Kelimeler arşivi içinde; başında "zavallı" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. zavallı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu zavallı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde zavallı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ZAVALLI
Acınacak kadar kötü durumda bulunan. Gücü bir şeye yetmeyen, âciz.
ZAVALLILIK
Zavallı olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde ZAVALLI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAŞAK
Arpa, buğday, yulaf ve benzerleri ekinlerin tanelerini taşıyan kılçıklı başı. Tarlalarda, bağlarda dökülmüş veya tek tük kalmış olan ürün. Zodyak üzerinde Aslan ile Terazi arasında bulunan takımyıldızın adı. Merdiven, el merdiveni, merdiven basamağı, iskele. Tahıl ve meyveleri devşirdikten sonra geriye kalan döküntüler: Zavallı ihtiyar kadın, ömrünü başak toplamakla geçirir. Sigara izmariti: Tütün alacak parası yok ki başak toplayıp içiyor. Ana eksen üzerindeki çiçekleri sapsız olan çiçek durumu. Spika. Mahsûl devşirildikten sonra dal ve sap üzerinde kalmış olan artıklar. Demren, okun ucundaki sivri demir. İstanbul şehri, Karacaköy bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Malatya ilinde, Hasançelebi bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Mardin kenti, Kızıltepe belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Şırnak şehri, Silopi ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bir takımyıldızın ve bir burcun adı; Başak takımyıldızı, Başak burcu.
BUNCAĞIZ
Bu kadar, bu kadarcık. Bu zavallı, bu küçücük.
CIRBAĞA
Küçük çocuk. Gelişmemiş, cılız çocuk. Aşağılık. Yaramaz, arsız. Sıska (çocuklar hakkında). Cılız çocuk, zavallı, beceriksiz.
PERİŞAN
Dağınık, düzensiz, karmakarışık. Acınacak durumda olan, zavallı.
NAÇAR
Çaresi olmayan, çaresiz. Zavallı, düşkün.
BEÇARE
Biçare, zavallı.
BUNCIVAZ
Buncağız, zavallıcık, küçük.
ZEBUNKÜŞ
Güçsüze acımayan, zavallıları ezen.
KUTSUZ
Uğursuz, kötü, menhus. Mutsuz, zavallı.
FAKİR
Geçimini güçlükle sağlayan, yoksul, fukara, zengin karşıtı. Kişinin alçak gönüllülük göstermek için kendisine verdiği san. Olması gerekenden az. Zavallı, kimsesiz. Hindistan'da yokluğa, eziyete kendini alıştırmış derviş.
ÇARESİZ
Çaresi bulunmayan, onulmaz. İster istemez. Çıkar yol bulamayan bir biçimde. Çare bulamayan, zavallı (kimse), biçare.
BUNCUCUH
Buncağız, zavallıcık, küçük. Biraz, birazcık. Bunun kadar küçük.
BİÇARELİK
Biçare olma durumu, zavallılık, çaresizlik.
MİSKİN
Çok uyuşuk olan (kimse). Hoş görülemeyecek durumlar karşısında tepki göstermeyen (kimse). Cüzzam hastalığına tutulmuş olan (kimse). Âciz, zavallı.
BEÇARO
Biçare, zavallı.
BEYÇARE
Biçare, zavallı.
MELUL
Üzgün. Boynu bükük, zavallı bir biçimde.
GARİP
Kimsesiz, zavallı. Yabancı, gurbette yaşayan, elgin. Acayip. Dokunaklı, hüzün veren. Şaşılacak bir şey karşısında söylenen söz.
FUKARA
Yoksul, fakir. Zavallı. Derviş.
GARİBAN
Kimsesiz, zavallı, garip.