Kelimeler arşivi içinde; başında "yün" olan, toplam 43 adet kelime bulunmaktadır. yün ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yün ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yün olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YÜNLÜKUYU, YÜNCEKLİK, YÜNSELMEK, YÜNTARAĞI
YÜNLEMEK, YÜNGEVİŞ, YÜNELMEK, YÜNEKLİK, YÜNSECİK, YÜNCÜLER, YÜNBÜKEN, YÜNATMAK, YÜNALANI, YÜNÜLMEK, YÜNÜŞMEK
YÜNSANE, YÜNÖREN, YÜNLÜCE, YÜNAĞIZ, YÜNGSEK, YÜNETLİ, YÜNEMEK
YÜNGÜL, YÜNLÜK, YÜNMEK, YÜNOTU, YÜNEGİ, YÜNSEK, YÜNÜLÜ, YÜNSÜK, YÜNSÜZ, YÜNALA, YÜNTEM
YÜNÜL, YÜNÜT, YÜNÜM, YÜNÜK, YÜNUL, YÜNÇÜ, YÜNEK, YÜNLÜ
YÜNE
YÜN
YÜN
Koyun tüyü. Bu tüyden yapılmış.
YÜNATMAK
Yünü yay adı verilen araç yardımıyla kabartmak. (Yalvaç Isparta).
YÜNLEMEK
Tüy takmak.
YÜNÜŞMEK
Dövüşmek.
YÜNBÜKEN
Ardahan şehri, Hanak ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Tunceli şehri, Çemişgezek ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
YÜNSECİK
Yüksekçe, az yüksek.
YÜNELMEK
Yol almak, ilerlemek. Dönmek, yönelmek.
YÜNALANI
Yozgat şehrinde, Akdağmadeni belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
YÜNCÜLER
Ağrı şehri, Patnos ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Artvin kenti, Kılıçkaya nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
YÜNLÜKUYU
Konya şehri, Cihanbeyli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
YÜNÜLMEK
Tıraş olmak.
YÜNTARAĞI
Yıkanan yünlerdeki toz ve çöpleri almağa yarayan tarak kısmı demir, gövde kısmı tahta araç. (Yenikent Aksaray Niğde).
YÜNCEKLİK
Çamaşır yıkanan yer, çamaşırlık.
YÜNGEVİŞ
Yumuşak, sözünü geçiremeyen kişi.
YÜNSELMEK
Yükselmek.
YÜNEKLİK
Ölü yıkanan yer, teneşir. Ölü yıkanan yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde YÜN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AGEL
Arap erkeklerinin kefiyelerinin üzerine bağladıkları, yünden örülmüş kalın çember bağ.
ÇORAP
Pamuk, yün vb.nden örülen, ayağa giyilen giyecek.
AKSAKAL
Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.
AĞIRŞAK
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).
ÇİL
Orman tavuğugillerden, eti için avlanan, ormanlarda yaşayan bir kuş, dağ tavuğu (Tetrastes bonasia). Aynada oluşan leke. Çoğunlukla yüzde oluşan kahverengi küçük benekler. Tüyünde küçük benekler bulunan (hayvan). Bitki köklerindeki kıla benzer ince uzantılar. Yeni ve parlak (para veya altın).
CAVLAMAK
Kavlamak, tüyünü dökmek, çıplak kalmak. Ölmek.
BATTANİYE
Yorgan yerine veya yorgan üstünde kullanılan, çoğu yünden dokunmuş kalınca örtü.
BÜKÜM
Bükme işi. Bir kerede eğrilmiş iplik, yün miktarı. Bir şeyin bükülmüş yeri, kat, kıvrım.
BUKRAN
Saraçların kullandığı yün kırpıntısı.
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
ANGORA
Ankara keçisinin kılından veya tavşanının tüyünden elde edilen iplikle dokunan (giysi).
BEDİRİK
Temizlenip taranmış ve eğrilmeye hazır duruma getirilmiş yün veya pamuk topağı.
BEYAZTİLKİ
Tilkinin kışlık tüyünden yapılmış olan kürk.
AVARYA
Bir deniz yolculuğunda geminin veya yükünün gördüğü zarar. Çeşitli sebeplerle dayanıklılığını ve esnekliğini kaybetmiş yapağı ve yün.
ÇİLE
Zahmet, sıkıntı. Yay kirişi. İpek, yün, pamuk vb. her türlü iplik demeti. Dervişlerin kırk gün süre ile kendilerine uyguladıkları zahmetli ve perhizli dönem.
ALPAKA
Çift parmaklılar takımının devegiller sınıfından, Güney Amerika'da yaşayan, uzun tüylü, memeli bir hayvan (Lama glama pacos). Bu yünden dokunan kumaş. Alman gümüşü. Bu hayvanın yumuşak, hafif, dayanıklı ve parlak olan yünü.
ÇIKRIKÇI
Çıkrık yapıp satan kimse. Elyaf fitillerini incelterek iplik veya elyaf yünü durumuna getiren ve boş makaralara saran bir makine.
BURMA
Burmak işi. Burularak yapılmış altın bilezik. Burulmuş, burularak yapılmış, kıvrılmış. Eğrilmek için bükülmüş yün. Musluk. Yaşken burularak kurutulan ot. Kuru incir. Hadım etme, iğdiş etme. Sarığıburma.
BALTALIK
Sık sık kesimi yapılmış olan orman. Bir köyün odun gereksinimini sağlamasına izin verilen koruluk veya orman bölgesi.
CEHRE
Pamuk, yün, ipek vb.ni eğirip iplik durumuna getirmeye yarar araç, iğ.