Sonu YILGIN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yılgın" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yılgın ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında yılgın olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yılgın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YILGIN

Yılmış, korkmuş olan. Morali bozulmuş, çökmüş. Bıkmış, usanmış.

  -   -   -  

Anlamında YILGIN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YILGIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

YILGINLIK

Yılgın olma durumu. Yılgınca davranış.

ALĞUN

Renksiz, cılız, zayıf, hastalıklı, yılgın. Lâğım, su yolu. Dalgın.

YİLMEK

Bir işin, bir şeyin, birinin peşinde koşmak, koşturmak. Eğilmek, bükülmek. Kapılmak, uymak. Yılgınlığa düçar olmak, yılmak.

CESARETLENMEK

Yılgınlığı gitmek, yüreklenmek, yiğitlenmek.

BOZGUN

Bir toplulukta karşılıklı güvenin bozulması ile beliren karışıklık. Yenilgi. Morali bozulmuş, çökmüş, yılgın. Bozulmuş, dağılmış.

TÜKENMEK

Bitmek, sona ermek, kalmamak. Verimliliğini yitirmek, söyleyecek sözü kalmamak. Güçsüzleşmek, bitkinleşmek, yılgınlaşmak.

APIŞIK

Yorgun, güçsüz. Şaşkın. Kuyruğunu apış arasına alarak yılgın yılgın giden (hayvan).

YILĞIN

Yenik, yitirmiş. Bıkkın, usanmış. Eski türkçe yılgın: Sıkça ağaçlık yer. "Yılğın var içerisine yatdım.

ALKIN

Renksiz, cılız, zayıf, hastalıklı, yılgın. Sevdalı, âşık, vurgun. Fakir, zayıf.

YILGINCA

Yılgın bir biçimde.

ALĞIN

Renksiz, cılız, zayıf, hastalıklı, yılgın. Sevdalı, âşık, vurgun. Öfkeli, kinli, düşman.

YILGUN

Funda. Eğri. Yılgın, korkak. Ağaççık, genç ağaç. Yorgun, yenik düşmüş.

YILĞINNIH

Yılgınlık; yılma.

YILINTI

Yılgınlık, korku.

SİNMEK

Kendini göstermemek için büzülmek, saklanmak, pusmak. Korku, yılgınlık vb. sebeplerle konuşmamak, hareket etmemek veya tepki göstermemek. Hiç çıkmayacak veya güç çıkacak biçimde işlemek, nüfuz etmek. Huy, alışkanlık vb. iyice yerleşmek.