Kelimeler arşivi içinde; sonunda "zift" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu zift ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında zift olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde zift olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ZİFT
Katran ve diğer organik maddelerin buharlaşmasından veya damıtılmasından elde edilen, kolay kırılan, az ısı ile eriyen, katı, siyah, parlak madde, karasakız.
Bu bölümde tanımı içerisinde ZİFT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GARASAKIZ
Katran, zift.
ZİT
Zift.
KARASAKIZ
Zift.
ZİFTLENMEK
Zift sürülmek, ziftle kaplanmak. Yemek. Bir işten kendine yolsuz kazanç sağlamak.
ZİD
Zift.
PEHLBLEND
Mineral. (UO2; zift parıltı,kara, kahverengi kara; çizgi kara kahverengimsi; sertlik 6-7, özgül ağırlık 8-11; kubusal. En önemli uranyum minerali. Kristal biçimi göstermeyen ve formülü UO ye yakın olan tortul çökeleklerine pehblend, kristal biçimi gösterenlere uranitit denir. Çok güçlü radyoaktiftir.).
ZİFLENMEK
Ziftlenmek; zıkkımlanmak.
GIRCALA
Gemicilerin kullandığı iki ile beş mum kalınlığında ziftli ip. İngiliz sicimi.
GARASAHIZ
Katran, zift.
İKTAMMOL
Ziftli şist veya tortulu şistin tahrip edici damıtılması sonucunda ortaya çıkan sülfolanmış yağlı maddenin amonyum tuzları. Suda çözünen, keskin kokusu olan siyah viskoz sıvı. Bakteriostetik merhem.
ZİFTLEME
Ziftlemek işi.
MEÇİK
Davul tokmağı. Davul çalarken tokmakla birlikte kullanılan ince çubuk. Uzun ve geniş sakal. Zift. Davul çalmakta kullanılan küçük çubuk. Av âleti olarak kullanılan ucu topuzlu değnek. Başı topuzlu çomak, davul tokmağı.
TİLİ
1.Çingene. 2.Eski püskü giyinen. 3.Aşırı derecede titiz, temiz. Yakı: Beline zift tilisi vurmuş.
ZİF
Zift.
KALAFAT
Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi. Aşağısı dar, yukarısı geniş bir tür yeniçeri başlığı. Onarma, tamir etme. Osmanlı Devleti'nde vezir veya yüksek mevkide devlet adamlarının giydikleri bir başlık.
SÜREĞEÇ
Çocuğu yürümeye alıştırmaya yarayan, tahtadan yapılmış tekerlekli bir çeşit araba, yürüteç. Harman toplamaya yarayan tahta araç : Süreğeçleri alın da harman toplıyalım. Çarkın urganını yağlamak için kullanılan ziftti bez. Bulaşık bezi, paçavra. Yıkanırken kir çıkarmak için kullanılan örgü ya da bez kese.
ZİFTLEMEK
Zift sürmek, ziftle kaplamak.
ZIHLANMAK
Zıhlamak işi yapılmak. Ziftlenmek (istemeyerek verilen yemek için).
ZİFTLENME
Ziftlenmek işi.