ZARI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "zarı" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. zarı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu zarı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde zarı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

ZARINCITMAK

10 harfli kelimeler

ZARILANMAK, ZARINCAMAK, ZARINCIMAK

9 harfli kelimeler

ZARILANMA

8 harfli kelimeler

ZARILDAK

7 harfli kelimeler

ZARILIK, ZARIMAK, ZARINCI

4 harfli kelimeler

ZARI

Bazı kelimelerin anlamları

ZARI

Evet, olasılıkla. Her halde, evet öyle.

ZARILIK

Yoksulluk, yoksunluk, güçsüzlük. Dalkavukluk. Düşkünlük, yoksulluk.

ZARIMAK

Yalvarmak.

ZARILDAK

Fırıldak.

ZARINCITMAK

Yalvartmak, ağlatıp sızlatmak.

ZARILANMAK

İçli içli ağlamak.

ZARINCIMAK

Acıdan inlemek, ah vah ederek yaşamak. Zarı zarı ağlayıp inlemek, feryad ü figan etmek, ağlayıp sızlamak, yana yakıla ağlamak.

ZARINCAMAK

Sızlanarak baş ağrıtmak, tedirgin etmek. Acıdan inlemek, ah vah ederek yaşamak.

ZARILANMA

Zarılanmak işi.

ZARINCI

Yatalak hasta. Yanık türkü. Feryat edip inleyen.

  -   -   -  

Anlamında ZARI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ZARI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKSIRIK

Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.

ALACALANMAK

Alaca bir duruma gelmek. Herhangi bir heyecan dolayısıyla benzi kızarıp bozarmak, renkten renge girmek. Eriyen karlar arasından yer yer toprak görünmek.

KAVRAM

Bir nesnenin veya düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımı, mefhum, fehva, konsept, nosyon. Karın zarı, periton. Nesnelerin veya olayların ortak özelliklerini kapsayan ve bir ortak ad altında toplayan genel tasarım, mefhum, konsept, nosyon. Tutam, avuç dolusu.

DOLMEN

İkisi dikili, üçüncüsü de bunların üzerine kapak gibi yatırılmış üç büyük taştan oluşturulmuş Taş Devri mezarı.

FIKRACI

Fıkra anlatan kimse. Köşe yazarı.

İMZALI

İmza edilmiş. Yazarı belirtilmiş. İmza edilmiş olarak.

GÜFTECİ

Söz yazarı.

AHTAPOT

Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus). Genellikle burun zarı üzerinde çıkan bir ur türü, polip.

DÖKÜNTÜ

Dökülmüş, saçılmış şeyler. Değersiz, bayağı, ayaktakımından olan kimse. Kâğıtçılıkta üretimin herhangi bir safhasında ıskartaya çıkan, genellikle tekrar hamur durumuna getirilen, yaş ve kuru biçimleri olan kâğıt veya karton artığı. Bazı hastalıklarda görülen çıban, leke, uçuk, kızarıklık vb. belirti. Deniz yüzüne yakın, üzerinde dalgaların çatladığı kaya kümesi. Parçalanan taşların yamaç aşağı kayması, yuvarlanması, etekte birikmesiyle oluşan yer. İşe yaramayan, değersiz, kötü, berbat. Bir topluluktan geri kalmış kimseler. Bozuntu.

ALINTILAMAK

Bir yazıya başka bir yazarın yazısından cümle veya cümleler almak, alıntı yapmak, aktarmak, iktibas etmek.

HİMEN

Kızlık zarı.

İMZALAMAK

Bir yazı veya belgeye imzasını yazmak, imza atmak. Eserin yazarı, yapımcısı olduğunu imza veya işaretle belirtmek. Bir kimseye, hatıra olarak sunulan esere imza atmak.

BİYOGRAF

Hayat hikâyesi yazarı.

DENEMECİ

Deneme yazarı.

DAMAR

Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal. Mermerde, bazı taşlarda ve tahta kesitlerinde renk ayrılığı gösteren dalgalı çizgi. İçinde ongun besi suyunun dolaştığı odunsu dokudan boru. Başka türden katmanların arasında bulunan sıvı, maden veya mineral katmanı. Böceklerde kanat zarını dik tutmaya yarayan organ. Huy. Soy, yaradılış.

ALINTI

Bir yazıya başka bir yazarın yazısından alınmış parça, aktarma, iktibas. Başka bir dilden alınmış kelime.

ANITKABİR

Atatürk'ün mezarının bulunduğu anıtsal yapı.

BAŞYAZARLIK

Başyazar olma durumu, başmuharrirlik, sermuharrirlik. Başyazarın yaptığı iş, başmuharrirlik, sermuharrirlik.

BALBAL

Eski Türklerde kişinin anılması için mezarının veya bazı kurganların etrafına dikilen taş.

GÜNLÜKÇÜ

Günlük yazarı, günlük tutmuş ve yayımlamış olan kimse.