Sonu ZIMPARA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "zımpara" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu zımpara ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında zımpara olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde zımpara olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ZIMPARA

Çok sert alümin billurları kapsayan ve aşındırıcı olarak kullanılan doğal kaya.

  -   -   -  

Anlamında ZIMPARA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ZIMPARA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KORENDON

Aşındırıcı olarak kullanılan, elmasınkine yakın sertlikte doğal alüminyum oksit (AI2O3). Mineral. (AI2O3; metalimsi olmayan camsı parıltı, renksiz, gri, mavi, kırmızı; çizgi ak; sertlik 9, özgül ağırlık 3.9-4.1; hekzagonal. Zımpara taşının temel mineralidir ve sertliği dolayısıyle metal endüstride bileyici olarak kullanılır. Mavisi: gök yakut, kırmızısı: lal yakut adlı süs taşıdır.).

AŞINDIRICI

Madenleri elektriksel, kimyasal veya mekanik yollarla aşındıran, korozif. Zımpara, elmas tozu gibi, sürtünme yoluyla öğüten, bileyen, temizleyen ya da parlatan özdek. Elmas, silisyum karbür ve zımpara gibi sürtünme ile parlatan, öğüten veya temizleyen madde. Taşlama ve benzeri işlemlerde aşındırmak ereğiyle kullanılan, genellikle oksit ve karbür olan, çok sert özdek.

KAYAKAN

Çinicilikte kullanılan dişli, menmen, zımpara taşı.

BİLEMEK

Kesici aletlerin ağzını çark, zımpara, eğe, bileği taşı vb.nde keskinleştirmek, keskin duruma getirmek, kılağılamak, zağlamak. Güçlendirmek, etkisini artırmak.

ZIMPARALAMA

Zımparalamak işi.

TAŞLAMAK

Taş atmak, taşa tutmak. Bir şeyin içindeki taşları ayıklamak. Taş ve benzerleri nesnelerle kumaşı beyazlatmak veya parlatmak. Metal bir parçayı zımpara ile törpüleyerek yuvasına alıştırmak. Taş döşemek. Üstü kapalı, iğneleyici söz söylemek. 1.Birini kötülemek, arkasından atıp tutmak. 2.Göz koymak, nişan koymak : Ali'nin kızını taşlamaya başlamışlar. 3.Laf atmak. At yürürken tırnağı taşa çarpmak. Gebe hayvan yavrusunu düşürmek.

ZIMPARALANMA

Zımparalanmak işi.

ZIMPARALAMAK

Zımpara kâğıdı sürerek bir şeyin yüzeyindeki pürüzleri yok etmek.

HIPLAMAK

Tahtayı cilalamadan önce camla, zımpara ile düzeltmek.

KOEZİT

Kuvarstan %15 daha yoğun olup, zımpara özelliğinde olan, sentetik kristal silika.

ZIMPARALANMAK

Zımparalama işi yapılmak.

ZIMPARAMSI

Zımparayı andıran, zımparaya benzeyen, zımpara gibi.

CAMTAŞI

Kuvars. Zımpara.