Kelimeler arşivi içinde; sonunda "zıp" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu zıp ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında zıp olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde zıp olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ZIP
Zıplayan veya birdenbire fırlayan bir şeyin hareketi veya çıkardığı ses.
ZIPZIP
Bilye. Bir yerinden lastik bir bağla asılmış, içi talaş dolu hafif bir top olan çocuk oyuncağı.
ZIMBAZIP
Hıncahınç, ağzına kadar.
Bu bölümde tanımı içerisinde ZIP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ZIPLAMA
Zıplamak işi.
TÜREDİ
Kendisinden umulmayan bir biçimde sivrilmiş ve hakkı olmayan bir duruma gelmiş (kimse), yerden bitme, zıpçıktı. Nereden geldiği, nasıl ortaya çıktığı belirsiz, gerçek bir değeri olmayan.
ZIPLATMA
Zıplatmak işi.
DELİŞMEN
Zıpır. Çılgın, hercai. Güçlü, hareketli, sağlam yapılı.
HOPPALA
Bebeklerin içine konup zıplayarak eğlenmelerini sağlayan yaylı araç. Küçük çocuklar atlarken onları yüreklendirmek için söylenen bir söz. Şaşma ile birlikte kınama anlatan bir söz.
ZIPLATMAK
Zıplama işini yaptırmak, hoplatmak, sıçratmak.
DELİŞMENLİK
Zıpırlık.
ZIPKINLANMA
Zıpkınlanmak işi.
KAFA
İnsan başı, ser. Kavrama ve anlama yeteneği, zekâ, zihin, bellek. Hayvanlarda genellikle ağız, göz, burun, kulak vb. organların bulunduğu vücudun en ön bölümü. Görüş ve inançların etkisi altında beliren düşünme ve yargılama yolu, zihniyet. Çocuk oyunlarında kullanılan zıpzıp taşının veya cevizin büyük boyu. Mekanik bir bütünün parçası.
KAZMA
Kazmak işi. Toprağı kazıp kaldırma, düzeltme vb. işlerde kullanılan ağaç saplı demir araç. Kazılarak yapılmış. Kaba, görgüsüz (kimse).
MADİK
Miskete fiske vurarak oynanan zıpzıp oyunu. Dolap, hile.
EŞELEMEK
Toprak, kül gibi toz durumunda bulunan şeyleri hafifçe kazıp karıştırmak. Dağıtıp karıştırmak. Bir işin, sorunun aslını anlamaya çalışmak, kurcalamak.
KAKIÇ
Balık avında kullanılan, ucu demir kancalı bir tür zıpkın.
ZIPIRLIK
Zıpır olma durumu, delişmenlik, zirzopluk, zırtapozluk.
DELİŞMENCE
Zıpırca.
ZIPKINCILIK
Zıpkıncı olma durumu.
ZIRTAPOZ
Zıpır.
TELHİS
Özet, özetleme, kısaltma. Sadrazamın bir sorunu kendi düşünceleriyle birlikte özet olarak yazıp padişaha sunduğu kâğıt.
BİLYE
Çocukların oynamak için kullandığı taş, maden, toprak, cam vb.nden yapılmış küçük yuvarlak nesne, misket, cıncık, zıpzıp. Motorlu taşıtlarda dönme veya sürtünme etkilerini azaltmak, aşınmayı ve enerji yitimini önlemek için göbeklerdeki yataklara yerleştirilen, çoğunlukla çelikten, küçük yuvarlak.
ZIPKINLAMA
Zıpkınlamak işi.