Kelimeler arşivinde; içinde "çarp" olan, toplam 101 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çarp bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu çarp ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çarp olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇARPIKLAŞTIRILMAK
ÇARPIKLAŞTIRILMA, ÇARPIŞTIRABİLMEK
ÇARPIKLAŞTIRMAK, ÇARPIŞTIRABİLME, ÇARPITILABİLMEK
ÇARPIKLAŞTIRMA, ÇARPIŞTIRILMAK, ÇARPITILABİLME, ÇARPTIRABİLMEK
ÇARPILABİLMEK, ÇARPILIVERMEK, ÇARPIŞABİLMEK, ÇARPIŞIVERMEK, ÇARPIŞTIRILMA, ÇARPITABİLMEK, ÇARPTIRABİLME
ÇARPIKLAŞMAK, ÇARPIŞTIRMAK, ÇARPILABİLME, ÇARPILIVERME, ÇARPIŞABİLME, ÇARPIŞIVERME, ÇARPITABİLME, ÇARPTIRILMAK, ÇARPUŞTURMAK, SAKALAÇARPAN
ÇARPIKLAŞMA, ÇARPINTISIZ, ÇARPIŞILMAK, ÇARPIŞTIRMA, ÇARPITILMAK, ÇARPABİLMEK, ÇARPAYAZMAK, ÇARPINLAMAK, ÇARPIVERMEK, ÇARPTIRILMA
ÇARPICILIK, ÇARPINTILI, ÇARPTIRMAK, ÇARPABİLME, ÇARPALAMAH, ÇARPALAMAK, ÇARPANLAMA, ÇARPAYAZMA, ÇARPILAMAK, ÇARPIŞILMA, ÇARPITILIŞ, ÇARPITILMA, ÇARPIVERME, ÇARPLAŞMAK, ÇARPMATELİ
ÇARPIKLIK, ÇARPILMAK, ÇARPINMAK, ÇARPIŞMAK, ÇARPITMAK, ÇARPMASIZ, ÇARPTIRIŞ, ÇARPTIRMA, ALAÇARPAH, ALAÇARPAK, ALAÇARPAZ, ÇARPİNMAK, KILIÇARPA
ÇARPIKÇA, ÇARPILAN, ÇARPILIŞ, ÇARPILMA, ÇARPINMA, ÇARPINTI, ÇARPIŞMA, ÇARPITMA, ÇARPMALI, ÇARPACAK, ÇARPANAK, ÇARPAŞIH, ÇARPAŞIK, ÇARPAŞUH, ÇARPILIM, ÇARPIŞIK, ÇARPITIŞ, ÇARPUHLU
ÇARPICI, ÇARPILI, ÇARPMAK, ÇARPALA, ÇARPANA
ÇARPAN, ÇARPIK, ÇARPIM, ÇARPIŞ, ÇARPMA, ÇARPAG, ÇARPAZ, ÇARPİK, ÇARPLI, ÇARPUH, ÇARPUK
ÇARPI
ÇARP
ÇARP
Gelişi güzel çizilmiş, eğri.
ÇARPILABİLMEK
Çarpılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇARPIŞIVERMEK
Ansızın çarpışmak.
ÇARPIKLAŞTIRMAK
Çarpık duruma getirmek.
ÇARPIŞTIRABİLME
Çarpıştırabilmek işi.
ÇARPIKLAŞTIRILMAK
Çarpık duruma getirilmek.
ÇARPIŞTIRILMAK
Çarpışmaları sağlanmak.
ÇARPITILABİLME
Çarpıtılabilmek işi.
ÇARPIKLAŞTIRMA
Çarpıklaştırmak işi.
ÇARPIŞABİLMEK
Çarpışma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇARPIŞTIRABİLMEK
Çarpıştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇARPIKLAŞTIRILMA
Çarpıklaştırılmak işi.
ÇARPITILABİLMEK
Çarpıtılma olasılığı bulunmak.
ÇARPIŞTIRILMA
Çarpıştırılmak işi.
ÇARPILIVERMEK
Çabucak çarpılmak.
ÇARPTIRABİLMEK
Çarptırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇARP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BASTIBACAK
Bacakları kısa veya çarpık (kimse). Yaramaz, haylaz (çocuk).
BORDALAMAK
İki deniz taşıtı birbirine yanaşmak. İki deniz taşıtı birbirine çarpmak.
ATIŞ
Atma işi. Kalp ya da nabzın vuruşu, çarpışı.
BARİZ
Açık, göze çarpan, belirgin.
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.
CENK
Kahramanca mücadele, çarpışma, savaş. Büyük çaba, uğraş, kavga, çekişme.
BERE
Bir yere çarpma, incitme veya vurma sonucu vücudun herhangi bir yerinde oluşan çürük. Yuvarlak, yassı ve sipersiz başlık. Herhangi bir şeyde görülen ezik, çizik.
BIRAKIŞMAK
Savaşma, çarpışma vb. durumları karşılıklı bırakmak, ateşkes yapmak, mütareke yapmak.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
ANATOMİ
İnsan, hayvan ve bitkilerin yapısını ve organlarının birbiriyle olan ilgilerini inceleyen bilim, teşrih. Beden yapısı, gövde yapısı. Bir şeyin oluşumunda göze çarpan özel yapı.
BELİRGİN
Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.
AKSETMEK
Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek. Evirmek, tersine çevirmek. Bir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak. Ulaşmak, yayılmak, duyulmak.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
CEZALANDIRILMAK
Cezaya çarptırılmak, ceza verilmek, tecziye edilmek.
ANIT
Önemli bir olayın veya büyük bir kişinin gelecek kuşaklarca tarih boyunca anılması için yapılan, göze çarpacak büyüklükte, sembol niteliğinde yapı, abide. Önemi ve değeri çok olan eser veya kişi.
CELLAT
Ölüm cezasına çarptırılanları öldürmekle görevli olan kimse. Acımasız, katı yürekli, kolaylıkla suç işleyen, zalim.
BÜSTİYER
Bayanların ceket vb. kıyafetlerinin içinde kullanılan çarpıcı, göz alıcı, işlemeli kumaştan yapılmış askılı veya askısız üstlük.
BİNDİRMEK
Bir kimseyi bir şeyin üzerine çıkartmak, oturtmak veya içine yerleştirmek, binmesini sağlamak. Eklemek, katmak. Taşıt, ön tarafından başka bir taşıta çarpmak veya bir yere vurmak.
BARSAM
Yüzgeçleri dikenli ve zehirli bir tür çarpan balığı (Trachinus vipera).
AYRIK
Ayrılmış. Ayrık otu. Düzgün ve uygun olmayan, çarpık. Ayrı tutulan, başkalarına benzemeyen, ayrıcalı, müstesna. Kural dışı.