İçinde ÇARP geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "çarp" olan, toplam 101 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çarp bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu çarp ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çarp olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

ÇARPIKLAŞTIRILMAK

16 harfli kelimeler

ÇARPIKLAŞTIRILMA, ÇARPIŞTIRABİLMEK

15 harfli kelimeler

ÇARPIKLAŞTIRMAK, ÇARPIŞTIRABİLME, ÇARPITILABİLMEK

14 harfli kelimeler

ÇARPIKLAŞTIRMA, ÇARPIŞTIRILMAK, ÇARPITILABİLME, ÇARPTIRABİLMEK

13 harfli kelimeler

ÇARPILABİLMEK, ÇARPILIVERMEK, ÇARPIŞABİLMEK, ÇARPIŞIVERMEK, ÇARPIŞTIRILMA, ÇARPITABİLMEK, ÇARPTIRABİLME

12 harfli kelimeler

ÇARPIKLAŞMAK, ÇARPIŞTIRMAK, ÇARPILABİLME, ÇARPILIVERME, ÇARPIŞABİLME, ÇARPIŞIVERME, ÇARPITABİLME, ÇARPTIRILMAK, ÇARPUŞTURMAK, SAKALAÇARPAN

11 harfli kelimeler

ÇARPIKLAŞMA, ÇARPINTISIZ, ÇARPIŞILMAK, ÇARPIŞTIRMA, ÇARPITILMAK, ÇARPABİLMEK, ÇARPAYAZMAK, ÇARPINLAMAK, ÇARPIVERMEK, ÇARPTIRILMA

10 harfli kelimeler

ÇARPICILIK, ÇARPINTILI, ÇARPTIRMAK, ÇARPABİLME, ÇARPALAMAH, ÇARPALAMAK, ÇARPANLAMA, ÇARPAYAZMA, ÇARPILAMAK, ÇARPIŞILMA, ÇARPITILIŞ, ÇARPITILMA, ÇARPIVERME, ÇARPLAŞMAK, ÇARPMATELİ

9 harfli kelimeler

ÇARPIKLIK, ÇARPILMAK, ÇARPINMAK, ÇARPIŞMAK, ÇARPITMAK, ÇARPMASIZ, ÇARPTIRIŞ, ÇARPTIRMA, ALAÇARPAH, ALAÇARPAK, ALAÇARPAZ, ÇARPİNMAK, KILIÇARPA

8 harfli kelimeler

ÇARPIKÇA, ÇARPILAN, ÇARPILIŞ, ÇARPILMA, ÇARPINMA, ÇARPINTI, ÇARPIŞMA, ÇARPITMA, ÇARPMALI, ÇARPACAK, ÇARPANAK, ÇARPAŞIH, ÇARPAŞIK, ÇARPAŞUH, ÇARPILIM, ÇARPIŞIK, ÇARPITIŞ, ÇARPUHLU

7 harfli kelimeler

ÇARPICI, ÇARPILI, ÇARPMAK, ÇARPALA, ÇARPANA

6 harfli kelimeler

ÇARPAN, ÇARPIK, ÇARPIM, ÇARPIŞ, ÇARPMA, ÇARPAG, ÇARPAZ, ÇARPİK, ÇARPLI, ÇARPUH, ÇARPUK

5 harfli kelimeler

ÇARPI

4 harfli kelimeler

ÇARP

Bazı kelimelerin anlamları

ÇARP

Gelişi güzel çizilmiş, eğri.

ÇARPILABİLMEK

Çarpılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇARPIŞIVERMEK

Ansızın çarpışmak.

ÇARPIKLAŞTIRMAK

Çarpık duruma getirmek.

ÇARPIŞTIRABİLME

Çarpıştırabilmek işi.

ÇARPIKLAŞTIRILMAK

Çarpık duruma getirilmek.

ÇARPIŞTIRILMAK

Çarpışmaları sağlanmak.

ÇARPITILABİLME

Çarpıtılabilmek işi.

ÇARPIKLAŞTIRMA

Çarpıklaştırmak işi.

ÇARPIŞABİLMEK

Çarpışma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇARPIŞTIRABİLMEK

Çarpıştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇARPIKLAŞTIRILMA

Çarpıklaştırılmak işi.

ÇARPITILABİLMEK

Çarpıtılma olasılığı bulunmak.

ÇARPIŞTIRILMA

Çarpıştırılmak işi.

ÇARPILIVERMEK

Çabucak çarpılmak.

ÇARPTIRABİLMEK

Çarptırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında ÇARP bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇARP geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BASTIBACAK

Bacakları kısa veya çarpık (kimse). Yaramaz, haylaz (çocuk).

BORDALAMAK

İki deniz taşıtı birbirine yanaşmak. İki deniz taşıtı birbirine çarpmak.

ATIŞ

Atma işi. Kalp ya da nabzın vuruşu, çarpışı.

BARİZ

Açık, göze çarpan, belirgin.

ATMAK

Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.

CENK

Kahramanca mücadele, çarpışma, savaş. Büyük çaba, uğraş, kavga, çekişme.

BERE

Bir yere çarpma, incitme veya vurma sonucu vücudun herhangi bir yerinde oluşan çürük. Yuvarlak, yassı ve sipersiz başlık. Herhangi bir şeyde görülen ezik, çizik.

BIRAKIŞMAK

Savaşma, çarpışma vb. durumları karşılıklı bırakmak, ateşkes yapmak, mütareke yapmak.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

ANATOMİ

İnsan, hayvan ve bitkilerin yapısını ve organlarının birbiriyle olan ilgilerini inceleyen bilim, teşrih. Beden yapısı, gövde yapısı. Bir şeyin oluşumunda göze çarpan özel yapı.

BELİRGİN

Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.

AKSETMEK

Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek. Evirmek, tersine çevirmek. Bir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak. Ulaşmak, yayılmak, duyulmak.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

CEZALANDIRILMAK

Cezaya çarptırılmak, ceza verilmek, tecziye edilmek.

ANIT

Önemli bir olayın veya büyük bir kişinin gelecek kuşaklarca tarih boyunca anılması için yapılan, göze çarpacak büyüklükte, sembol niteliğinde yapı, abide. Önemi ve değeri çok olan eser veya kişi.

CELLAT

Ölüm cezasına çarptırılanları öldürmekle görevli olan kimse. Acımasız, katı yürekli, kolaylıkla suç işleyen, zalim.

BÜSTİYER

Bayanların ceket vb. kıyafetlerinin içinde kullanılan çarpıcı, göz alıcı, işlemeli kumaştan yapılmış askılı veya askısız üstlük.

BİNDİRMEK

Bir kimseyi bir şeyin üzerine çıkartmak, oturtmak veya içine yerleştirmek, binmesini sağlamak. Eklemek, katmak. Taşıt, ön tarafından başka bir taşıta çarpmak veya bir yere vurmak.

BARSAM

Yüzgeçleri dikenli ve zehirli bir tür çarpan balığı (Trachinus vipera).

AYRIK

Ayrılmış. Ayrık otu. Düzgün ve uygun olmayan, çarpık. Ayrı tutulan, başkalarına benzemeyen, ayrıcalı, müstesna. Kural dışı.