Kelimeler arşivi içinde; sonunda "zarlık" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu zarlık ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında zarlık olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde zarlık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MASLAHATGÜZARLIK
OKURYAZARLIK
BAŞYAZARLIK
İŞGÜZARLIK
MEZARLIK, NAZARLIK, PAZARLIK, YAZARLIK
ZARLIK
ZARLIK
Ala keçe yapmak için, keçecilerin yünden döktükleri renksiz, ince keçe. Çarşaf için elverişli (kumaş). Çarşafa yetecek kadar.
NAZARLIK
Nazarı etkisiz duruma getirdiğine inanılan kumaş parçası, mavi boncuk, kurşun, dua yazılı kâğıt, muska vb. şeyler.
PAZARLIK
Bir alışverişte tarafların kendileri için en elverişli fiyatı karşısındakine kabul ettirmek amacıyla yaptıkları görüşme. Bazı kolaylıklar elde etmek veya daha iyi bir çözüme varmak amacıyla yapılmış olan görüşme. Özellikle pazar günleri giyilen şık, gösterişli giysi.
OKURYAZARLIK
Okuryazar olma durumu.
İŞGÜZARLIK
İşgüzar olma durumu.
YAZARLIK
Yazar olma durumu. Yazarın yaptığı iş.
MEZARLIK
Mezarların bulunduğu yer, kabristan, gömütlük, sinlik, tahtalıköy, mezaristan, bamyaratlası.
MASLAHATGÜZARLIK
Maslahatgüzar olma durumu, maslahatgüzarın mesleği. Maslahatgüzarın makamı, işgüderlik.
BAŞYAZARLIK
Başyazar olma durumu, başmuharrirlik, sermuharrirlik. Başyazarın yaptığı iş, başmuharrirlik, sermuharrirlik.
Bu bölümde tanımı içerisinde ZARLIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BIRAKMAK
Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Yanına almamak, yanında götürmemek. Koymak. Bıyık ya da sakal uzatmak. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Bakılmak, korunmak için vermek. Kötü bir durumda terk etmek. Ayrılmak, terk etmek. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Saklamak, artırmak. Sarkıtmak. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Boşamak. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Engel olmamak. Unutmak. Sahiplik hakkını başkasına vermek.
MORG
Hastanelerde veya mezarlıklarda ölülerin belirli süre için saklandıkları soğuk ortam. Adliyede kovuşturmayı gerektiren olaylar sonucu veya birdenbire ve şüpheli ölümlerde, ölüm sebebinin ve ölünün kim olduğunun belirlenmesi için ölülerin konulduğu ve incelendiği yer.
İŞGÜDERLİK
Maslahatgüzarlık.
SERMUHARRİRLİK
Başyazarlık.
KATAKOMP
İlk Hristiyanların kayaları oyarak veya yer altını kazarak uzun dehlizler biçiminde yaptıkları, ölülerini gömdükleri veya tapınak olarak kullandıkları mezarlık.
PAZARLIKÇI
Pazarlık yapmayı seven kimse.
KESİM
Kesme işi. Pazarlık, anlaşma. Boy bos, endam. Bölüm, parça, kısım, sektör. Hazineye ait herhangi bir gelirin belli bir bedel karşılığı keseneğe verilmesi, mukataa. Kesme zamanı. İşaretlenmiş belli yer. Bölge. Terzinin belli bir ölçü ve örneğe göre kumaşa biçim verme işi, fason.
PAZARLIKSIZ
Pazarlık yapılmadan.
BAŞMUHARRİRLİK
Başyazarlık.
HAYIRLAŞMAK
Pazarlıkta anlaştıktan sonra birbirlerine hayır dilemek.
MEZARİSTAN
Mezarlık.
ARMUDİYE
Nazarlık olarak takılan armut biçimindeki altın.
MUHARRİRLİK
Yazarlık.
BAMYATARLASI
Mezarlık.
HINZIR
Domuz. Katı yürekli, kötü düşünen, gaddar. Kurnaz, içten pazarlıklı olan. Genellikle hoşa giden bir davranış veya durum için şaka yollu söylenen bir söz. Yaramaz, haylaz.
KABRİSTAN
Mezarlık.
PAZARLAŞMAK
Bir fiyat üzerinde anlaşmak, pazarlık etmek.
KIRIŞMAK
Bir yüzeyin düzgünlüğü bozulmak, kırışık oluşmak. Karşılıklı kırmak. Bahse tutuşmak. Pazarlık etmek. Bir şeyi eşit olarak paylaşmak.
GÖMÜTLÜK
Mezarlık.
KESİŞMEK
Birbirini kesmek. Erkek ve kadın, bakışlarla anlaşmak. Pazarlıkta, herhangi bir fiyatta anlaşmak. Bir nokta veya çizgi üzerinde birbirine kavuşmak.