Kelimeler arşivi içinde; başında "yırtılma" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. yırtılma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yırtılma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yırtılma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YIRTILMA
Yırtılmak işi.
YIRTILMAK
Yırtma işi yapılmak veya yırtma işine konu olmak. Çekinmesi, sıkılması kalmamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde YIRTILMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YIRTILIŞ
Yırtılma işi.
CAYIRDDAK
Yırtılma anında çıkan sesi anlatır.
AYIRTILMA
Ayırtılmak işi.
CIZIRTDANAK
Bir şeyin birdenbire ince bir sesle yırtılması (hk.).
CAYIRTDANAK
Yırtılma anında çıkan sesi anlatır.
ASLIH
Kızlık zarı yırtılmamış.
CAYIRTDANA
Yırtılma anında çıkan sesi anlatır.
AMNİYOREKSİS
Amniyon zarının yırtılması.
CAYIRTDAK
Yırtılma anında çıkan sesi anlatır.
CIZIRTDAK
Bir şeyin birdenbire ince bir sesle yırtılması (hk.). Bir yerin birdenbire yanması (hk.). Birden bire gaz çıkarma (hk.).
CIZIRTDANA
Bir şeyin birdenbire ince bir sesle yırtılması (hk.).
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.
CAYIRDAMAK
Nesneler "cayır" sesi çıkararak yanmak veya yırtılmak.
PARÇA
Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.
APOPLEKSİ
Beyin damarlarından birinde ani yırtılma sonucu veya tıkanma sonucu gelişen bilinç kaybı ve felç oluşumuyla belirgin tablo.
CAYIRTI
Şiddetli yanma, yırtılma sırasında çıkan sesin adı.
CIZILMAK
Çizilmek, yırtılmak.
CIRTACAK
Birdenbire, şiddetli, çarçabuk (kırılma, yanma, kaçma hali). Yırtılma anında çıkan sesi anlatır.
YIRTIK
Yırtılmış olan. Utanması, çekinmesi olmayan. Yırtılma sonucu oluşmuş yarık. Eskimiş, parçalanmış. Cırlak, tiz, keskin (ses).
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.