPAŞIH, ÇARPAŞIK, ÇARPAŞUH, ÇARPILMA, ÇARPILIŞ, ÇARPINMA, ÇARPIKÇA, ÇARPILAN, ÇARPIŞIK, ÇARPIŞMA, ÇARPILIM
ÇARPALA, ÇARPILI, ÇARPMAK, ÇARPANA, ÇARPICI
ÇARPIM, ÇARPIŞ, ÇARPUH, ÇARPUK, ÇARPAZ, ÇARPAG, ÇARPAN, ÇARPMA, ÇARPLI, ÇARPİK, ÇARPIK
ÇARPI
ÇARP
ÇARP
Gelişi güzel çizilmiş, eğri.
ÇARPTIRABİLMEK
Çarptırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇARPITABİLMEK
Çarpıtma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇARPIŞTIRILMAK
Çarpışmaları sağlanmak.
ÇARPIŞIVERMEK
Ansızın çarpışmak.
ÇARPITILABİLMEK
Çarpıtılma olasılığı bulunmak.
ÇARPIŞTIRILMA
Çarpıştırılmak işi.
ÇARPILABİLMEK
Çarpılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇARPIŞTIRABİLME
Çarpıştırabilmek işi.
ÇARPITILABİLME
Çarpıtılabilmek işi.
ÇARPTIRABİLME
Çarptırabilmek işi.
ÇARPIKLAŞTIRMA
Çarpıklaştırmak işi.
ÇARPIKLAŞTIRILMA
Çarpıklaştırılmak işi.
ÇARPIKLAŞTIRMAK
Çarpık duruma getirmek.
ÇARPIŞTIRABİLMEK
Çarpıştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇARPIKLAŞTIRILMAK
Çarpık duruma getirilmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇARP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CELLAT
Ölüm cezasına çarptırılanları öldürmekle görevli olan kimse. Acımasız, katı yürekli, kolaylıkla suç işleyen, zalim.
CEZALANDIRILMAK
Cezaya çarptırılmak, ceza verilmek, tecziye edilmek.
BERE
Bir yere çarpma, incitme veya vurma sonucu vücudun herhangi bir yerinde oluşan çürük. Yuvarlak, yassı ve sipersiz başlık. Herhangi bir şeyde görülen ezik, çizik.
AKSETMEK
Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek. Evirmek, tersine çevirmek. Bir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak. Ulaşmak, yayılmak, duyulmak.
ANATOMİ
İnsan, hayvan ve bitkilerin yapısını ve organlarının birbiriyle olan ilgilerini inceleyen bilim, teşrih. Beden yapısı, gövde yapısı. Bir şeyin oluşumunda göze çarpan özel yapı.
CENK
Kahramanca mücadele, çarpışma, savaş. Büyük çaba, uğraş, kavga, çekişme.
BARİZ
Açık, göze çarpan, belirgin.
BİNDİRMEK
Bir kimseyi bir şeyin üzerine çıkartmak, oturtmak veya içine yerleştirmek, binmesini sağlamak. Eklemek, katmak. Taşıt, ön tarafından başka bir taşıta çarpmak veya bir yere vurmak.
BASTIBACAK
Bacakları kısa veya çarpık (kimse). Yaramaz, haylaz (çocuk).
BIRAKIŞMAK
Savaşma, çarpışma vb. durumları karşılıklı bırakmak, ateşkes yapmak, mütareke yapmak.
ANIT
Önemli bir olayın veya büyük bir kişinin gelecek kuşaklarca tarih boyunca anılması için yapılan, göze çarpacak büyüklükte, sembol niteliğinde yapı, abide. Önemi ve değeri çok olan eser veya kişi.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.
ATIŞ
Atma işi. Kalp ya da nabzın vuruşu, çarpışı.
BORDALAMAK
İki deniz taşıtı birbirine yanaşmak. İki deniz taşıtı birbirine çarpmak.
BARSAM
Yüzgeçleri dikenli ve zehirli bir tür çarpan balığı (Trachinus vipera).
BELİRGİN
Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
BÜSTİYER
Bayanların ceket vb. kıyafetlerinin içinde kullanılan çarpıcı, göz alıcı, işlemeli kumaştan yapılmış askılı veya askısız üstlük.
AYRIK
Ayrılmış. Ayrık otu. Düzgün ve uygun olmayan, çarpık. Ayrı tutulan, başkalarına benzemeyen, ayrıcalı, müstesna. Kural dışı.